Darultawhid

Gönderen Konu: MUHAMMED BİN ABD'UL VEHHAB VE NECD ULEMASI HARİCİ DEĞİLDİR  (Okunma sayısı 4280 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Muhammed bin Abd'ul Vehhab ve Necd Uleması Harici Değildir

Eba Butayn, ed-Durar'us Seniyye, 1/360-362*


Şeyh Eba Butayn (rahimehullahi te’ala)’ya; Kaderiyye ve mezhepleri, Mu’tezile ve mezhepleri ile Hariciler ve mezhepleri hakkında soruldu.

(...)

Haricilere gelince; Ali (radiyallahu anh)’a karşı ayaklandılar, bundan önce Osman (radiyallahu anh)’ı öldürmüş (ve şehit etmişlerdi). Osman (radiyallahu anh)’ı, Ali (radiyallahu anh)’ı, Talha (radiyallahu anh)’ı, Zubeyir (radiyallahu anh)’ı ve Mu’aviye (radiyallahu anh)’ı; ve Ali (radiyallahu anh)’ın ve Mu’aviye (radiyallahu anh)’ın taifelerini tekfir ettiler ve kanlarını (dökmeyi) helal addettiler.

Mezheplerinin aslı Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’in nehy edip, uyardığı guluvdur (aşırılıktır). Kebire (büyük günah) işleyeni tekfir ettiler, bazıları ise küçük günahlar sebebiyle tekfir etti. Ali (radiyallahu anh)’ı ve ashabını günah dışında başka bir sebeple tekfir ettiler; onu iki hakeme, Amr bin el-As (radiyallahu anh)’a ve Ebi Musa el-Eşari (radiyallahu anh)’a muhakeme olması sebebiyle tekfir ettiler ve şöyle dediler:

لا حكم إلا لله
"Hüküm ancak Allah’ındır!.."

Günah sebebiyle tekfir etme hakkındaki sözlerine hatalı umum delillerle istidlalde bulundular, Allah Subhanehu’nun şu kavilleri gibi:

ومن يعص الله ورسوله فإن له نار جهنم خالدين فيها أبداً
"Kim Allah'a ve O'nun elçisine isyan ederse, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onun için cehennem ateşi vardır." (Cin 72/23);

ومن يعص الله ورسوله ويتعد حدوده يدخله ناراً خالداً فيها
"Kim Allah'a ve elçisine isyan eder ve onun sınırlarını aşarsa, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar." (en-Nisa 4/14);

ومن يقتل مؤمناً متعمداً فجزاؤه جهنم خالداً فيها
"Kim bir mü'mini taammüden (kasıtlı olarak) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir." (en-Nisa 4/93)

Ve benzeri ayetler.

Ehli Sünnet ve’l Cema’at, Kebair Ashabının (büyük günah işleyenlerin) tevhid üzere ölmeleri durumunda cehennem ateşinde sürekli kalmayacaklarında icma etmişlerdir. Onlardan günahı sebebiyle cehennem ateşine girenler -Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem)’den tevatür olan hadislerde olduğu gibi- oradan çıkacaktır.

Yine zina eden, şarap içen ve iftira atan, hırsızlık yapan ve benzerleri; kafir ve mürted olsaydı dünyadaki hükümleri öldürülmeleri olurdu zira bu, Allah Te’ala’nın mürtedler için hükmüdür. Allah Te’ala zani (zina eden) bekar için celde (kırbaç), hırsız için elini kesme, şarap içene ve iftira atana celde ile hükmetmiştir ve bu Allah’ın hükmünün bu şekilde olması, Haricilerin iddia ettikleri gibi (olmayıp), bize; onların bu günahlarından dolayı kafir olmadıklarına, delalet eder.

Mezheplerini anladığında (göreceksin ki): Mezheplerinin aslı; günah sebebiyle tekfir etmek, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Ashabını tekfir etmek ve kanlarını helal addetmektir. Bunu, Allah’a yakınlaşmak (için) yaparlar.

