Darultawhid

Gönderen Konu: ABDULAZİZ BİN SUUD'DAN MEKTUP  (Okunma sayısı 938 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Osman

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
  • Değerlendirme Puanı: +1/-0
ABDULAZİZ BİN SUUD'DAN MEKTUP
« : 13.08.2018, 22:15 »

بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Şeyh Abdulaziz b. Suud (rahimehullah)

Ed-Durerü's-Seniyye fi'l-Ecvibeti'n-Necdiyye Türkçe baskı Varakat Yayınları 1.cilt sayfa 279-282



Abdulaziz b. Suud’dan, el-Mihlâfu’s Süleymânî bölgesinden bu mektubu gören herkese... Allah bizi de onları da hak ve hidayet yoluna iletsin. Bizi de onları da şirk ve sapıklık yolundan uzak tutsun. Bizi de onları da, kendilerine inayette bulunduğu kimselerin izinden gitmeye irşad etsin.

Bundan sonra: Bu mektubun yazılmasının sebebi şudur: Şerif Ahmed yanımıza geldi. Bizim üzerinde bulunduğumuz şeye şahit oldu. Üzerinde bulunduğumuz şeyin doğruluğu onun yanında anlaşıldı. Bundan sonra, bizden, Allah’m hiç kimseden kendisinden başka bir din kabul etmeyeceği İslam Dini’ni öğrenmeniz için, şüpheleri ortadan kaldıracak bir risale kaleme almamızı rica etti.

 Allah size rahmet etsin. Bilin ki, Allah (subhânehû ve teâlâ), peygamberlerin gelmesinin kesintiye uğradığı bir dönemde Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i göndermiş, O’nun vesilesiyle insanları mükemmel dine, eksiksiz şeriate iletmiştir. Bu şeriatin içinde yer alan en büyük ve en Önemli husus ise; ibadeti ortağı bulunmayan Allah’a has kılmak ve şirkten sakındırmaktır. Bu noktayı biraz açacak olursak: İbadet, Allah (subhânehû ve teâlâ)’nın mahlûkatı kendisi için yarattığı gayedir. Kur’an da onun faziletine delalet etmektedir. Nitekim

Allah (subhânehû ve teâlâ) şöyle buyurmaktadır:

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” (Zariyat, 56),

“Onlar ancak tek bir ilaha ibadet etmekle emrolunmuşlardı.” (Tevbe, 31),

“Andolsun, biz her ümmete ‘Allah’a ibadet edin ve tâğuttan kaçının’ diye bir peygamber gönderdik.” (Nahl, 36)


İbadeti Allah’a has kılmak, ibadetin her çeşidini yalnızca tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’a yönelmek demektir. Şöyle ki: Allah’tan başkasına dua edilmez. Allah’tan başkasından istiğâsede bulunulmaz. Allah’tan başkası için kurban kesilmez. O’ndan başkasından korkulmaz ve umulmaz. O’nun katında olanların dışında hiçbir şeye rağbet edilmez ve hiçbir şeyden çekinilmez. O’ndan başkasına hiç bir konuda tevekkül edilmez. Bu zikredilen şeyleri yalnızca Allah hak etmektedir. Bu sayılanlardan hiç bir şey, ne mukarreb bir meleğe, ne gönderilmiş bir nebiye ne de bir başkasına yönlendirilemez. İşte bu ulühiyet tevhidinin ta kendisidir. İslam bunun üzerine bina edilmiştir. Müslüman kâfirden bununla ayrılır. Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmenin manası da budur.

Allah (subhânehü ve teâlâ) bize bunu bilmeyi lütfettikten sonra ve biz bunun resullerin dini olduğunu bildikten sonra, ona tabi olduk ve insanlan ona davet etmeye başladık. Değilse biz de bundan önce Allah’a şirk koşmak, kabirdekilere ibadet etmek, onlardan istiğâsede bulunmak, onlara kurbanlar sunarak Allah’a yaklaşmaya çalışmak ve onlardan ihtiyaçların giderilmesini talep etmek gibi bugün insanların çoğunun üzerinde bulunduğu şey üzere idik. Ayrıca bunların dışında çeşit çeşit hayâsızlıkları ve münkerleri işler, haram kılınan şeyleri irtikâp eder, namazları ve İslam’ın şiarlarını terk ederdik. Ta ki Allah (subhânehü ve teâlâ), hakkı, ortadan kaybolduktan sonra tekrar ortaya çıkardı. Hakkı, izleri kaybolduktan sonra tekrar diriltti. Bunu Şeyhulislam’ın eliyle yaptı. Onunla insanlardan dilediğini hidayete iletti.

O, Şeyh Muhammed b. Abdulvehhab’dır. Allah onun ahirette varacağı yeri güzel eylesin. O, önünden ve arkasından batılın gelemeyeceği, Hakîm ve Hamid olan Allah’ın katından indirilmiş olan, Allah’ın şerefli kitabından deliller vererek, bize hakkın ve doğrunun ne olduğunu gösterdi.

Bize, üzerinde bulunduğumuz şeyin, insanların çoğunun dininin, yani salihlere ve diğer varlıklara itikat etmenin, onlara dua etmenin, onlara kurbanlar keserek yaklaşmaya çalışmanın, onlara adak adamanın, zor durumlarda onlardan istiğâsede bulunmanın ve onlardan ihtiyaçların görülmesini istemenin; Allah’ın kendisinden sakındırdığı, kendisini işleyen kimseye en ağır tehditlerde bulunduğu, kitabında kendisini -tevbe edilmesi durumu hariç-!bağışlamayacağını söylediği büyük şirk olduğunu beyan etti.

