Darultawhid

Gönderen Konu: Aynı Fıkhi Meselede Ahmed ibni Hanbel’den Muğni’de Nakledilen Farklı Görüşler  (Okunma sayısı 2786 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1238
  • Değerlendirme Puanı: +15/-0
Aynı Fıkhi Meselede Ahmed ibni Hanbel’den Muğni’de Nakledilen Farklı Görüşler*

AHMED B. HANBEL’DEN GELEN ÜǒLÜ GÖRÜŞLER

İBÂDÂT

1. SULAR

1 kullenin kaç kırab olduğu hakkında: 2, 2.50, 2.33 şeklinde üç rivayet vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/48)

2. ABDEST

Abdest alırken besmele çekmenin hükmü hakkında: “sünnettir”, “terkinde beis yoktur”, “vâcibtir” şeklinde üç rivayet nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/95)

Abdestte başın mesh miktarı hususunda: “başın tümünün meshi vâcibtir”, “bir kısmının meshi vâcibtir”, “erkeğin başının tümünü mesh etmesi vâcib iken kadının başının ön kısmını mesh etmesi yeterlidir” demiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/110)

Suyla taharetlenmede taharet sayısı hususunda: “en az 7 defadır”, “3 defa yeterlidir”, “asıl olan sayı değil iyice temizlenmektir” şeklinde üç riavyet vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/133)

Erkeğin teninin kadının tenine temasında abdest’in bozulup bozulmayacağı hususunda: “Şehvetle olursa bozulur, şehvetle değilse bozulmaz”, “hiçbir durumda bozulmaz” “her halükârda bozulur” şeklinde rivayetler vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/153-154)

Kişinin ihtilam olduktan veya cima etmesinden sonra gusletmesine müteakip  tekrar  meni  gelmesi  durumunda  yeniden  gusül  gerekip gerekmeyeceği hususunda: “Tekrar gusül gerekmez”, “ilk guslünden once bevl ettiyse gerekmez değilse gerekir” “her halükârda gusül gerekir” rivayetleri vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/160)

3. GUSÜL

Gusül abdesti alırken ayakların ne zaman yıkanacağı hususunda: “Gusülden ve abdestten sonra ayaklar yıkanır”, “gusülden önce abdest alınır ve ayaklarını yıkanır”, “ayakların yıkanması gerekir ancak gusülden önce veya sonra yıkanması fark etmez” rivayetleri mevcuttur. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/171)

4. HAYZ

Kadınların hayızdan kesilme yaşları hususunda: “50”, “60” yaşında hayızdan kesilir” bir rivâyette ise “acem kadınlar 50, Arap kadınlar ise 60 yaşına kadar hayızdan kesilir” şeklinde görüşler nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/263)

5. NAMAZ

Kıyamda erkeklerin ellerini nerede bağlayacakları hususunda: “Göbeğin altında”, “göbeğin üstünde”, “bu konuda muhayyerdirler” görüşleri vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/334-335)

İmam’a uyan cemaatin kıraat okuyup okumayacağı hususunda: “İster imam açıktan okusun ister gizli okusun cemaatin kıraatta bulunmasına gerek yoktur”, “imam’ın gizli okuduğu namazlarda ve açıktan okuduğu namazların ise vakıf aralarında cemaatin kıratta bulunması müstehaptır”, “Cuma namazı gibi kalabalıktan dolayı cemaatin uzak olup imamın kıraatini duyamamaları durumunda cemaat de kıratta bulunur” görüşleri rivayet edilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/394-395)

Tilavet secdesinin sonunda selam vermenin hükmü hakkında: “Vâcib değildir”, “vâcib olup sağ tarafa vermek yeterlidir”, “her iki tarafa da selam vermek vâcibtir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 1/430)