Bu senin için apaçık ortaya çıktıysa: Bizim bu zamanımızın insanlarının çoğunun;
Şeyh Muhammed bin Abd’ul Vehhab (rahimehullah) ve ona uyanların Harici oldukları iddialarındaki dalaleti ve onların mezhebinin, Haricilerin mezhebine muhalefet etmekte olduğu da senin için apaçık ortaya çıkar. Zira onlar (Şeyh Muhammed bin Abd’ul Vehhab ve ona uyanlar) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in bütün ashabına sadakat gösterir, onlardan sonrakilerin faziletlerine i’tikad eder, onlara tabi olmayı vacip kılar, onlar için dua eder (rahmet diler), onlara iftira atanın veya onlardan birini kötüleyenin dalalette olduğunu kabul eder ya da günahlar sebebiyle tekfir etmezler, (günah) ashabını da İslam’dan çıkarmazlar. Fakat Allah’a şirk (ortak) koşanı veya şirki güzel bulanı tekfir ederler. Müşrik; Kitab’a, Sünnete ve icmaya göre kafirdir. Nasıl olur da Şeyh Muhammed bin Abd’ul Vehhab ve ona uyanlar Haricilerle bir kılınır?

Bunu söyleyen halka karşı (daveti) karalamayı kasdeden bir mu’annittir (inatçıdır). Yahut bunu Haricilerin mezhebinden cahil olan bir kimse, bir başkasını taklit ederek söylemiştir. Eğer; bir insan olarak korkusuzca küfre ıtlak etmedeki (kara) cesareti sebebiyle, bu husustaki cahilliğinden yaptığını addetsek bile, bu caiz değildir. Bütün bir taifeye; onlara nisbet edileni, şeyhinin ve onlardan sonraki alimlerinin söylediklerini nisbet etmiştir. Bu, adil kimse için açıktır; mutaassıp mu’annide gelince, onun için çare yoktur.




Alıntı
dipnotlar
* Şeyh Eba Butayn (rahimehullah)'a yöneltilen; "Kaderiyye ve mezhepleri, Mu’tezile ve mezhepleri ile Hariciler ve mezhepleri" hakkındaki bu soruya verilen cevaptan başlıkla alakalı olan kısmı çevirisini sunuyoruz. Sorulara verilen cevapların tamamı ed-Durar'us Seniyye, 1/355-365'de bulunmaktadır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Muhammed bin Abd'ul Vehhab ve Necd Uleması Harici Değildir

Şeyh Abd’ul Latif bin Abd’ur Rahman bin Hasan, ed-Durar'us Seniyye, 1/467-469*

Şeyh’ul İslam Muhammed bin Abd’ul Vehhab (rahimehullah)’ın torunlarından ve aynı zamanda Necd Davetinin büyük alimlerinden biri olan Şeyh Abd’ul Latif bin Abd’ur Rahman bin Hasan (rahimehullah); kendisini Şeyh Muhammed’in davetine nisbet etmelerine karşın tekfirde aşırılığa kaçarak müslümanları tekfir eden bazı kimseleri kınamak için Abd’ul Aziz el-Hatib isimli şahısa şunları yazmıştır:

"64 yılında Ahsa’da (düşünce ve inaç açısından) size benzeyen iki sapmış kimseyi gördüm ki onlar Cuma’yı ve Cema’at’i terketmişlerdi. Onlar o beldedeki müslümanları tekfir ediyorlardı. Onların hücceti sizin hüccetiniz cinsindendi ve şöyle diyorlardı:

"Ahsa halkı İbnu Feyruz ile oturuyor, onunla ve onun benzeri olup tağutu tekfir etmeyenlerle birarada bulunuyorlar. Ahsa halkı İbnu Feyruz’un büyük babasını açıkça tekfir etmemektedir ki o (İbnu Feyruz’un büyük babası); Şeyh Muhammed (bin Abd’il Vehhab)’ın davetini inkar etmiş,  onu kabul etmediği gibi ona karşı düşmanlık etmiştir."