Allah (subhânehû ve teâlâ) şöyle buyurmaktadır:

“Şüphesiz Allah kendisine şirk koşulmasını bağışlamaz. Bundan başkasını (günahları) dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa, 48),

“Şüphesiz kim Allah’a şirk koşarsa, Allah ona cenneti haram kılar ve onun varacağı yer de cehennemdir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur.” (Maide, 72),

“Onlara dua etseniz sizin duanızı duymazlar. Duysalar bile size karşılık veremezler. Kıyamet gününde de sizin şirkinizi inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse Habîr olan Allah gibi haber veremez.” (Fatır, 14)


Allah’tan başkasına dua etmenin büyük şirk olduğunu bildiren ayetler çoktur, açıktır ve herkes tarafından bilinmektedir.

Evet, durumu anladığımız zaman, üzerinde bulunduğumuz şirki, Allah’ın kitabındaki, Resulü’nün sünnetindeki, ümmetin kavrayışlarının doğruluğu üzerinde icma ettiği dev âlimlerin sözlerindeki açık nasları ve göz kamaştırıcı delilleri inkâr ettiğimizi gördüğümüz zaman anladık ki: Önceden üzerinde bulunduğumuz ve kendisini din edindiğimiz şey, Allah’ın kendisinden sakındırdığı büyük şirktir. Allah (subhânehü ve teâlâ) ancak kendisine dua etmemizi emretmiştir. Nitekim O şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz mescitler Allah’ındır. Öyleyse Allah ile beraber kimseye dua etmeyin.” (Cinn, 18),

“Gerçek dua O’na yapılır.” (Ra’d, 14),

“Allah’ın dışında kendisine kıyamet gününe kadar hiçbir karşılık veremeyecek kimselere dua eden kimseden daha sapık kim vardır? Onlar, onların dualarından da habersizdirler. İnsanlar (kıyamet günü) toplandıktan zaman (dua ettikleri kimseler) onlara düşman olurlar ve onların ibadetlerini reddederler.” (Ahkaf, 5-6)


Allah size rahmet etsin. Bunu bildikten sonra şunu da bilin: Bizim Allah’ın huzurunda din edindiğimiz şey; ibadeti Allah’a has kılmak, şirkten sakınmak, namazları cemaatle kılmak ve İslam’ın bunun dışındaki rükünlerini yerine getirmek, iyiliği emredip kötülükten sakındırmaktır. İnsanlar arasında basiret ve anlayış sahibi olan, derin düşünen kimselere, bu zikrettiklerimizin Rasulullah’ın getirdiği dinin ta kendisi olduğu gizli kalmaz. Nitekim Allah (subhânehü ve teâlâ) şöyle buyurmaktadır:

“Kim İslam’dan başka bir din ararsa, bu ondan kabul edilmez.” (Ali İmran, 85),

“Bugün sizin dininizi kemale erdirdim. Size olan nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum.” (Maide, 3)


Kim bunları kabul eder ve bunlarla amel ederse, bu onun hem dünyadaki hem de ahiretteki bahtı olur. İslam Dini ne güzel talihtir. Kimde bunlardan yüz çevirir, kibirlenerek geri durur, ışığını ve parıltısını gördükten sonra Allah’ın hidayetini kabul etmezse, onu bu yaptığından sakındırırız ve onunla savaşırız. Allah (subhânehû ve teâlâ) şöyle buyurmaktadır:

“Onlarla, fitne kalmayıncaya, din tamamen Allah’ın oluncaya kadar savaşın.” (Enfal, 39)


Size nasihat içeren bu mektubu göndermemizin sebebi, üzerimizdeki davet sorumluluğunu yerine getirmektir. Allah (subhânehü ve teâlâ) şöyle buyurmaktadır:

“De ki: Bu benim yolumdur. Ben ve bana tabi olanlar basiret üzere Allah’a davet ediyoruz. Allah bütün noksan sıfatlardan münezzehtir. Ben müşriklerden değilim” (Yusuf, 108)


Allah’ın salâtı Muhammed’in üzerine olsun.
İbni Teymiyye (rahimehullah) Mecmû'u'l-Fetâvâ (1/54) adlı eserinde şöyle der:

Allah’u Teâlâ Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’i en üstün din ve yaşam tarzı ile göndermiştir. Onunla bütün küfür türlerini ve bid’atleri boşa çıkarmıştır. O’na kitapların ve haberlerin en üstününü indirmiştir. O’na verdiği kitabı ondan önceki semâvî kitapların koruyucusu yapmıştır. O’nun ümmetini, insanlar için çıkarılmış iyiliği emreden, kötülüğü yasaklayan ve Allah’a iman eden en hayırlı ümmet yapmıştır. Bu ümmet yetmiş ümmete bedeldir. Bütün ümmetlerin en hayırlısı ve Allah katında en değerlisidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
2443 Gösterim
Son İleti 28.08.2018, 02:06
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1996 Gösterim
Son İleti 27.09.2016, 23:59
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1480 Gösterim
Son İleti 09.12.2017, 03:25
Gönderen: İbn Teymiyye
0 Yanıt
921 Gösterim
Son İleti 11.09.2018, 16:03
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
1043 Gösterim
Son İleti 24.09.2018, 18:28
Gönderen: Teymullah