Namazda fazla rekata kalkan imama cemaatin uyup uymayacağı hususunda: “Cemaat haram olduğunu bile bile imama uyarsa namazları bozulur. Haram olduğunu bilmeden uymuşlarsa namazları makbul olur. İmam fazla namaz kılıyor ve cemaatin uyarılarına uymuyorsa cemaat imamı beklemeden selam verirler”, “istihsanen cemaatin de imamla birlikte kıyama kalkması gerekir”, “imama uymazlar ama imamdan önce de selam vermezler. İmamı bekler ve onun selamıyla selam verirler” rivayetleri vardır. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/15-16)

Kabirde mer’âda, hamamda veya develerin mer’âda dinlendikleri yerlerde namaz kılmanın sıhhati hakkında: “Namaz sahih olmaz”, “pis olmadıkça buralarda namaz kılınabilir” “kabir üzerinde namaz kılmak sahih olmaz” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/47)


Meninin temiz olup olmadığı hususunda: “Temizdir”, “necistir ama azı affedilmiştir”, “azı da çoğu da necistir” rivayetleri gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/62)

Namaz  kıldırırken  abdesti  bozulan  imamın  namazını  nasıl tamamlayacağı hususunda: “Abdest alıp baştan başlar”, “abdest alıp kaldığı yerden devam eder”, “eğer abdesti avret mahallinden (sebîleyn) çıkan bir şey ile bozulduysa baştan başlar, başka bir sebeple bozulduysa kaldığı yerden devam eder” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/69)

Daha faziletli olduğu halde bir özürden dolayı ayakta duramadığı için başka birisine uymuş olan kişinin namaz kılarken özrünün kalkması durumunda  imam’dan  imameti  devralıp  alamayacağı  hususunda: “Devralamaz”, “devralabilir”, “sadece halifeler devralabilir” görüşleri kaydedilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/143-144)

Cemaate rukûda yetişip safa girmeden imama uyan kişinin durumu hakkında: “Hz. Peygamber’in (sas) saf halinde namaz kılınırken saftan ayrı namaz kılmayı yasakladığını bilmiyorsa namazı sahih olur”, “haram olduğunu bilsin ya da bilmesin sahih olur”, “haram olduğunu bilsin ya da bilmesin sahih olmaz” (İbni Kudame, el-Muğni, 2/150) “ görüşleri gelmiştir.

Namaz kılanın kendi önüne çizeceği sütrenin şekli hakkında: “Bu çizgi enine ve hilal şeklinde olmalı”, “çizgi boyuna olmalı”, “enine de boyuna da olabilir” şeklinde üç görüş gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/154)

İmam’ın cenâze namazında fazladan tekbir getirmesi durumunda cemaatin ne yapacağı hususunda: “Cemaat tekbir getirmeden imam’ın selam vermesini bekler”, “7 tekbire kadar imamla beraber tekbir getirirler. 7’den sonra tekbir getirmeyip imam’ın selam vermesini beklerler”, “ cemaat 7’den fazla tekbir getirmesi durumunda imam’ı uyarır” görüşleri mevcuttur. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/324)

6. ZEKÂT

Nisâb miktarına ulaşmaları sebebiyle hububatların birbirlerine karıştırılıp karıştırılmayacağı hakkında: “Hiçbir hububat diğerine katılmaz ve eklenmez bilakis her biri kendi başına hesaplanır”, “cins farkına bakılmaksızın her tür hububat bir diğerine katılabilir”, “buğday arpaya katılabileceği gibi baklagillerin de bazıları bazılarına katılabilir” görüşleri rivayet edilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/458)

7. FITIR SADAKASI
Bir köleye ortak olan bir cemaatin sahip oldukları bu kölenin fıtır sadakasını nasıl verecekleri hususunda: “Ortakların her biri 1 sa’ verir”, “tüm ortaklar toplam 1 sa’ verir”, “her bir ortak yarım sa’ verir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 2/56)

