Medrese

Gönderen Konu: "NÜZUL SIFATINI" TEVİL EDENLERE HİKMETLİ CEVAPLAR!  (Okunma sayısı 2695 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Es-Sarim'ul-Meslul

  • Ziyaretçi
"NÜZUL SIFATINI" TEVİL EDENLERE HİKMETLİ CEVAPLAR!"

Ebu Said Osman ed-Darimi



:بسم الله والحمد لله الذي هدانا لدينه المرتضى، والصلاة والسلام على رسوله المصطفى وعلى آله وصحبه اجمعين! وبعد

Birazdan okuyacağınız metin; Ehl-i Sünnet alimlerinden Ebu Said Osman ed-Darimi'nin; Cehmiyye'nin belamı, inatçı, Tevhid hususunda Allah'a iftira atan Bişr el-Merisi el-Cehmi'ye yaptığı reddiyesinden bir bölümdür. Burada o ve onun gibi bazı mulhidlerin itirazlarına yer vererek onlara cevap vermektedir. Cehmiyye mensubu bu mülhidler tıpkı bu gün Eşari ve Maturidi geçinen Ebu Bekir Sefil, Hüseyin Avni gibi nice Ehl-i Sünnet akidesini tahrip ve tahrif edenler gibi Allah'u Teala'nın gecenin son üçte biri dünya semasına inmesini "Allah'ın emri ve rahmeti iner" şeklinde tahrif etmekdirler.

Alimin bu cevabı Cehmiyye'nin batıllarını deşifre etme açısından güzel bir cevap olduğu gibi; bu gün "Ehl-i Sünnet'iz" diye geçinen lakin Ehl-i Sünnet'e muhalefet eden, Cehmiyye gibi dalalet fırkasının yolunu takip eden tahrifci mülhidlerede güzel bir cevap teşkil etmekte, onların Ehl-i Sünnet ile bir bağlarının olmadığını ortaya koymaktadır...





İtirazcı (Bişr el-Merisi ve benzerleri); Allah'ın nefsi ile (bizzat zatı ile dünya semasına) inmeyeceğini, ancak onun emrinin ve rahmetinin ineceğini, Onun hem her yerde hem de Arş'ın üzerinde olduğunu, asla buralardan ayrılmayacağını, çünkü Onun el-Hayy (Hayat sahibi) ve Kayyum olduğunu,  Kayyum’un ise kendi iddiasınca “ayrılmayan” manasında olduğunu iddia ediyor.

Ebu Said Osman ed-Darimi Rahimehullahu Teala diyor ki:

Bu itirazcıya denir ki: Bu (iddia) da aynı şekilde kadınların ve çocukların hüccetlerinden olan, kendi nezdinde hiç açıklaması bulunmayan, görüşüne dair bir delil olmayan bir iddiadır. Şüphesiz Allah'ın emri ve rahmeti her saatte her vakitte ve zamanda inmektedir. Ne diye Nebi ﷺ (Allah'ın emrini ve rahmetini)  gündüzün dışında gece inmesi ile sınırlıyor ve geceden de yarısına veya tan vaktini ağarmasına vakti tayin ediyor ki?

Allah'ın emri ve rahmeti; kulları istiğfar etmeye çağırır, ya da Allah'dan bağımsız olarak " emir ve rahmet" konuşmaya güç yetirir de "Yok mu dua eden, icabet edeyim!? Yok mu bağışlanma dileyen, bağışlayayım!? Yokmu isteyen, vereyim!?" derler mi!?

Şayet sen bu mezhebinde karar kıldıysan, bu durum; Allah'ın dışında, konuşmayla rahmetin ve emrin icabete ve bağışlanmaya çağırdığını iddia etmeni gerektirir. Bu ahmaklar yanında bile muhalken, nasıl olurda fakihlerin yanında doğru olabilir? Muhakkak siz bunu biliyorsunuz, lakin (hakka karşı) büyükleniyorsunuz!


Kaynak: Reddu'd-Darimi A'la Bişr el-Merisi: 1/214

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
6168 Gösterim
Son İleti 19.06.2015, 02:34
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
7470 Gösterim
Son İleti 12.08.2021, 00:43
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
3080 Gösterim
Son İleti 03.03.2018, 16:28
Gönderen: AbdulAzim
1 Yanıt
3005 Gösterim
Son İleti 18.02.2021, 14:23
Gönderen: Izhâr'ud Dîn