Medrese

Gönderen Konu: RABB TEALA’NIN GÖZ SIFATI HAKKINDA  (Okunma sayısı 1921 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

huseyn

  • Ziyaretçi
RABB TEALA’NIN GÖZ SIFATI HAKKINDA
« : 20.07.2018, 00:56 »
بسم الله الرحمن الرحيم
الحَمْدُ للهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاة وَالسَّلامُ على مَنْ لا نبيَّ بَعْدَهُ، وَبَعْدُ

Bu yazımızda inşallah Allah Subhanehu’nun “göz” sıfatı hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Ehli sünnetin bu husustaki mücmel itikadı şu şekildedir: Allahu Teala’nın kendisiyle gördüğü iki gözü vardır. Bu, Allah’ın zati ve haberi sıfatlarından olup diğer sıfatları gibi temsilsiz (benzetme yapılmaksızın), tekyifsiz (keyfiyeti araştırılmaksızın) kabul edilmeli ve de gözü görmekle, gözetim altında bulundurmakla vesaire ile tevil edenlerin yaptığı gibi fasit tevillere dalarak sıfatı tahrif ve tatil cihetine gidilmemelidir. Şimdi, bu itikadın dayandığı delil ve nakilleri inceleyelim:

A-KUR’AN’DAN DELİLLER:

Allahu Teala şöyle buyurmaktadır:


وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِنِّي وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي

"Ve Ben tarafımdan senin üzerine bir muhabbet bıraktım, gözümün önünde yetiştirilesin diye." (Tâ-hâ, 20/39)

Ayette açıkça “ayni/gözüm” ifadesi kullanılarak Allahu Teala’ya göz nisbet edilmektedir. Bazı tefsirlerde buna “benim gözetimimde” manası verilmesi Allahu Teala’nın göz sıfatı olmasına mani değildir. Zira Musa (as)’ın Allahu Teala’nın gözetimi altında yetişmesi neticede yine Allahu Teala’nın gözü olmasını gerektirmektedir. Yani gözlerimin önünde ifadesi Allah’ın Onu (as) gözetmesi, koruması gibi anlamlara gelse bile sonuçta gözü olmayan bir varlık hakkında böyle bir ifade kullanılmaz. Nitekim İbn Kesir (rh.a) ilgili ayetin tefsirinde seleften şunları nakletmektedir:


{وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي} قَالَ أَبُو عِمْرَانَ الْجَوْنِيُّ: تُرَبَّى بِعَيْنِ اللَّهِ.
وَقَالَ قَتَادَةُ: تُغَذَّى عَلَى عَيْنِي.
وَقَالَ مَعْمَرُ بْنُ الْمُثَنَّى: {وَلِتُصْنَعَ عَلَى عَيْنِي} بِحَيْثُ أَرَى.


“Gözümün önünde yetiştirilesin diye” Ebu İmran el-Cuveyni demiştir ki: Allah’ın gözü önünde terbiye olasın. Katade ise şöyle demiştir: Gözümün önünde beslenesin. Mamer bin el Musenna da şöyle demiştir: “gözümün önünde yetiştirilesin diye” Görmem hasebiyle.”

Görüldüğü üzere Allah Subhanehu’nun gözümün önünde yetiştirilesin buyurması neticede yine Allah’ın Musa (as)’ı görmesiyle alakalıdır. Zira Rabb Teala gözleriyle görür. Tatil ehlinin iddia ettiği gibi göz olmaksızın zatıyla görmez. O, Musa’yı gördüğü için bu ifadeyi kullanmıştır. Kuşkusuz Allah her şeyi görür ancak burada Musa’yı da gördüğünü ifade etmesi Ona verdiği değeri ifade etmek içindir.