8.ORUÇ

Ramazanın başlangıcında hilalin görülmemesi hususunda: “Hava sisli veya bulutlu olduğu için hilal görülmezse insanlar ihtiyaten o gün oruca başlarlar. İleriki günlerde ay’ın oruca başladıkları gün hilal şeklinde olduğu ortaya çıkarsa tuttukları bu şek günü orucu ramazandan sayılır”, “insanlar imama tabii olurlar”, “oruç tutmaları gerekmez. Tutsalar da şek günü olduğu için ramazandan sayılmaz” şeklinde üç görüş gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/65)

Orucu bozan kusma miktarı hakkında: “Ağız dolusu olursa orucu bozar”, “ağzın yarısını dolduruyorsa bozar”, “kusmanın azı da çoğu da orucu bozma noktasında birdir” görüşleri rivayet edilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/685)

9. HACC

İhramlının başını ve bedenini yağlayıp yağlayamayacağı hususunda: “İhtiyaç halinde kokusu olmayan zeytinyağı veya tahin ile yağlayabilir”, “kokusu olan yağlarla başını ve bedenini yağlayabilir”, “başını hiçbir yağla yağlayamaz ama bedenini yağlayabilir” rivayetleri gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/279)

Kocanın ihramlı iken karısıyla cima yapması durumunda müstehak olacakları ceza hakkında: “Koca kendisi adına 1 kurban keser”, “koca kendisi ve karısı adına olmak üzere 2 kurban keser”, “koca kendisi için karı da kendisi için 1’er kurban keserler” görüşleri mevcuttur. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/238)

Haccı temettû için umreye niyetlenip mîkat mahallinden Mekkeye giren ve yanında kurbanı bulunan kişinin ihramdan ne zaman çıkacağı hususunda: “Umreden sonra hac yapıp tavaf ve sa‘yini yapmadan ihramdan çıkamaz”, “umreden sonra kurbanını keser ve saçını kısaltarak ihramdan çıkar ama tırnaklarına dokunmaz”, “umre bittiğinde hacca 10 günden çok varsa kurbanını keser 10 günden az süre kaldıysa kurban gününü bekler ve o gün kurbanını kestikten sonra ihramdan çıkar” şeklinde görüşler nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/277-278)

Özürsüz olarak binek hayvanı veya insan sırtında tavaf etmenin câiz olup olmadığı hususunda: “Câizdir ama dem gerekir”, “câiz değildir”, “câizdir ve dem de gerekmez” şeklinde görüşler nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/282)

Hacda hayvan öldürmenin cezası hususunda: “Misliyle tazmin, kıymeti ile taam olarak her yoksula 1 müd dağıtma ve her müd yerine 1 gün oruç tutma cezalarından birini tercih etmek gerekir”, “tertibe uyarak once misli ile tazmin etmek, buna güç yetmezse kıymeti ile yoksul doyurmak ve buna da güç yetmezse her 1 müd için 1 gün oruç tutmak gerekir”, “cezalar arasında yoksul doyurmak yoktur. Âyette kaç gün oruç tutulacağını hesaplamak için verilmiştir” görüşleri nakledilmişitr. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/368)

Hacda ikinci defa hayvan öldürmenin cezası hususunda: “Her iki hayvan için 1 keffâret yeterlidir”, “her bir hayvan için 1 keffâret gerekir”, “birincisinin kefareti henüz verilmediyse ikisine 1 keffâret yeter ama birincisinin kefareti verildiyse ikincisi için de 1 keffâret verilmesi gerekir” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 3/370)

10. CİHÂD

Bir topluluğun İmam’ın izni olmadan daru’l-harbe girip oradan ganimet getirmeleri durumunda ganimetin ne yapılacağı hususunda: “1/5’i beytü’l-mala alınır. Kalanı getirenler arasında paylaştırılır”, “hepsi onu getirenlere verilir”, “o topluluğa hiçbir şey verilmez” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/323)

