Darultawhid

Gönderen Konu: BİDAT İBADETLER/KANDİLLER HAKKINDA MENHECİ UYARILAR  (Okunma sayısı 2391 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Selefii

  • Özel Üye
  • Newbie
  • *
  • İleti: 42
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Bidat İbadetler/Kandiller Hakkında Menheci Uyarılar



Bismillahirrahmanirrahim

Malum olduğu üzere  İslam adına ihdas edilen batıl ibadet çeşitlerinden birisi olan mevlid kandili, şirk toplumu tarafından her sene kutlanılmaktadır. Bu yazıda, bu ve bu kapsamdaki diğer bidat ibadetler hakkında Allahu Teala'nın izniyle bazı menheci uyarılarda bulunacağız.

Öncelikle bilmek gerekir ki, Allah azze ve celle Rasulüne indirdiği dini, hiçbir eksiklik ve noksanlık bırakmadan, ikmal etmiş ve tamamlamıştır. Nitekim Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur:’’Bu gün sizin için dininizi kemale erdirdim’’(Maide 3)

Başka bir ayette ise şöyle buyurmuştur:’’Sana bu kitabı her şeyi beyan etmek için…indirdik.’’(Nahl 89)

Diğer bir ayette de şöyle buyurmuştur:"Biz o kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadık" (Enam 38)

İmam Kurtubi rahimehullah şöyle demiştir: ’’Yani biz, Kur'anda din ile ilgili olup da açıklanmadık ve ona dair delilleri ifade etmedik hiçbir şeyi bırakmadık. Bunu ise, ya beyan edilmiş ve açıklanmış bir delâlet ile yaptık, ya rasulün beyanı ile yaptık, ya icmadan, yada kitabın nassı ile sabit olmuş kıyastan beyanı öğrenilecek mücmel bir surette açıkladık. Nitekim yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

’’Sana bu kitabı her şeyi beyan etmek için…indirdik.’’(Nahl 89)

 "Biz sana bu Zikri insanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın diye indirdik" (Nahl 44)

"Peygamber size ne verdiyse onu alın ve neyi yasak ettiyse sakının.’’(Haşr 7)

Böylelikle yüce Allah, bu âyet-i kerime ile Nahl Sûresi'ndeki âyet-i kerimede açıkça zikretmediği şeyler arasından nass ile sözkonusu etmediği hususları, mücmel olarak ifade etmekte, böylelikle yüce Allah'ın, Kitapta sözünü etmedik herhangi bir şeyi bırakmadığına dair delilin doğruluğu ortaya çıkmaktadır. O, herbir şeyden, ya tafsilâtını zikrederek yahut da onun aslını, kıyasa temel olacak delilini zikrederek beyan etmiş, ve: "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim.’’(Maide 3) diye buyurmuştur.’’(Kurtubi Tefsiri)

Böylece anlaşılmaktadır ki, İslam dini  kamil bir dindir. İslamın kamil olması, eksiklik veya fazlalık kabul etmemesi demektir. Buna göre İslam dininin kamil olması, eski yada yeni olsun, ortaya çıkan itikadi ve ameli tüm bidatlerin iptal edilimesi demektir. Zira kemaliyet artma ve eksilmeye zıttır. Dolayısıyla bu dinin vaz etmediği bir şekilde Allaha ibadet etmeye kalkışmak, bu dinin kamil olmadığını iddia etmekle eş değerdir. Bu sebele selef rahimehumullah şöyle demiştir:’’Her kim selefin üzerinde olmadığı bir şey ihdas ederse, Rasulullahın kendisine gönderilen risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü yüce Allah ‘’Bu gün sizin için dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Size din olarak islama razı oldum.’’ buyurmuştur.(Maide 3) (Şatıbi bunu İmam Malikten nakletmiştir: İtisam 2/18)

Dolayısıyla kula düşen Allahın dinine artma veya eksiltme yapmadan, olduğu gibi teslim olmaktır. Zira kul bu noktada teslimiyetle yetinmezse ayağı kayar ve sapmışlardan olur.