Başka bir ayet-i kerimede ise Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’e hitaben şöyle buyurmaktadır:


وَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ فَإِنَّكَ بِأَعْيُنِنَا

"Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. " (et-Tûr, 52/48)

Bu ayet-i kerimede “a’yunina/gözlerimiz” denilerek Allahu Teala’ya göz nisbet edilmektedir. Bu ayette gözetim ve korumanın kasdedilmesi hakkında söyleyeceklerimiz yukardaki ayetten farklı değildir. Begavi (rh.a), bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:


أَيْ بِمَرْأًى مِنَّا، قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: نَرَى مَا يُعْمَلُ بك.

“Bunun manası: Bizim gözetimimiz altında demektir. İbn Abbas ise şöyle demiştir: Sana ne yapıldığını biz görmekteyiz.”

Bunlar göz sıfatını iptal edenlerin lehine değil bizzat aleyhine delildir.  Zira burada Allahu Teala’nın görme ve dolayısıyla peygamberini gözetme işini gözleriyle yaptığı ifade edilmektedir. Çünkü bu fiil “gözlerimizin önündesin” şeklinde ifade edilmiştir.

Nuh (as) hakkında ise şöyle buyrulmaktadır:

وَحَمَلْنَاهُ عَلَى ذَاتِ أَلْوَاحٍ وَدُسُرٍ (13) تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا جَزَاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ (14)

"Onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık. Gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu." (el-Kamer, 54/13, 14)

Yine Nuh (as)’a hitaben şöyle buyrulmuştur:


وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِأَعْيُنِنَا وَوَحْيِنَا

“Gemiyi gözlerimizin önünde ve vahyimizle inşa et” (Hud, 11/37)

Taberi’nin isnadıyla naklettiğine göre Katade, bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir:

بعين الله ووحيه Allah’ın gözü önünde ve Onun vahyiyle (emriyle)

Bütün bu ayetler, Allahu Teala’nın göz sıfatını isbat etmektedir. Bir ayette “gözüm” diyerek müfred/tekil ifade kullanılması, diğerlerinde gözlerim diyerek cem’i/çoğul ifade kullanılması birbiriyle çelişmez ve Rabb Teala’nın iki gözü olmasını iptal etmez. Allah Subhanehu’nun iki gözü olmasının dayanağı–aşağıda geleceği üzere- sünnet ve icma’dır. Arapça’da ve diğer dillerde insanların –iki gözlü olmalarına rağmen- bazen gözüm bazen de gözlerim demeleri yaygın bir kullanım tarzıdır. Çoğul ifade kullanılarak tesniye yani ikil anlamın kasdedilmesi Arapça’da olduğu gibi Kur’an’da da kullanılan bir ifadedir. Nitekim Allah Azze ve Celle şöyle buyurmaktadır:

إِنْ تَتُوبَا إِلَى اللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا


Eğer ikiniz de Allaha tevbe ederseniz (ne ala, çünkü) ikinizin de kalpleri kaymıştı.” (et-Tahrim, 66/4)

Burada kalpler olarak tercüme ettiğimiz kulub ifadesi çoğuldur. Halbuki kayan kalp iki tanedir. Böyle olmakla birlikte kayan iki kalbi ifade etmek için çoğul ifade olan kalpler kullanılmıştır. Esasında bu, dilde maruf olan bir şeydir.

İşte bu dört ayet, açık biçimde Allahu Teala’nın göz sıfatına delil teşkil etmektedir. Ebul Hasen el-Eşari bunları el-İbane’de (sf 121) “ayneyn/iki göz” sıfatına delil olarak zikretmiştir. Beyheki de Eşari olmasına rağmen müteahhirun/son dönem Eşarilerine muhalif olarak göz sıfatıyla alakalı bab açmış ve bu ayetleri ve ilerde zikredeceğimiz hadisleri delil olarak getirmiştir. (el-Esma ve’s Sifat, 2/116)

B- SÜNNETTEN DELİLLER:

Meşhur “Sahih” adlı hadis kitabının sahibi, Şafii fakihlerinin büyüklerinden, “İmam’ul Eimme/İmamlar İmamı” lakaplı İbn Huzeyme (v. 311) “Tevhid” adlı eserinde (1/96 ve devamı) bu konuyla alakalı bir bab açmış ve şöyle  isimlendirmiştir:


بَابُ ذِكْرِ إِثْبَاتِ الْعَيْنِ لِلَّهِ جَلَّ وَعَلَا عَلَى مَا ثَبَّتَهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ لِنَفْسِهِ فِي مُحْكَمِ تَنْزِيلِهِ، وَعَلَى لِسَانِ نَبِيِّهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ

“Yaratan, yoktan var eden Allah’ın indirdiği muhkem kitabında ve de Nebisinin (sallallahu aleyhi ve sellem) diliyle kendisi hakkında isbat ettiği gözün yüce Allah hakkında isbatı”
Ardından yukarda bahsi geçen ayetleri zikretmiş  ve sonra şöyle demiştir:


فَوَاجِبٌ عَلَى كُلِّ مُؤْمِنٍ أَنْ يُثْبِتَ لِخَالِقِهِ وَبَارِئِهِ مَا ثَبَّتَ الْخَالِقُ الْبَارِئُ لِنَفْسِهِ، مِنَ الْعَيْنِ، وَغَيْرُ مُؤْمِنٍ مَنْ يَنْفِي عَنِ اللَّهِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى مَا قَدْ ثَبَّتَهُ اللَّهُ فِي مُحْكَمِ تَنْزِيلِهِ، بِبَيَانِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ الَّذِي جَعَلَهُ اللَّهُ مُبَيِّنًا عَنْهُ، عَزَّ وَجَلَّ، فِي قَوْلِهِ: {وَأَنْزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ} [النحل: 44] ، فَبَيَّنَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّ لِلَّهِ عَيْنَيْنِ، فَكَانَ بَيَانُهُ مُوَافِقًا لِبَيَانِ مُحْكَمِ التَّنْزِيلِ، الَّذِي هُوَ مَسْطُورٌ بَيْنَ الدَّفَّتَيْنِ، مَقْرُوءٌ فِي الْمَحَارِيبِ وَالْكَتَاتِيبِ


“Her müminin, kendisini yaratan ve yoktan var edene, o Yaratan ve yoktan var edenin kendisi hakkında isbat ettiği gözü isbat etmesi gerekir. Allah’ın indirdiği muhkem kitabında, Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in beyanıyla isbat etmiş olduğu şeyleri Allah Tebareke ve Teala’dan nefyeden kimse ise mümin değildir. O peygamber ki Allah Azze ve Celle onu kitabı hakkında açıklayıcı olarak tayin etmiştir. ‘Sana da zikri indirdik ki insanlara kendilerine indirileni açıklayasın’ (Nahl: 44) Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) de Allah’ın iki gözü olduğunu beyan etmiştir ve Onun bu beyanı, indirilen muhkem kitabın beyanına uygun düşmüştür. O kitap ki iki kapak arasında yazılmış ve de mihraplarda ve mekteplerde okutulmaktadır.”

İmam Buhari, Sahih’inde Tevhid ve Cehmiye’ye Reddiye kitabında yukarda zikri geçen ve göz sıfatından bahseden Ta-ha: 39 ve Kamer: 14 ayetleriyle alakalı bir bab açmış ve bu bab başlığında şu hadisi de zikretmiştir:


عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: ذُكِرَ الدَّجَّالُ عِنْدَ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ، فَقَالَ: «إِنَّ اللَّهَ لاَ يَخْفَى عَلَيْكُمْ، إِنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِأَعْوَرَ - وَأَشَارَ بِيَدِهِ إِلَى عَيْنِهِ - وَإِنَّ المَسِيحَ الدَّجَّالَ أَعْوَرُ العَيْنِ اليُمْنَى، كَأَنَّ عَيْنَهُ عِنَبَةٌ طَافِيَةٌ»