11. CİZYE

Azâd edilmiş köleden cizye alınıp alınmayacağı hususunda: “Cizye alınmaz”, “âzâd eden ister kâfir ister Müslüman olsun cizye alınmaz”, “âzâd eden Müslüman ise cizye alınmaz, kâfir ise alınır” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/352)

12. SAYD ve ZEBÂİH

Kesilecek hayvan veya av köpeği üzerine besmele çekmenin hükmü hakkında: “Unutarak besmelenin çekilmemesinde bir beis yoktur”, “kopek üzerine besmele çekmek şarttır. Kasten veya unutularak terk edilmesi bu hükmü değiştirmez”, “kasten veya hataen besmelenin terk edilmesinde bir beis yoktur” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/372)

Avcının okunu attıktan veya köpeğini gönderdikten sonra avın gözden kaybolması ve avını bulduğunda köpeğinin avın başında olması durumunda avlanan hayvanın etinin helal olup olmadığı hususunda: “Helaldir”, “gündüz ise helal, gece ise haramdır”, “uzun süre kaybolduysa haram, kısa süre kaybolduysa helaldir” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/381)

Su haricinde ki yağ vb. bir sıvıya necaset düşmesinin onu necis kılıp kılmayacağı hususunda: “Sıvı çoksa necaset onu kirletmez, azsa kirletir”, “sıvı çokta olsa kirletmiş olur”, “sirke gibi aslı su olan sıvılar eğer çoksa kirlenmezler ama yağ gibi aslı su olmayan sıvılar necis olurlar” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/419)

13. YEMİNLER

Yeminini unutarak bozan kişinin durumu hakkında: “Talak veya köle âzâdı haricinde bir şey için yemin ettiyse keffaret gerekmez”, “talak ve köle âzâdında da keffaret gerekmez”, “her halükarda yemini bozulmuş olur. Yemin ettiği şeye göre keffaret, talak veya köle âzâdı tahakkuk etmiş olur” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/472)

14. KEFFÂRETLER

Yemin kefareti olarak mükâtep kölenin âzâd edilp edilemeyeceği hususunda: “Âzâd edilebilir”, “âzâd edilemez”, “kitâbet akdi kapsamında efendisine bir ödeme yaptıysa âzâd edilemez ama daha hiç ödeme yapmadıysa âzâd edilebilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 8/517)


MUÂMELÂT

1. BUYۑ

Hadis-i şerifte zikredilen; altın, gümüş, hurma, buğday, tuz ve arpada ribânın tahakkuk etmesindeki iletlerin neler olduğu hususunda: “Altın ve gümüş veznî diğer 4 madde ise keylî oldukları için bunlarda ribâ tahakkuk eder” derken başka bir rivâyette “altın ve gümüşte illet semen olmaları diğer 4 maddede ise gıda olmalarıdır” demiştir. Diğer bir rivâyette ise “altın ve gümüş haricindeki diğer 4 maddede ribâ tahakkuk etmesinin illeti keylî veya veznî birer taam olmalarıdır. Keylî veya veznî olmayan taamlarda ribâ cereyan etmez” demiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 4/6)

2. İCÂRE

Kiracının üzerinde anlaştıkları kiralama ücretine bir ziyade yapıp yapamayacağı hususunda: “Câizdir”, “kiralanan şeyde akitten sonra bir ziyadelik olmuşsa kiracının ücrette fazlalık vermesi câiz olur”, “mal sahibi izin verirse kiracı ücreti fazla verebilir” rivayetleri gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 5/287)

İşçilerin yemeklerinin işverene ait olması şartıyla çalıştırılmalarının caiz olup olmadığı hususunda: “Câizdir”, “süt anneden başkası için câiz olmaz”, “hiç kimse için câiz olmaz” görüşleri mevcuttur. (İbni Kudame, el-Muğni, 5/295)