Bilinmesi geren bir diğer husus ise, ibadetlerin tevkifi, yani vahye dayalı olmasıdır. Nitekim bu husus ümmet arasında icma ile sabittir. Zira Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur:‘’Her kim emrimize uymayan bir şey ihdas ederse o redd olunmuştur.’’(Buhari-Müslim)

Diğer bir riveyet ise şöyledir:’’Her kim emrimize uymayan bir amelde bulunacak olursa, o redd olunmuştur.’’(Müslim)

Bu hususta İbni Teymiye rahimehullah şöyle der:’’Naslarla bildirilenlerin dışındaki herhangi bir hareket veya davranışla ibadet yapılamaz. Çünkü ibadetler vahye dayalıdır. Bu sebeble kişi bazı isteklerinin yerine getirlimesi için sebeb olacağını zannetse bile, Allaha şirk koşarak dua etmesi caiz değildir. Tıpkı bunun gibi bidatlerlede Allaha ibadet edilemez…Küfür, fısk ve isynala da kişi, arzu ettiği kimi hedeflere ulaşabilir. Fakat şeriata muhalefet ederek bunları elde etmesi kendisi için helal değildir…’’ (Kulliyat  1/212-213)

İmam Nevevi rahimehullah ’’Her kim emrimize uymayan bir amelde bulunacak olursa, o redd olunmuştur.’’ hadisi hakkında şöyle der:’’Bu hadis, ezberlenmesi, münkerlerin iptal edilip çürütülmesi ve bu doğrultuda delil olarak kullanılmasının yaygınlaştırılması gerekli olan hadislerdendir.’’(Müslim Şerhi 4/312)

Hafız İbni Receb el Hanbeli rahimehullah da şöyle der:’’Bu hadis islamın asıllarından, oldukça büyük bir asıldır. Nasıl ki ‘’Ameller niyetlere göredir’’ hadisi, batın itibariyle amellerin ölçüsü ise, bu hadis de zahiri olan amellerin ölçüsüdür.’’(Cemiul Ulum vel Hikem 1/204)

Alimler bu hadislere ve bu manadaki diğer naslara dayanarak ‘’İbadetlerde Asıl olan Haramlılıktır’’ şeklinde kulli bir kaide çıkarmışlardır. Onlar bu kaideye dayanarak şeriatta bilinenlerin dışında herhangi bir şekille Allaha ibadet etmeye çalışanlardan yaptıkları fiilin meşrutiyetine dair delil istenileceğini, eğer deliliyle ve medlulüyle/delaletiyle sahih bir delil olursa kabul edileceğini aksi halde reddedileceğini beyan etmişlerdir.

Buna göre, günümüzde Allaha yakınlaşmak için ihdas edilen, Mevlid kandili, Regaib kandili vb kandiller bidat olduğu gibi, bu özel günlere mahsus namaz ve virdlerde bidattır. Şüphe ve dalalet ehlinin bu günlerin meşrutiyetine getirdikleri hadisler de ya uydurmadır yada sahih olsa bile nassın medlüle delaleti yoktur. Halbuki bir fiilin şer’i ibadet olduğuna hükmetmek için nassın sahih olması gerektiği gibi nassın delaletinin medlülüne, yani delalet ettiği şeyede uyması gerekir. Dolayısıyla sahih delillerden zorlama tevillerle/yorumlarla bu tür ibadetlere delil getirmek yeterli olmadığı gibi söz konusu fiilleri bidat olmaktan da çıkarmaz.. Vallahu a’lem.

Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Sr. Member
  • *
  • İleti: 274
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
Ynt: BİDAT İBADETLER/KANDİLLER HAKKINDA MENHECİ UYARILAR
« Yanıtla #1 : 28.10.2020, 23:27 »
Bismillâh.

Hatırlatma!..
Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye (Rahimehullâh) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Âlim câhili tanır çünkü o da (bir zamanlar) câhildi. Câhil ise âlimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman âlim olmadı." (Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye, Mecmû'ul Fetâvâ, 13/235)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2510 Gösterim
Son İleti 25.06.2015, 10:29
Gönderen: Uhey
5 Yanıt
4251 Gösterim
Son İleti 07.11.2018, 19:55
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
5734 Gösterim
Son İleti 19.05.2020, 18:58
Gönderen: Tevhid Ehli
5 Yanıt
3588 Gösterim
Son İleti 11.08.2020, 02:40
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1435 Gösterim
Son İleti 01.08.2018, 06:48
Gönderen: Tevhide Davet