Abdullah’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanında Deccal’den bahsedilince şöyle buyurdu: Allah, size gizli değildir. Şüphesiz ki Allah tek gözlü değildir. –Bunu derken eliyle gözüne işaret etti- Mesih Deccal’in ise sağ gözü kör olup gözü sanki fırlamış üzüm tanesi gibidir.” (Buhari, no: 7407)

Buhari’nin bu hadisi Allahu Teala’nın göz sıfatına delil getirdiği hususu aşikardır. Zira bu sıfata delalet eden ayetlerle beraber zikretmiştir. İbn Huzeyme de bunu yukarda bahsi geçen göz sıfatını isbat hakkındaki babta nakletmiştir. Osman bin Said ed-Darimi (v. 280) de bu hadisi zikrettikten sonra şöyle demiştir:


"إِنَّ اللَّهَ لَيْسَ بِأَعْوَرَ" بَيَانٌ أَنَّهُ بَصِيرٌ ذُو عَيْنَيْنِ خلاف الْأَعْوَر.

“Allah tek gözü kör değildir, ifadesi Onun tek gözlünün aksine iki gözlü ve Basir (gören) olduğunu beyan etmektedir.” (er-Redd ale’l Merisi, 1/327)

Böylece bu hadis Rabb Teala’nın iki gözü olduğunu göstermektedir. Zira Allah Rasülü (sallallahu aleyhi ve sellem) Deccal’in ilah olmadığının delili olarak onun tek gözlü oluşunu zikretmiş, Alemlerin Rabbinin ise tek gözlü olmadığını yani iki gözlü olduğunu belirterek Deccal ile arasındaki farkın bu olduğunu beyan etmiştir.
Allahu Teala’nın iki gözü olduğuna dair bu hadisten daha açık bir delil ise Ebu Hureyre (ra)’dan nakledilen şu hadistir:


إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا قَامَ فِي الصَّلَاةِ فَإِنَّمَا هُوَ بَيْنَ عَيْنِي الرَّحْمَنِ، فَإِذَا الْتَفَتَ قَالَ لَهُ الرَّبُّ تَبَارَكَ وَتَعَالَى: يَا ابْنَ آدَمَ أَقْبِلْ إِلَيَّ، فَإِنِ الْتَفَتَ الثَّانِيَةَ قَالَ لَهُ الرَّبُّ: يَا ابْنَ آدَمَ أَقْبِلْ إِلَيَّ، فَإِنِ الْتَفَتَ الثَّالِثَةَ أَوِ الرَّابِعَةَ قَالَ لَهُ الرَّبُّ: يَا ابْنَ آدَمَ لَا حَاجَةَ لِي فِيكَ


“Kul, namaza kalktığı vakit Rahman’ın iki gözünün arasındadır. (Sağa sola) bakındığı zaman Rabb Tebareke ve Teala ona şöyle buyurur: Ey Ademoğlu, yüzünü bana dön! İkinci kez bakındığında Rabb ona yine ‘Ey Ademoğlu, yüzünü bana dön!’ buyurur. Üçüncü veya dördüncü kez bakındığında ise Rabb ona Ey Ademoğlu, benim sana ihtiyacım yoktur, buyurur.”

Mervezi (v. 294) hadisi “Tazimu Kadr’is Salat” adlı eserinde (1/180) isnadıyla rivayet etmiştir. İsnaddaki İbrahim el Huzi zayıftır. Ukayli ed-Duafa  adlı eserinde el-Huzi’yle alakalı bölümde onun zayıf olduğuna dair nakillerde bulunduktan sonra (1/70) rivayet etmiştir. Bununla beraber Mervezi, aynı yerde bunu Rabi bin Enes’in sözü olarak el-Huzi’nin bulunmadığı bir isnadla nakletmektedir. İbn’ul Kayyim,  bunu Rabbin iki tane gözü olduğuna delil getirmiştir. (Savaik’ul Mursele, 1/256) Kadı Ebu Yala da hadisi “Rabbimizin iki göz sıfatına dair bab” isimli bab başlığında zikrederek bunu iki göze delil getirmiştir. Kıvam’us Sunne Asbahani (v. 535) de “Tergib ve Terhib” adlı eserinde (2/420) hadisi zikrederek şöyle demiştir:


هذا حديث رواته مشهورون، سبيله أن يروى ويسلم ولا يتصرف فيه بمعقول ولا فكر

“Bu hadisin ravileri meşhurdur, bu hadisle alakalı izlenecek yol ise rivayet edilerek ona teslim olunması ve de onun üzerinde akıl ve fikir yoluyla tasarrufta bulunulmamasıdır.”

Hadisin sünnet imamlarının eserlerinde kabul görerek zikredilmiş olması bir aslının bulunduğuna ve manasının sahih olduğuna işaret etmektedir. Hadis her ne kadar namazda olması gereken huşudan bahsetse de hadisteki “Rahmanın iki gözü” ifadesi “ayneyn/iki göz” sıfatını açık şekilde isbat etmektedir.
Yukarda ifade ettiğimiz gibi Rahman’ın iki gözü vardır ve O, bunlarla görür. İbn Huzeyme (rh.a) bu hususta şöyle demektedir:


نَحْنُ نَقُولُ: لِرَبِّنَا الْخَالِقِ عَيْنَانِ يُبْصِرُ بِهِمَا مَا تَحْتَ الثَّرَى , وَتَحْتَ الْأَرْضِ السَّابِعَةِ السُّفْلَى، وَمَا فِي السَّمَاوَاتِ الْعُلَى، وَمَا بَيْنَهُمَا مِنْ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ

Biz deriz ki: Yaratan Rabbimizin iki gözü vardır. Öyle ki onlar vasıtasıyla toprağın altındakileri, en alttaki yedinci kat yerin altındakileri ve en üstteki göklerde bulunanları ve aralarındaki büyük küçük ne varsa hepsini görür. (Kitab’ut Tevhid, 1/114)

Zaten yukarda geçen ayetler de zikri geçtiği üzere Rabb Teala’nın iki gözüyle gördüğüne delil teşkil etmektedir, zira Rabbin birtakım kullarını görmesini ifade etmek için onların Onun gözleri önünde olduğu hatırlatılmıştır.

C- İCMADAN DELİLLER:

Ehli sünnet vel cemaat, yukarda geçen delillere istinad ederek Allahu Teala’nın iki gözü olduğunda icma etmişlerdir. Ebul Hasen el Eşari (v. 324), Ehli sünnet ve hadis ashabının üzerinde bulundukları akideyi anlatırken şöyle demiştir:


وأن له عينين بلا كيف كما قال: تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا

Yine onlar, Onun keyfiyeti sorgulanmaksızın iki gözü olduğunu söylemişlerdir. Nitekim şöyle buyurmuştur: “Gözlerimizin önünde akıp gitsin” (Makalat’ul İslamiyyin, 1/226)

Bu kavli bütün Ehli sünnete izafe etmesi, bunun üzerinde icma edilen bir husus olduğunu göstermektedir. Bu hususta diğer alimlerden yaptığımız nakiller de bu icmaya delalet etmektedir. Allahu Teala’nın ayn/göz sıfatı hakkında söylenecek şeyler özetle bundan ibarettir. Velhamdulillahi Rabbil alemin.



 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
3 Yanıt
7236 Gösterim
Son İleti 27.05.2021, 22:55
Gönderen: huseyn
17 Yanıt
12941 Gösterim
Son İleti 25.04.2018, 01:31
Gönderen: huseyn
1 Yanıt
3127 Gösterim
Son İleti 09.03.2018, 05:43
Gönderen: huseyn
1 Yanıt
2215 Gösterim
Son İleti 04.05.2018, 16:08
Gönderen: huseyn
3 Yanıt
3845 Gösterim
Son İleti 26.07.2018, 03:06
Gönderen: huseyn