3. VAKIF

Kişinin malını nesline (furuuna) vakfedip onlardan kimse kalmazsa miskinlere vakf devam etsin dememesi ve zamanla neslinden kimsenin kalmaması durumunda vakfedilen şeyin ne olacağı hususunda: “Vâkıfın vârislerine intikal eder”, “en yakın asâbelerine intikal eder”, “Beytü’l-Mala kalacağı” şeklinde görüşler gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 5/371-372)

4. HİBE

Karının kocasına yaptığı hibeden rucû edip edemeyeceği hususunda: “Rucû edebilir”, “rucû edemez”, “kocasının korkusundan ona hibe ettiyse rucû edebilir, gönül rızası ile hibe ettiyse rucû edemez” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 5/406-407)

5. VASİYET

Vârise vasiyet etme hususunda: “Vârise vasiyet yoktur”, “varies vasiyet bâtıl olmakla birlikte diğer vârislerin icazet vermesi ile ufak bir hediye verilebilir”, “diğer vârislerin icazet vermesi ile vârise vasiyet câiz olur” şeklinde üç görüş gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/6)

Bir adamın isimleri aynı olan kölelerinden birisi için “ölümümden sonra falan isimli kölem hürdür ve ona 200 dirhem verin” demesi ve hangisini kastettiğini belirtmemesi durumunda vasiyete muhatap kölenin nasıl belirleneceği hususunda: “Aralarında kur’a çekilir ve kur’ada çıkan hür olur ama 200 dirhem verilmez”, “kur’ada çıkan hem hür olur hem de 200 dirhem verilir”, “biri Müslüman biri değilse Müslüman olan hür olur” görüşler gelmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/78)

Malının 1/3’ünü hayır işlerine sarf edilmesini vasiyet eden kişinin malının nerelere sarf edileceği hususunda: “Malının 1/3’ü 3’e bölünerek 1 hissesi cihad’a, 1 hissesi yakınlara ve 1 hissesi de hac için sarfedilir”, “gaza her  şeyden  önce  gelir”,  “esirlerin  fidyesine  harcanır”  görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/87)

Ölen mürtedin geride bıraktığı malın kime verileceği hususunda: “Beytü’l-mala fey’ olur”, “Müslüman vârislerine kalır”, “İslam’dan sonra seçtiği dinde vârisleri varsa onlara verilir, yoksa beytü’l-mâla fey’ olur” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/207-208)

Anne karnındaki çocuğun mirastaki durumu hakkında: “Çocuğun doğduğunda hayat belirtisi olarak bağırması gerekir”, “bir ses, hareket, süt emme vb. bir şeyle hayatta olduğunun anlaşılması gerekir”, “çocuk, doğum vaktinden evvel düşük olarak ta doğmuş olsa hayat belirtisi olarak bağırması, hapşırması veya ağlaması gerekir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/218-219)

6. ŞEHÂDÂT

Çocuğun usûlüne, anne ve babanın ise furuuna şehâdetlerinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda: “Usûl ve furu’ ilişkisi olan insanların birbirlerine şehâdetleri kabul edimez”, “oğlun babaya şehâdeti kabul edilir fakat babanın oğla şehâdeti kabul edilmez”, “kendisinde suçlama olmayan; nikâh, talak, kısas ve mal paylaşımı gibi davalarda her iki tarafında birbirlerine şehâdetleri kabul edilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 9/138-139)

7. DA’V ve BEYYİNÂT

Bir kişinin başkasının elinde bir malının olduğunu iddia ederken karşı tarafın iddiayı reddetmesi ve her iki tarafın da delillerinin bulunması durumunda nasıl hükmedileceği hususunda: “Müddeî’nin deliline göre hükmedilir”, “müdde‘â aleyhi’nin deliline göre hükmedilir”, “müdde‘â aleyhi’nin delilinin o şeyin onun elinde doğduğuna, satın aldığına, dokuduğuna veya tarihinin daha eski olduğuna işaret etmesi gerekir. Aksi takdirde müddei’nin delili esas alınır” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 9/199)


