Medrese

Gönderen Konu: ŞEYH’UL İSLAM İBNU TEYMİYYE’NİN HATİM DUASI  (Okunma sayısı 1575 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Dini İzhar Etmek
  • Özel Üye
  • Üye
  • *
  • İleti: 363
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ للهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاةُ وَالسَّلامُ عَلَى مَنْ لَا نَبِيَّ بَعْدَهُ، وَبَعْدُ
Şeyh’ul İslam İbnu Teymiyye’nin Hatim Duası[1]

صَدَقَ اللهُ الْعَظِيمُ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلاَّ هُوَ، اَلْمُتَوَحِّدُ فِي الْجَلَالِ بِكَمَالِ الْجَمَالِ تَعْظِيمًا وَتَكْبِيرًا، اَلْمُتَفَرِّدُ بِتَصْرِيفِ الْأَحْوَالِ عَلَى التَّفْصِيلِ وَالْإِجْمَالِ تَقْدِيرًا وَتَدْبِيرًا اَلْمُتَعَالِي بِعَظَمَتِهِ وَمَجْدِهِ، اَلَّذِي نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلَى عَبْدِهِ لِيَكُونَ لِلْعَالَمِينَ نَذِيرًا.
Kendisinden başka -ibadete layık hak- ilah olmayan Yüce Allâh doğru söylemiştir. O, celal hususunda tazim edilerek ve yüceltilerek kemal güzellikle tevhid edilendir. O, takdir ve evirip çevirme hususunda tafsili ve icmali olarak halleri değiştirme hususunda tektir. Azameti ve şanı hususunda En Yüce olandır. O, âlemleri uyarmak üzere kuluna hakkı batıldan ayırt eden Kur’ân’ı indirendir.

وَصَدَقَ رَسُولُهُ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ تَسْلِيمًا كَثِيرًا، اَلَّذِي أَرْسَلَهُ إِلَى جَمِيعِ الثَّقَلَيْنِ الْجِنِّ وَالْإِنْسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا، وَدَاعِيًا إِلَى اللهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا.
Allâh’ın salatı ve çokça selamı üzerine olsun, O’nun sekaleyn olan cinlere ve insanlara bir müjdeci, uyarıcı, Allâh’ın izniyle Allâh’a davet eden ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdiği Rasûlü de doğru söylemiştir.

اَللّٰهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَا أَنْعَمْتَ بِهِ عَلَيْنَا مِنْ نِعَمِكَ الْعَظِيمَةِ، وَآلَائِكَ الْجَسِيمَةِ، حَيْثُ أَنْزَلْتَ عَلَيْنَا خَيْرَ كُتُبِكَ، وَأَرْسَلْتَ إِلَيْنَا أَفْضَلَ رُسُلِكَ، وَشَرَعْتَ لَنَا أَفْضَلَ شَرَائِعِ دِينِكَ، وَجَعَلْتَنَا مِنْ خَيْرِ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ، وَهَدَيْتَنَا لِمَعَالِمِ دِينِكَ الَّذِي ارْتَضَيْتَهُ لِنَفْسِكَ، وَبَنَيْتَهُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللهِ، وَإِقَامِ الصَّلَاَةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ، وَحَجِّ بَيْتِ اللهِ الْحَرَامِ، وَلَكَ الْحَمْدُ عَلَى مَا يَسَّرْتَهُ مِنْ صِيَامِ رَمَضَانَ وَقِيَامِهِ، وَتِلَاوَةِ كِتَابِكَ الْعَزِيزِ الَّذِي لَا يَأْتِيهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنَ يَدَيْهِ وَلَا مَنْ خَلْفِهِ، تَنْزِيلٌ مِنْ حَكِيمٍ حَمِيدٍ.
Allâh’ım! Bize ihsanda bulunduğun azim nimetlerinden dolayı ve muazzam ihsanların sebebiyle Sana hamd olsun! Çünkü kitaplarının en hayırlısını bize indirdin, rasullerinin en faziletlisini bize gönderdin, dininin şeriatları arasındaki en faziletli şeriatı bize kıldın, bizi insanlar için çıkarılan hayırlı ümmetten kıldın, Kendin için razı olduğun dinini öğrenme hususunda bizi hidayete erdirdin ve bu dini beş temel üzere inşa ettin: Allâh’tan başka -ibadete layık hak- ilah olmadığı ile Muhammed’in Allâh’ın Rasûlü olduğuna şahitlik etmek, namazı ikame etmek, zekâtı vermek, Ramazan’da oruç tutmak ve Allâh’ın Haram Evi’ni haccetmek. Ramazan’da oruç tutmayı ve gecelerinde kıyam namazına durmayı; batılın önünden de ardından da gelemediği, Hakîm (Hüküm ve hikmet sahibi), Hamîd (hamde layık) Allâh’tan indirilen aziz kitabının tilavetini kolaylaştırdığın için Sana hamdolsun!

