Medrese

Gönderen Konu: YEZİD B. MUAVİYE HAKKINDA EHLİ SÜNNET'İN GÖRÜŞÜ  (Okunma sayısı 749 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi El-Mukarrab

  • Administrator
  • Yeni üye
  • *****
  • İleti: 40
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0

YEZİD B. MUAVİYE HAKKINDA EHLİ SÜNNET'İN GÖRÜŞÜ[1]


Şeyhu'l İslam İbnu Teymiyye Rahimehullah



O zamanlarda hiç kimse Yezid b. Muaviye hakkında konuşmuyor ve onun hakkında bir şeyler söylemek de dinden sayılmıyordu. Daha sonra bazı şeyler zuhur etti ve bazı kimseler Yezid b. Muaviye'ye açıktan lanet okumaya başladılar. Belki de onlar bunu yaparak daha başkalarında da lanet okumaya zemin hazırlamıştı. Ancak Ehli Sünnet'in ekseriyeti bizzat bir kimseye lanet etmeyi kerih görmüştür. Sünnetle amel eden bir kesim bunu işitince, Yezid'in ileri gelen salih bir zat ve hidayet imamlarından biri olduğuna itikad etti.

Sonuçta Yezid hakkında aşırı gidenlerden iki zıt kutup meydana geldi. Bir grup şöyle diyordu: "Yezid kâfirdir, zındıktır. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in kızının oğlunu (Hüseyin'i) öldürmüştür. O, vaktiyle kâfir olarak öldürülen ana tarafından dedesi Utbe b. Rabîa'nın, dayısı Velîd ve diğer akrabalarının intikamı için Harre mevkiinde Ensarı ve oğullarını katletmiştir." Ve onun meşhur olduğu üzere şarap içtiğini ve nice çirkin şeyler izhar ettiğini zikrediyorlardı.

Diğer aşırı giden grup ise Yezid'in adil bir imam, hidayete ermiş ve hidayete ileten birisi olduğuna, onun sahabeden hatta sahabenin büyüklerinden ve Allahu Teala'nın velî kullarından biri olduğuna inanıyordu. Hatta bazıları onun peygamberlerden bir zat olduğuna bile inanmıştı! Bunlar şöyle diyordu: "Kim Yezid hakkında tevakkuf edip duraksarsa Allah da onu cehennem ateşi üzerinde durduracaktır."

Şeyh Hasan b. Adiyy'den de Yezid'in şöyle şöyle veli bir kul olduğunu söylediği ve onun hakkında tevakkuf edip duran kimsenin bu düşüncesinden dolayı cehennem ateşinde durdurulacağını belirttiğini de nakletmişlerdir. Öyleki bu kimseler, Şeyh Hasan zamanında buna manzum ve makale olarak birtakım bâtıl şeyler daha ilave ettiler. Ve bunlar büyük Şeyh Adiy kaddesallahu ruhahu ve Yezid hakkında aşırılığa gidip Şeyh Adiy'in vaktiyle üzerinde bulunduğu hal ve duruma muhalefet ettiler. Vaktiyle onun tarikatı bu aşırılıklardan salim olup bu bidatlardan hiçbirisi onda yoktu. Sonra bunlar kendilerine düşmanlık besleyip Şeyh Hasan'ı öldüren Rafızî belasına maruz kaldılar ve sonuçta Allah ve Rasûlünün sevmediği fitneler zuhur etti.

İşte Yezid hakkında ortaya çıkan ve bu iki taraftan da sadır olan aşırılıklar ilim ve iman ehlinin icmaına aykırı durumlardır. Çünkü Yezid b. Muaviye, Osman b. Affan radıyallahu anh'ın halifeliği vaktinde doğmuş ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'i görememişti. Âlimlerin ittifakıyla da o ashaptan değildi. Yine o dini ve salâhı ile de meşhur olmuş bir zat değildi, o genç bir Müslüman idi. Bir kâfir veya zındık da değildi. Babasından sonra bazı Müslümanların kerih görmesi ve bazısının da rızası ile hilafete geldi. Şecaat kerem sahibi idi. Hasımlarının naklettiği gibi çirkin işleri de izhar etmemişti. Onun emirliği döneminde çok büyük olaylar meydana gelmiştir:

Bunlardan birisi Hüseyin radıyallahu anh'ın öldürülmesi olayıdır. Ama Yezid onun öldürülmesini emretmediği gibi öldürüldüğünde de sevinç göstermemiştir. Değnekle onun ön dişlerine dürtmemiş, başını Şam'a taşıtmamıştı. Ancak savaşma pahasına da olsa Hüseyin radıyallahu anh'ın engellenmesini ve emirliğe yaklaştırılmamasını emretmişti. Vekilleri onun bu emrini aştılar. Eş-Şemrizi isimli birisi Ubeydullah b. Ziyad'ı Hüseyin radıyallahu anh'ı öldürmeye teşvik etti. Ubeydullah b. Ziyad da, Hüseyin'e karşı haddini aştı. Hüseyin radıyallahu anh onlardan ya Yezid'e gitmesine, ya ribat için hudut bölgesine gitmesine, ya da Mekke'ye dönmesine müsâade etmelerini istedi. Onlar ise sadece kendilerine esir olarak teslim olmasını söylediler. Bu sırada Ömer b. Sa'd onunla çarpışılmasını emretti ve Hüseyin radıyallahu anh ile aile halkından bir topluluğu mazlum bir şekilde öldürdüler, Allah onlardan razı olsun.

Hüseyin radıyallahu anh'ın öldürülmesi büyük bir musibet idi. Çünkü onun ve daha önce de Osman radıyallahu anh'ın katledilmeleri, bu ümmet arasında çıkan fitnelerin en büyük sebeplerindendir. Bu ikisini katledenler de Allah indinde insanların en şerlileridir.

Bu hadiseden sonra oradan sağ kurtulan Hüseyin radıyallahu anh'ın yakınları Yezid b. Muaviye'ye getirilince onlara ikramda bulunup kendilerini Medine'ye gönderdi. Öyle ki onun Hüseyin'i öldürdüğü için Ubeydullah b. Ziyad'a lanet ettiği rivayet edilmiştir. Yezid şöyle demiştir: "Ben Hüseyin'in öldürülmesini değil, Irak halkının itaat etmesini istiyordum." Bununla birlikte o, Hüseyin'in öldürülmesini inkâr edip onu savunmamış ve katillerinden de intikamını almamıştır. Bunu yapması ise onun üzerine vacipti. İşte bu nedenle hak ehli başka meselelerle birlikte, Yezid'in yapması gereken bu vacibi yapmaması sebebiyle onu kınamışlardır. Onun hasımları ise bunun üzerine daha başka iftiraları ziyade etmişlerdir.


Onun döneminde meydana gelen ikinci büyük olaya gelince, Medine halkı Yezid'e yaptıkları biatı bozup onun görevlilerini ve yakınlarını şehirden çıkardılar. Bunun üzerine Yezid onlara bir ordu gönderdi ve şayet Medine halkı üç gün içinde itaat etmezse kılıç kullanarak şehre girmelerini ve şehirde üç gün kan dökmelerini onlara emretti. Böylece askerleri Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in Medinesinde üç gün insanları katledip yağma yaptılar ve kadınlara tecavüz ettiler. Sonra Yezid Mekke-i Mükerreme'ye de bir ordu gönderdi ve orayı da kuşattılar. Onların Mekke muhasarası devam ederken Yezid öldü. İşte bütün bunlar onun emriyle yapılmış birer düşmanlık ve zulüm idi.

Bu sebeple Ehli Sünnet'in ve bu ümmetin imamlarının itikad ettikleri esas şu oldu: "Ona sövülmez ve ona sevgide beslenmez." Ahmed b. Hanbel'in oğlu Salih şöyle der: "Babama şöyle dedim: Bazı kimseler Yezid'i sevdiklerini söylüyorlar? O da şöyle dedi: Ey oğlum Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kişi Yezid'i sevebilir mi? Bunun üzerine ona şöyle dedim: Peki babacığım neden ona lanet etmiyorsun? Şöyle cevap verdi: Ey oğlum babanın bir kimseye lanet okuduğunu ne zaman gördün ki?"

Yine İmam Ahmed'den nakledildiğine göre ona: "Yezid b. Muaviye'den hadis yazar mısın?" diye sorulunca o şöyle cevap vermişti: "Hayır, onun bir hürmeti de yoktur. O, Medine halkına olmadık şeyler yapan kişi değil midir?"

Sonuç olarak Yezid, Müslümanların imamlarına göre krallardan bir kraldır. Bunlar Allah'ın evliyasını ve salih kullarını sevdikleri gibi onu sevmezler, bununla birlikte ona sövmezler de. Çünkü onlar muayyen bir Müslümana lanet okumaktan hoşlanmamaktadırlar. Zira İmam Buhari Sahih'inde Ömer b. Hattab radıyallahu anh'tan şöyle bir hadis nakletmektedir:

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem vaktinde bir adam eşek lakabıyla çağrılıyordu. Bu adam çok şarap içiyor ve bu nedenle de Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e getirilip cezalandırılıyordu. Yine bir gün bu sebeple getirilmişti ki bir adam onun için şöyle dedi: Allah ona lanet etsin! Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'e ne kadar da çok getirilip duruyor. Bunun üzerine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem adama şöyle dedi: Ona lanet etme çünkü o, Allah ve Rasûlünü seviyor."[2]

Bununla birlikte Ehli Sünnet'ten bir taife Yezid'e lanet etmeyi caiz görmüştür. Çünkü onlar Yezid'in kendisine lanet okumayı caiz kılacak zulümler işlediğine inanmaktaydı.