MÜNÂKEHÂT ve MÜFÂRAKÂT

1. NİKÂH

Kadının câriyesini evlendirmede kimin velâyete ehak olduğu hususunda: “Kadının izin vereceği kişi câriyeyi evlendirir”, “kadının velisi câriyenin de velisi olur”, “kadın câriyesini kendisi evlendirir” görüşleri nakledilmiştir. Karının Hıristiyanlık ve Yahudilik haricinde başka bir dine girmesi durumunda nikâhın sıhhati hususunda: “İslam’dan başka din kabul edilmez”, “İslam dini veya eski dinine dönüşü kabul edilir”, “İslam dinine girmesi, eski dinine dönmesi veya kocasının razı olacağı bir dine girmesi kabul edilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/417)

Karının kocasının innîn olduğunu iddia etmesi durumunda nasıl hükmedileceği hususunda: “Kocasına bir şeyin üzerine meni çıkart getir denir. Çıkarırsa kocanın sözüne itibar edilir”, “yemin etmesi ile kocanın sözüne itibar edilir”, “yemin etmesi ile karının sözüne itibar edilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/476-477)

2. MEHİR

Karıya mihir yerine mut‘a verilecek durumlarda mut‘a olarak ne verileceği hususunda: “Kocanın maddi durumuna göre bir şey verilir”, “mut‘a miktarının takdiri hâkime bırakılır” “mihr-i misl’in yarısı verilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/507)

Akitten sonra halvet olduğu halde karı ve kocanın her ikisinde zifafa mani oruç, ihram, hayız ve nifas gibi hallerin bulunmasının talaktan sonra verilecek mehirin miktarına etkisi hususunda: “Her halükârda tam mehir gerekir”, “mehir tam olmaz”, “zifafa mani oruç ramazan orucu harici bir oruç ise mehir tam olur ramazan orucu ise tam olmaz” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/514)

Velisinin zifaftan önce boşanan kadının yarım mehrini onun adına kocasına bağışlayıp bağışlayamayacağı hususunda: “Velî, ister kadının babası olsun ister başkası, kadın ister çocuk olsun ister büyük onun namına kocasına mihri bağışlayamaz”, “yarım olan mehri kadının velisi olan babası kocasına bağışlayabileceği gibi kocada kendisinde kalan mehrin diğer yarısını da boşadığı karısına bağışlayabilir”, “babası bağışlayamaz ama karı boşandığı kocasına, koca da boşadığı karısına bağışlayabilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 6/516-517)

3. TALÂK

Sarhoşun boşamasının geçerli olup olmadığı hususunda: “Geçerlidir” “geçerli değildir”, “ashab-ı kiram bu hususta ihtilaf etmişlerdir” deyip susmuştur. (İbni Kudame, el-Muğni, 7/78)

Kocanın karısına sen 1 bain talakla boşsun veya 1 bât talakla boşsun demesi durumunda: “1 ric’i talak vaki olur”, “1 bain talak vaki olur”, “eğer bat talakla boşayıp kararı karısının eline verdiyse karısına dönmek istediği zaman mihrini arttırır” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 7/89)

4. ZIHÂR

Karının kocasına “sen bana babamın sırtı gibisin” demesi neticesinde zıhâr vaki olmadığı halde nasıl bir cezanın gerekeceği hususunda: “Zıhâr kefareti gerekir”, “zıhâr kefareti gerekmez”, “yemin kefareti gerekir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el-Muğni, 7/256)

5. İDDET

Câriyenin iddetinin ne kadar süre olduğu hususunda: “45 gün “2 ay” “3 ay” şeklinde üç görüş nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 7/307)

Kocası ölen ümmü’l-veled’in başkası ile evlenmek için ne kadar iddet bekleyeceği hususunda: “1 tam hayız görüp bitirene kadar”, “4 ay 10 gün vefat iddeti bekler” “2,5 ay (75 gün) bekler” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 7/333)