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ، وَبَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ، كَمَا بَارَكْتَ عَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ، إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ.
Allâh’ım! İbrâhîm’in ailesine salat ettiğin gibi, Muhammed’e ve Muhammed’in ailesine de salat eyle. Şüphesiz Sen; Hamîd’sin (hamde layık olansın), Mecîd’sin (şan ve şeref sahibisin)! İbrâhîm’in ailesini mübarek kıldığın gibi, Muhammed’i ve Muhammed’in ailesini de mübarek kıl. Şüphesiz Sen; Hamîd’sin (hamde layık olansın), Mecîd’sin (şan ve şeref sahibisin)!

اَللّٰهُمَّ إِنَّا عَبِيدُكَ بَنُو عَبِيدِكَ، بَنُو إِمَائِكَ نَوَاصِينَا بِيَدِكَ مَاضٍ فِينَا حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِينَا قَضَاؤُكَ.
Allâh’ım! Bizler Sen’in kullarınız! Erkek kullarının oğullarıyız ve kadın kullarının oğullarıyız![2] Alnımız Sen’in Elindedir. Bizim hakkımızdaki hükmün geçerlidir. Hakkımızdaki takdirin ise adalettir.

نَسْأَلُكَ اللّٰهُمَّ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَدًا مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الْغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ الْقُرْآنَ الْعَظِيمَ رَبِيعَ قَلُوبِنَا، وَنُورَ صُدُورِنَا، وَجَلَاءَ أَحْزَانِنَا، وَذَهَابَ هُمُومِنَا وَغُمُومِنَا.
Allâh’ım! Kendini isimlendirdiğin, Kitab’ında indirdiğin, mahlûkatından birine öğrettiğin ya da Kendi katında gayb ilminde sakladığın bütün isimlerin ile Sen’den; Azim Kur’ân’ı kalbimizin baharı, göğsümüzün nuru, hüznümüzün ortadan kalkması, keder ve üzüntümüzün giderilmesi için vesile kılmanı istiyoruz.

اَللّٰهُمَّ ذَكِّرْنَا مِنْهُ مَا نَسِينَا، وَعَلِّمْنَا مِنْهُ مَا جَهْلِنَا، وَارْزُقْنَا تِلَاوَتَهُ آنَاءَ اللَّيْلِ وَأَطْرَافَ النَّهَارِ عَلَى الْوَجْهِ الَّذِي يُرْضِيكَ عَنَّا.
Allâh’ım! Bize Kitab’ından unuttuğumuz şeyleri hatırlat, ondan cahil olduğumuz şeyleri bize öğret ve bizden hoşnut olacağın şekilde gece gündüz demeden onu okumakla bizi rızıklandır!

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِمَّنْ يَحِلُّ حَلَالَهُ، وَيُحَرِّمُ حَرَامَهُ، وَيَعْمَلُ بِمُحْكَمِهِ، وَيُؤْمِنُ بِمُتَشَابِهِهِ، وَيَتْلُوهُ حَقَّ تِلَاوَتِهِ.
Allâh’ım! Bizi Kitabının helalini helal kılıp onun haramını haram kılan, muhkemiyle amel edip müteşabihine iman eden ve onu hakkıyla tilavet edenlerden kıl!

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِمَّنْ يُقِيمُ حُدُودَهُ، وَلَا تَجْعَلْنَا مِمَّنْ يُقِيمُ حُرُوفَهُ وَيُضَيِّعُ حُدُودَهُ.
Allâh’ım! Bizi Kitabının sınırlarını ikame edenlerden kıl! Harflerini ikame edip de sınırlarını ihmal edenlerden kılma!

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنَا مِمَّنِ اتَّبَعَ الْقُرَآنِ فَقَادَهُ إِلَى رِضْوَانِكَ وَالْجَنَّةِ، وَلَا تَجْعَلْنَا مِمَّنِ اتَّبَعَهُ الْقُرْآنِ فَزَجَّ فِي قَفَاهُ إِلَى النَّارِ، وَاجْعَلْنَا مِنْ أَهْلِ الْقُرْآنِ الَّذِينَ هُمْ أَهْلُكَ وَخَاصَّتُكَ، يَا أَرَحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allâh’ım! Bizi Kur’ân’a tabi olanlardan ve Kur’ân’ın kendilerini rızana ve cennetine götürenlerden kıl! Bizi Kur’ân’a tabi olup da Kur’ân’ın kendilerini ateşin içerisine baş aşağı fırlattıklarından kılma! Bizi, Sen’in ehlin ve seçkinlerin olan Kur’ân Ehlinden kıl, ey Rahmet Sahiplerinin En Merhametlisi!