(Dahası) o ikisi şöyle dedi: "Onu açıktan tekfir etmeyen, Allah’a küfretmiştir (kafir olmuştur), tağutu tekfir etmedi; onunla ve benzeleriyle oturan kimse onun gibidir."

Bu ikisi; tekfirlerini yalanlar ve sapkınlıklar üzerine kurmuşlardı. (Müslümanlardan muhaliflerine) açık riddet (dinden dönme) durumunda sözkonusu olacak ahkamı uyguluyorlardı o kadar ki selam almayı terk ettiler. Durumları bana getirildiğinde onları çağırdım, onları (uyararak) tehdit edip onlara sözle sert davrandım. Onlar ilk olarak Şeyh Muhammed bin Abd’il Vehhab’ın akidesi üzere olduklarını iddia ediyorlardı. Yanlarında şeyhin bazı risaleleri vardı. O meclisde yapabildiğim ölçüde şüphelerini giderdim ve sapkınlıklarını çürüttüm.

Onları, şeyhin böyle bir i’tikad (inanç) ve mezhep(görüş)ten beri olduğu hususunda bilgilendirdim ayrıca şeyhin, işleyenin tekfir edileceği hususunda müslümanların icması olan; büyük şirk, Allah’ın ayetlerini veya rasullerini inkar etmek, veya onlardan herhangi birşeyi -hüccet kişiye kaim olduktan ve muteber olarak ona ulaştıktan sonra- inkar etmenin; salihlere ibadette bulunmak, Allah’a dua/ibadet etmekle beraber Allah’tan başkasına dua/ibadet etmek, Allah’ın kulları üzerinde yalnızca Kendisinin hak sahibi olduğu ibadet ve uluhiyette Allah’tan başka varlıkları Allah’a ortaklar kılmak gibi meseleler dışında hiç kimseyi tekfir etmediği hususunda bilgilendirdim.

Bu, (tekfir hususunda) ilim ve iman ehli ile taklid edilen mezheblerden her grubun üzerinde icma ettiği husustur. Bu meseleyi ayrı tutmuş, çok geniş açıklamış, ahkamını, riddeti gerektiren ve zorunlu kılan şeyleri ve şirkin ayrıntılarını belirttiler.
Ibnu Hacer bu meseleyi ayrıca ele almış ve "el-İlaam bi Kavaait’il İslam" ismini verdiği bir kitap yazmıştır.

Bu bahsini ettiğim iki Farisi açıktan tevbe edip, pişmanlıklarını ifade etti ve hakkın onlar için açıklığa kavuştuğunu söylediler. Bu hakikat üzere Sahil’e gitmek üzere ayrıldılar. Daha sonra ise, tekrar eski görüşlerine döndüler. Bize ulaştığına göre onlar müslümanların imamlarını Mısır Meliklerine mektup yazdıkları gerekçesiyle tekfir ediyorlarmış hatta müslümanların şeyhlerinden Mısır Meliklerine mektup yazanlarla birarada bulunanları dahi tekfir ediyorlamış. Hidayetten sonra böyle bir sapkınlıktan Allah’a sığınırız.

Bunun benzeri sizin hakkınızda da bize ulaştı; siz de aynı bakış açısına sahipmişsiniz ve; uzmanlık sahibi olan alimlerden, Allah’ın fehm (kavrayış) ile rızıklandırdıklarından, kendilerine hikmet ve fasl’ul hitab (anlatım çarpıcılığı) verilenlerden başka hiç kimsenin üzerinde konuşmaması gereken hususlarda konuşuyormuşsunuz!..

(…)

İslam ehlini tekfirini gerektirdiğini zannettiğiniz bu tür meseleler sebebiyle tekfir etmenize gelince bu; Mü’minlerin Emiri Ali bin Ebi Talib (radiyallahu anh)’a ve onunla birlikte bulunan sahabelere karşı ayaklanan sapkın Haruriye’nin mezhebidir (Hariciliktir)."