6. RAD‘

Çocuğun süt emdiğine dair kaç şahidin bulunması gerektiği hususunda: “Kendisine güvenilen 1 kadın şahit yeter” “2 kadın şahit gerekir” “yemin etmesi şartıyla 1 kadın yeter” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 7/372)


UKÛBÂT

1. İRTİDÂT

Birisine “yâ lûtî” diyenin “bununla muhatabımın lût kavmine mensup  olduğunu  kastettim”  demesi  durumunda  had  uygulanıp uygulanmayacağı hususunda: “Kazf haddi gerekir” “had gerekmez”, “kızgınlık anında söylediyse had gerekir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/152)

2. HIRSIZLIK

Hırsızın, suçu delil ile sabit olduğu halde “bu benim malımdı ve ondaydı, bana hibe etmişti, almama izin vermişti” vb. şeyler söylemesi durumunda nasıl hükmedileceği hususunda: “Mal sahibine yemin ettirilir. Yemin ederse hadd uygulanmaz. Zira şüphe vardır” “mal sahibi yemin etmezse aleyhine hükmedilir ve hırsızın iddiası kabul edilir”, “hırsız hırsızlık ile meşhur ise hadd uygulanır aksi halde uygulanmaz” görüşleri
nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/197)

3. İÇKİ İÇME

Ta‘zir cezasının had cezasını geçip geçemeyeceği hususunda: “20 sopayı geçemez”, “had cezasının alt sınırına ulaşamaz”, “bir suça ta‘zir cezası verilecekse bu ta‘zir o suçun had cezasına ulaşamaz, buna mukabil başka bir suç türünün had cezasına ulaşabilir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/224)



1-"AHMED  B. HANBEL’DEN  NAKLEDİLEN  FARKLI GÖRÜŞLER (EL-MUĞNΠ ÖRNEĞİ)" isimli akademik bir çalışmadan alıntıdır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1238
  • Değerlendirme Puanı: +15/-0
AHMED b. HANBEL’DEN GELEN DÖRT’LÜ GÖRÜŞLER

İBÂDÂT

1. NAMAZ

Üzerinde kaza borcu olduğu halde vaktin namazına erişen kişinin önce hangisini eda edeceği hususunda: “Vakit ister dar ister geniş olsun once kazaya kalmış namazı kılar”, “vaktin namazını kılmak için vakit genişse önce kazaya kalmış namazı kılması, vakit dar ise önce vaktin namazını kılması gerekir”, “tertibe uyarak vaktin namazının çıkacağına kanaat ettiği ana kadar kazaya kalmış namazını kılar. Bu arada vaktin namazını vakit çıkmadan eda edip kaza namazına kaldığı yerden devam eder”, “cemaat vaktin namazını kılıyorsa onlarla kılar ki bu kaza yerine geçmiş olur. Cemaat dağıldıktan  sonra  kendi  başına  vaktin  namazını  kılar”  görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 1/422-423)

Seferi olan kişinin namazını kaç rekat kılacağı hususunda: “bu konuda susmuştur”, “namazını tam kılar”, “dilerse 2 dilerse 4 rekat tam kılar”, “namazını kısaltması daha faziletlidir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 2/170-171)

2. CİHAD

Mücahit’in bindiği atın melez olması durumunda ganimetten alacağı pay hususunda: “1 pay verilir” “Arap cinsi atın aldığı gibi 2 pay alır”, “eğer Arap cinsi at kadar kabiliyetli ise onun kadar pay alır”, “Arap olmayan ata ganimetten pay verilmez” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/280)

3. SAYD ve ZEBÂİH

Kiliseler, bayramlar ve Allah harici ilahlar için kesilen hayvanların etlerini yemenin helal olup olmadığı hususunda: “Haramdır”, “helaldir”, “kilise ve bayramlar için kesildiyse helal, Mesih adına kesildiyse haramdır”, “kesen kişi Müslüman ise helaldir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/391)