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ، وَالْمُسْلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ، وَأَلِّفْ بَيْنَ قَلُوبِهِمْ، وَأَصْلِحْ ذَاتَ بَيْنِهِمْ، وَانْصُرْهُمْ عَلَى عَدُوِّكَ وَعَدُوِّهِمْ، وَاهْدِهِمْ سُبُلَ السَّلَامِ، وَأَخْرِجْهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِ، وَبَارِكْ لَهُمْ فِي أَسْمَاعِهِمْ وَأَبْصَارِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَأَزْوَاجِهِمْ أَبَدًا مَا أَبْقَيْتَهُمْ، وَاجْعَلْهُمْ شَاكِرِينَ لِنِعَمِكَ مُثْنِينَ بِهَا عَلَيْكَ، قَابِلِيهَا، وَأَتِمَّهَا عَلَيْهِمْ بِرَحْمَتِكَ يَا أَرَحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allâh’ım! Müminleri ve Mümineleri, Müslimleri ve Müslimeleri affet! Kalplerinin arasını birleştir! Aralarını düzelt! Senin ve onların düşmanlarına karşı onlara yardım et! Onları selamet yollarına erdir! Onları karanlıktan aydınlığa çıkar! Onları baki kıldığın sürece duymalarında, görmelerinde, zürriyetlerinde ve eşlerinde bereket ver! Onları nimetlerin hususunda Sana şükredenler kıl! Nimetlerinle Sana sena edenlerden kıl! Nimetlerinden razı olanlardan kıl! Nimetini onlar için Rahmetin ile tamama erdir! Ey Rahmet Sahiplerinin En Merhametlisi!

اَللّٰهُمَّ وَاغْفِرْ لِجَمِيعِ مَوْتَى الْمُسْلِمِينَ الَّذِينَ شَهِدُوا لَكَ بِالْوَحْدَانِيَّةِ، وَلِنَبِيِّكَ بِالرِّسَالَةِ، وَمَاتُوا عَلَى ذَلِكَ.
Allâh’ım! Sana vahdaniyet ile şahitlik eden ve nebine risalet ile şahitlik edip bu hal üzerine ölen Müslümanların ölülerinin hepsine mağfiret et!

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَهُمْ وَارْحَمْهُمْ، وَعَافِهِمْ وَاعْفُ عَنْهُمْ، وَأَكْرِمْ نُزُلَهُمْ، وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُمْ، وَاغْسِلْهُمْ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ، وَنَقِّهِمْ مِنَ الذُّنُوبِ وَالْخَطَايَا كَمَا يُنَقَّى الثَّوْبُ الْأَبْيَضُ مِنَ الدَّنَسِ.
Allâh’ım! Onlara mağfiret et ve rahmet et, onlara afiyet ver ve onları affet. Vardıkları yerde onlara ikramda bulun, girdikleri yeri (kabirlerini) onlara genişlet, kendilerini su ile kar ve dolu ile yıka, beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi günahlardan ve hatalardan temizle.

﴿رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ.﴾
“Rabbimiz, bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla ve kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma. Rabbimiz, gerçekten Sen, Raûf’sun (çok şefkatlisin), Rahîm’sin (çok esirgeyicisin).” (el-Haşr 59/10)

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ نَعْلَمْ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنَ الشَّرِّ كُلِّهِ عَاجِلِهِ وَآجِلِهِ مَا عَلِمْنَا مِنْهُ وَمَا لَمْ نَعْلَمْ، وَنَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ مُحَمَّدٌ - صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - وَعِبَادُكَ الصَّالِحُونَ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا اسْتَعَاذَكَ مِنْهُ عَبْدُكَ وَرَسُولُكَ مُحَمَّدٌ - صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - وَعِبَادُكَ الصَّالِحُونَ.
Allâh’ım! Dünyalık ve âhiretlik, bildiğimiz ve bilmediğimiz hayrı tümüyle Sen’den istiyoruz! Dünyalık ve âhiretlik, bildiğimiz ve bilmediğimiz şerrin tümünden Sana sığınıyoruz! Kulun ve rasûlün Muhammed Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in ve salih kullarının Sen’den istediği hayır şeyleri Sen’den istiyoruz! Kulun ve rasûlün Muhammed Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in ve salih kullarının Sana sığındıkları şerli şeylerden de Sana sığınıyoruz!