Alıntı
dipnotlar
* Şeyh Abd’ul Latif bin Abd’ur Rahman bin Hasan (rahimehullah)'dan nakledilen ve Abd’ul Aziz el-Hatib isimli şahısa uyarı niteliğindeki risaleden başlıkla alakalı olan kısmı çevirisini sunuyoruz. Risalenin tamamı ed-Durar'us Seniyye, 1/466-485'de bulunmaktadır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Muhammed bin Abd'ul Vehhab ve Necd Uleması Harici Değildir

İmam Şevkani, el-Bedr'ut Tali Mehasin men bad’el Karn’is Sabi, 2/6

Şeyh'ul İslam Muhammed bin Abd'ul Vehhab (rahimehullah)'ın vefatının ardından onun için mersiye yazan alimlerden birisi olan Şevkani, Necd Uleması'nın harici i'tikadında oldukları yönündeki iddiaların doğruyu yansıtmadığını bildirmiştir:

وَبَعض النَّاس يزْعم أَنه يعْتَقد اعْتِقَاد الْخَوَارِج وَمَا أَظن ذَلِك صَحِيحا فَإِن صَاحب نجد وَجَمِيع أَتْبَاعه يعْملُونَ بِمَا تعلموه من مُحَمَّد بن عبد الْوَهَّاب وَكَانَ حنبليا ثمَّ طلب الحَدِيث بِالْمَدِينَةِ المشرفة فَعَاد إِلَى نجد وَصَارَ يعْمل باجتهادات جمَاعَة من متأخرى الْحَنَابِلَة كَابْن تَيْمِية وَابْن الْقيم وأضرابهما

"Bazı insanların, onların i’tikadının harici i’tikadı olduğunu zannetmelerinin sağlıklı bir değerlendirme olduğunu (doğruluk payı bulunduğunu) zannetmiyorum. Çünkü Necd’in sahibi (yöneticisi, emiri) ve ona tabi olanların tümü, Muhammed bin Abd’ul Vehhab (rahimehullah)’ın öğrettikleri ile amel etmektedirler. Ki o, Hanbeli’ydi. Sonra Medine Müşerrefe’de hadis öğrendi ve Necd’e geri döndü. İbnu Teymiyye (rahimehullah), İbn’ul Kayyım (rahimehullah) ve onun gibi müteahhirundan olan Hanbelilerden bir cema'atin ictihadları ile amel etmektedir."
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Muhammed bin Abd'ul Vehhab ve Necd Uleması Harici Değildir

İmam Abd’ur Rahman bin Hasen en-Necdi, ed-Durar’us Seniyye, 11/448-449

Şeyh Abd’ur Rahman bin Hasen (rahimehullah), muvahhidlerin "Harici" ve "Mübtedi (bid’atçi)" ilan edilmesinin gerekçesini şu sözlerle ifade eder:

فإذا قلنا: لا يعبد إلا الله ولا يدعى إلا هو، ولا يرجى سواه ولا يتوكل إلا عليه، ونحو ذلك من أنواع العبادة التي لا تصلح إلا لله، وأن من توجه بها لغير الله فهو كافر مشرك، قال: ابتدعتم وكفرتم أمة محمد، أنتم خوارج، أنتم مبتدعة

"Biz: "Allah’tan başkasına ibadet edilmez, Allah’tan başkasına dua edilmez, Allah’tan başkasına ümit bağlanılmaz ve tevekkül edilmez, ibadet çeşitlerinden bunların benzerleri de Allah’tan başkası için yapılmaz. Herkim bunları Allah’tan başkasına yöneltirse o müşrik bir kafirdir" dediğimizde, bize derler ki: "Siz bid’at çıkardınız, Ümmet-i Muhammedi tekfir ettiniz, siz Haricisiniz, siz Mübtedisiniz!."
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
3312 Gösterim
Son İleti 03.05.2019, 20:11
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
1 Yanıt
3750 Gösterim
Son İleti 21.07.2015, 14:48
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
2455 Gösterim
Son İleti 13.08.2015, 00:50
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
2517 Gösterim
Son İleti 15.06.2018, 09:41
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
1411 Gösterim
Son İleti 19.02.2019, 03:30
Gönderen: Izhâr'ud Dîn