Diğer bir taife ise ona muhabbet duymak gerektiğine inanmıştır. Çünkü bunlara göre de Yezid Müslümandır ve sahabe döneminde emirliğe gelip kendisine sahabe tarafından biat edilmiştir. Şöyle demişlerdir: "Yezid hakkında nakledilen haberler doğru değildir. Onun çokça güzel yönleri vardı veya o yaptığı şeylerde içtihad ederek hareket etmişti."

Bu meseleede en doğru olan ise imamların görüşüdür ki oda şudur: "Yezid sevgiye layık birisi olmadığı gibi ona lanet de okunmaz." Bununla birlikte eğer o fasık ve zalim de olsa Allah fasığa ve zalime de mağfiret edecektir, hele birde bu kişi büyük sevaplar işlemişse. İmam Buhari Sahih'inde İbn Ömer radıyallahu anh'tan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:

"Konstantiniyye'ye gazaya çıkacak ilk ordunun günahları bağışlanmıştır."[3]

Bu şehre gazaya çıkan ilk ordunun komutanı ise Yezid b. Muaviye olup Ebu Eyyub el-Ensâri radıyallahu anh da onunla birlikte bulunuyordu.

Yezid b. Muaviye bazen amcası Yezid b. Ebi Süfyan ile karıştırılmaktadır. Zira Yezid b. Ebi Süfyan sahabeden olup ashabın hayırlılarından idi. Yine o Harb ailesinin de en hayırlısı idi. O, Ebu Bekir radıyallahu anh'ın Şam diyarının fetihleri için oraya gönderdiği komutanlardan biri idi. Ebu Bekir onu uğurlamak için o bineğindeyken ona eşlik etmiş ve ona nasihat etmişti. Bu esnada Yezid ona şöyle demişti: "Ey Rasûlullah'ın halifesi! Ya sen de bir bineğe bin yahut ben ineceğim."

Bunun üzerine Ebu Bekir şöyle demiştir: "Ne bir bineğe bineceğim ve ne de sen bineğinden ineceksin. Ben Allah yolundaki bu adımlarımın ecrini umuyorum." Ne zaman ki Yezid b. Ebi Süfyan Şam diyarındaki fetihlerden sonra Ömer radıyallahu anh'ın halifeliği döneminde vefat edince Ömer onun yerine kardeşi Muaviye'yi oraya emir tayin etti. Osman b. Affan'ın halifeliği döneminde de Muaviye'nin Yezid adındaki bu oğlu dünyaya geldi. İşte Muaviye vuku bulan olaylar zuhur edinceye kadar Şam'da kaldı.

Bu noktada yapılması gereken şey Yezid b. Muaviye'den bahsetmekten kaçınmak ve Müslümanları onunla imtihan etmemektir. Çünkü bunu yapmak Ehli Sünnet ve'l Cemaat'in yoluna muhalif bir bidattir. Zira bu sebeple bazı cahiller Yezid b. Muaviye'nin ashaptan, hem de ashabın büyüklerinden ve adaletli imamlardan olduğuna inanmıştır ki bu apaçık bir hatadır.
 1. Şeyhu'l İslam İbn Teymiyye'den Vasiyet, i'tisam yayınları, sf. 91-96; Mecmuul Fetâvâ, 3/409-414
 2. Buhari (6780)
 3. Buhari (2924). Konstantiniyye İstanbul'un o zaman ki ismidir.
Vakit atları eğerleyip kılıçları kuşanma vaktidir!

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
22 Yanıt
10723 Gösterim
Son İleti 26.02.2021, 16:52
Gönderen: huseyn
0 Yanıt
4504 Gösterim
Son İleti 12.07.2016, 23:58
Gönderen: husayn
17 Yanıt
13455 Gösterim
Son İleti 25.04.2018, 01:31
Gönderen: huseyn
7 Yanıt
4282 Gösterim
Son İleti 21.12.2018, 21:03
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
5 Yanıt
1373 Gösterim
Son İleti 17.07.2021, 17:29
Gönderen: huseyn