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ وَعَمَلٍ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ وَمَا قَرَّبَ إِلَيْهَا مِنْ قَوْلٍ أَوْ عَمَلٍ، وَنَسْأَلُكَ رِضَاكَ وَالْجَنَّةَ، وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ سَخَطِكَ وَالنَّارِ.
Allâh’ım! Cenneti ve cennete yaklaştıran söz ve fiilleri Sen’den istiyoruz! Ateşten ve ateşe yaklaştıran söz veya fiillerden Sana sığınıyoruz! Sen’den rızanı ve cenneti istiyoruz! Sana öfkenden ve ateşten sığınıyoruz!

اَللّٰهُمَّ لَا تَدَعْ لَنَا ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا دَيْنًا إِلَّا قَضَيْتَهُ، وَلَا مَرِيضًا إِلَّا شَفَيْتَهُ وَعَافَيْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِي لَكَ رِضًا وَلَنَا فِيهَا صَلَاحٌ إِلَّا قَضَيْتَهَا، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ.
Allâh’ım! Affetmediğin hiçbir günahımızı bırakma! Ferahlatmadığın hiçbir üzüntümüzü bırakma! Kapatmadığın hiçbir borcumuzu bırakma! Şifa vermediğin ve afiyet vermediğin hiçbir hastamızı bırakma! Senin razı olduğun ve bizim için uygun olan hiçbir ihtiyacı karşılıksız bırakma! Ey Rahmet Sahiplerinin En Merhametlisi!

﴿رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ.﴾
“Rabbimiz, günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı (bastıkları yerde) sağlamlaştır ve bize kâfirler topluluğuna karşı yardım et!” (Âl-i İmrân 3/147)

﴿رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ.﴾
“Rabbimiz, bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi kaydırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz, bağışı en çok olan Sensin Sen!” (Âl-i İmrân 3/8)

﴿رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِنْ نَسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا أَنْتَ مَوْلَانَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ.﴾
“Rabbimiz, unuttuklarımızdan veya yanıldıklarımızdan dolayı bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi affet. Bizi bağışla. Bizi esirge, Sen bizim mevlamızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!” (el-Bakara 2/286)

﴿رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ.﴾
“Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru!” (el-Bakara 2/201)

﴿سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ ۞ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلِينَ ۞ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ .﴾
“Üstünlük ve güç (izzet) sahibi olan senin Rabbin, onların nitelendirdiklerinden yücedir. Gönderilmiş (peygamber)lere selam olsun. Ve âlemlerin Rabbi olan Allâh’a hamd olsun!” (es-Sâffât 37/180-182)

وَصَلَّى اللهُ عَلَى خَيْرِ خَلْقِهِ مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ.
Allâh, mahlûkatının en hayırlısı olan Muhammed’e, aline ve ashabına salat ve selam eylesin! (Âmîn!)
 1. El-Mustedrak alâ Mecmû’ul Fetâvâ, 3/108-111.
 
 2. Şeyh’ul İslam İbnu Teymiyye Rahimehullâh şöyle der:

وتقول المرأة في سيد الاستغفار وما في معناه: وَأَنَا أَمَتُكَ بِنْتُ أَمَتِكَ. أو بِنْتُ عَبْدِكَ، ولو قالت: وَأَنَا عَبْدُكَ، فله مخرج في العربية بتأويل الشخص.
“Kadın, Seyyid’ul İstiğfâr ve aynı manada olan dualarda şöyle der: ‘Ben, Senin kadın kulunum, kadın kulunun kızıyım’ veya ‘erkek kulunun kızıyım.’ Eğer kadın: ‘Ben Senin kulunum,’ derse, şahıs yoluyla tevil edilir, Arap dilinde çıkış yolu vardır.” (El-Mustedrak alâ Mecmû’il Fetâvâ, 3/111; el-Fetâvâ’l Kubrâ, 5/344)
Şeyh’ul İslâm İbnu Teymiyye Rahimehullâh dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

“Âlim câhili tanır çünkü o da (bir zamanlar) câhildi. Câhil ise âlimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman âlim olmadı.” (Mecmû’ul Fetâvâ, 13/235)

Çevrimdışı Murabıt

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 4
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Ynt: ŞEYH’UL İSLAM İBNU TEYMİYYE’NİN HATİM DUASI
« Yanıtla #1 : 01.05.2022, 08:38 »
Bismillâh,

Hatırlatma!..
Tevhidi ihya eden daima başarıya ulaşır.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
43 Yanıt
28005 Gösterim
Son İleti 02.05.2022, 10:23
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
4 Yanıt
2683 Gösterim
Son İleti 19.10.2021, 01:02
Gönderen: Muferridûn
0 Yanıt
1299 Gösterim
Son İleti 17.04.2021, 18:47
Gönderen: Es-Sarim'ul-Meslul
0 Yanıt
1108 Gösterim
Son İleti 07.09.2021, 02:25
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
1053 Gösterim
Son İleti 02.01.2022, 11:15
Gönderen: Teymullah