Başkasına ait olan ağacın meyvesinden sahibinin izni olmadan yenilip yenilemeyeceği hususunda: “Kişi aç ise ve bahçenin de duvarı yoksa yiyebilir”, “aç olmasa da duvar yoksa yiyebilir”, “misâfir duvar da olsa yiyebilir”, “ağacın altına düşen meyve yenilebilir ama ağaçtan koparılamaz” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 8/411)


MÜNÂKEHÂT ve MÜFÂRAKÂT

1. NİKÂH

Hür olan kadını evlendirmede kimin velâyete daha ehak olduğu hususunda: “Baba ve babanın babaları oğuldan ehaktır”, “oğul babanın babasından önce gelir”, “kardeş Babanın babasından önce gelir”, “kardeş ve babanın babası eşittir” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 6/319-320)

Kocanın karısına “sen bana haramsın” demesi hususunda: “Yemin sayılır”, “talak sayılır”, “zıhâr sayılır”, “niyetine bakılır. Eğer talak kastettim der ve talak lafzını lâm-ı ta‘rifle söylediği anlaşılırsa 3 talak vaki olur ama talak lafzını lâm-ı ta‘rifsiz nekre olarak sarf ettiği anlaşılırsa 1 talak vaki olur. Yemin kastettim derse yemin sayılır” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 7/105-106)

2. İDDET

Kocası ölen âdetten kesilmiş ümmü’l-veled’in başkası ile evlenmek için ne kadar iddet bekleyeceği hususunda: “1 ay iddet bekler”, “1,5 ay (45 gün) bekler”, “2 ay bekler”, “3 ay bekler” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 7/335)
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1238
  • Değerlendirme Puanı: +15/-0
AHMED B. HANBELDEN GELEN BEŞ’Lİ GÖRÜŞLER

İBÂDÂT

1. HAYZ

İlk defa hayız kanı gören bir kızın kaç gün hayızlı sayılacağı hususunda: “1 gün 1 geceden sonra yıkanır ve her namaz vakti için abdest alarak namazlarını kılar ve orucunu tutar. Kan tamamen kesilene kadar böyle yapmaya devam eder. 3 ay boyunca hep böyle yapar. 3 ay içinde ortalama kaç gün hayız gördüyse bu onun hayız sınırı olur”, “6 veya 7 gün bekler”, “ihtiyaten ilk zikrettiğimiz görüşe göre amel etse de sonraki zikrettiğimiz görüşle amel etmesi de câizdir”, “annesinin, kız kardeşinin, hala veya teyzesinin hayız müddetine göre bekler”, “nihaî hayız müddetini bekler” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 1/239-240)


MUÂMELÂT

1. ÜMMܒL-VELED

Başkasına ait iken kendisiyle evlenip hamile bıraktığı câriyeyi daha sonra satın alan kişinin elinde, câriyenin doğum yapması ile ümmü’l-veled olup olmayacağı hususunda: “İster hamile iken isterse doğum yaptıktan sonra satın almış olsun fark etmez, ümmü’l-veled olur”, “doğurduktan sonra satın almış olması konusunda susmuş”, “doğurduktan sonra satın aldıysa ümmü’l-veled olmaz”, “hamile iken satın aldıysa ümmü’l-veled olur”, “hamile iken satın aldıysa ümmü’l-veled olmaz” görüşleri nakledilmiştir. (İbni Kudame, el Muğni, 9/380)
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
6 Yanıt
6069 Gösterim
Son İleti 07.07.2019, 15:40
Gönderen: Uhey
16 Yanıt
6008 Gösterim
Son İleti 20.06.2015, 03:29
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
2504 Gösterim
Son İleti 25.06.2015, 10:29
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
2031 Gösterim
Son İleti 01.09.2015, 15:29
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
3007 Gösterim
Son İleti 24.05.2016, 18:06
Gönderen: Uhey