Tevhide Davet

29 Safer 1444, 21:49
Hatırlatma: Bugün ayın 29'u.

Haberler:

İletişim adresimiz: info@darultawhid.com

Ana Menü

İBADET KAVRAMI HAKKINDA ALİMLERİN SÖZLERİ

Başlatan Tevhîd Müdafaası, 16.09.2022, 00:59

« önceki - sonraki »

Kmlylmz27, Urvetulvuska ve 5 Ziyaretçiler konuyu incelemekte.

Tevhîd Müdafaası


بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
اَلْحَمْدُ للهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاةُ وَالسَّلامُ عَلَى مَنْ لَا نَبِيَّ بَعْدَهُ، وَبَعْدُ

İbadet Kavramı Hakkında Alimlerin Sözleri

Ebû İshâk ez-Zeccâc Rahimehullâh (311H) şöyle dedi:

"İbadetin lügatteki anlamı, boyun eğerek itaat etmektir. Sürekli üzerinden geçildiği için zelil kılınan yola şöyle denir: "Bu, Mu'abbed bir yoldur." Yine katran ile kaplanmış deveye "Mu'abbed bir deve" denir. Bu yüzden "İyyâke Na'budu" (el-Fâtiha 1/4) ayetinin anlamı şudur: Kendisiyle boyun eğdiğimiz itaat ile Sana itaat ediyoruz."1

İbn'ul Enbârî Rahimehullâh (328H) şöyle dedi:

"Rabbine boyun eğerek takdirine teslim olmuş ve emrine itaat eden kişi için falan abiddir denilir."2

Ebu'l Muzaffer es-Sem'ânî Rahimehullâh (489H) şöyle dedi:

"İbadet: Zillet ve boyun eğmekle itaat etmektir. "Tarîk'un Mua'bbed" denilir, yani zelil kılınmış yol. Ayetin anlamı şudur: Biz sana boyun eğerek ibadet ediyoruz."3

İbn'ul Muzeyyin el-Kurtubî Rahimehullâh (656H) şöyle dedi:

"İbadetin aslı, huzurunda alçalmak ve boyun eğmek demektir. Şeriatin mükellefleri yükümlü tuttuğu görevlere ibadetler adı verilmiştir. Çünkü mükellefler, Yüce Allâh'a boyun eğerek ve kendilerini (zelil bir şekilde) alçaltarak, bunlara riayet ederek yaparlar."4

İbn'ul Kayyim Rahimehullâh (751H) ise şöyle dedi:

"Kulluğun değirmeni on beş kaide üzerinde döner. Kim bu on beş kaideyi tam olarak yaparsa, kulluğun mertebelerini tamamlamış demektir. Bunun açıklaması şöyledir: Kulluk, kalbe, dile ve azalara ayrılır. Bunlardan her birisine ait özel bir kulluk görevi vardır. Kullukla ilgili hükümler beştir: Vacip, müstehap, haram, mekruh ve mubah. Bunların hepsi kalp, dil ve uzuvlarla ilgilidir."5

İbnu Kesîr Rahimehullâh (774H) şöyle dedi:

"İbâdet; lügatte zillet manasına gelir. Nitekim Tarîk'un Mu'abbed ve Ba'îr'un Mu'abbed denilir, yani zelil kılınmış. Şeriatta ise, sevginin, boyun eğmenin ve korkunun kemâlini bir araya toplayan bir ibaredir."6



1- Zeccâc, Me'ânî'l Kur'ân, 1/48.

2- Ezherî, Tehzîb'ul Luga, 2/140.

3- Sem'ânî, et-Tefsîr, 1/37.

4- İbn'ul Muzeyyin el-Kurtubî, el-Mufhim, 1/181; Müfessir Kurtubî de benzeri ifadeler kullanmıştır. Bkz: Kurtubî, Tefsîr, 1/225, 17/56.

5- İbn'ul Kayyim, Medâric'us Sâlikîn, Dâru Atâ'ât'il İlm, 1/165.

6- İbnu Kesîr, Tefsîr, Dâru Taybe, 1/134.
قَالَ ابْنُ عَقِيل رَحِمَهُ اللهُ: «إذَا أَرَدْت أَنْ تَعْلَمَ مَحَلَّ الْإِسْلَامِ مِنْ أَهْلِ الزَّمَانِ فَلَا تَنْظُرْ إلَى زِحَامِهِمْ فِي أَبْوَابِ الْجَوَامِعِ، وَلَا ‌ضَجِيجِهِمْ فِي الْمَوْقِفِ بِلَبَّيْكَ، وَإِنَّمَا اُنْظُرْ إلَى مُوَاطَأَتِهِمْ ‌أَعْدَاءَ الشَّرِيعَةِ.»
İbnu Akîl Rahimehullâh dedi ki: "Zamane insanlarda İslam'ın yerini bilmek istersen, camilerin kapısındaki izdihamlarına ve mevkıfte Lebbeyk diye bağırtılarına bakma! Yalnızca onların şeriat düşmanlarıyla uzlaşmalarına bak!" (İbnu Muflih, el-Âdâb'uş Şerîa, 1/237)

Subul’us Selâm


Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye Rahimehullâh (728H) şöyle dedi,

"İbadet, Allâh'ın sevip razı olduğu, zahirî ve batınî bütün söz ve amelleri kapsayan bir kavramdır.

Böylelikle namaz, zekât, oruç, hac, doğru sözlülük, emaneti eda, ebeveyne iyi davranmak, sıla-i rahim, ahitlere vefa, iyiliği emretmek, kötülükten menetmek, kâfirlere ve münafıklara karşı cihat etmek, komşuya, yetime, düşküne, yolda kalmışlara, sahip olunan köle ve hayvanlara iyi davranmak, dua, zikir, Kuran okumak ve benzerleri, ibadet kapsamındadır.

Keza Allâh'ı ve Rasûl'ü Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'i sevmek, Allâh'tan haşyet (bilerek korkmak), O'na yönelmek, dini O'nun için halis kılmak, hükmüne sabretmek, nimetlerine şükretmek, kazasına razı gelmek, O'na tevekkül etmek, rahmetini ummak, azabından korkmak ve benzerleri de Allâh'a ibadet kapsamındadır.

Allâh'a ibadet, Allâh'ın sevdiği ve O'nu razı kılan temel gayedir ki O, mahlûkatı bunun için yaratmıştır. Nitekim Allâhu Teâlâ şöyle buyurmaktadır:

"Ben, cinleri ve insanları, ancak Bana ibâdet etsinler diye yarattım." (ez-Zâriyât 51/56)1

Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye Rahimehullâh (728H) yine şöyle dedi,

"İbadetin asıl anlamı, yine zelilliktir. Sürekli üzerinden geçildiği için zelil kılınan yola "Tarîkun Mu'abbed" denilir. Fakat emrolunan ibadet, zillet ve sevgi manalarını kapsar. Böylelikle o, Allâh'a karşı zilletin ve sevginin nihai noktasını kapsar."2



1- Mecmû'ul Fetâvâ, 10/149-150.

2- Mecmû'ul Fetâvâ, 10/153.
"Eğer cahil ısrar ederse, büyüklenirse, sapıklığında ve dalaletinde kararlıysa, körlüğü hidayete seçmişse ve içerisine düşüp kendisi hakkında cedelleştiği şey, kendisini işleyen şahsı Müslümanlar fırkasından müşrikler zümresine çıkaran büyük şirk kapsamındansa, bu durumda adil hüküm, kılıçtır!" (el-Feth'ur Rabbânî min Fetâvâ'l İmâm eş-Şevkânî, 1/185)

🡱 🡳

Benzer Konular (5)