Tevhide Davet

PEYGAMBER ﷺ'İN FİCAR SAVAŞINA İŞTİRAK ETMESİ VE TAĞUTA ASKERLİĞE DAİR BİR ŞÜPHE

Başlatan Tevhîd Müdafaası, 14.12.2022, 13:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tevhîd Müdafaası

Alıntı Yappeygamber sallallahu aleyhi və səlləm ficar savaşında savaşmıştırmı?

Bismillâh. Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Ficâr Savaşı'na katılmasıyla alakalı şu nakillere siyer kitaplarında yer verilmiştir:

«سيرة ابن هشام ت طه عبد الرؤوف سعد» (1/ 170):
«الرسول -صلى الله عليه وسلم- يشهد القتال وهو صغير: وَشَهِدَ رَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- بَعْضَ أَيَّامِهِمْ، أَخْرَجَهُ أَعْمَامُهُ مَعَهُمْ، وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ‌كُنْتُ ‌أنَبِّلُ ‌على ‌أعمامي، أي أردّ عنهم نَبْلَ عدوِّهم، إذا رموهم بها.
سن رسول الله -صلى الله عليه وسلم- في هذه الحرب: قَالَ ابْنُ إسْحَاقَ: هَاجَتْ حَرْبُ الفِجَار، وَرَسُولُ اللَّهِ -صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ- ابْنُ عِشْرِينَ سنة»
"Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem, Küçükken Savaşa Şahit Oldu

Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem onların (Ficâr'ın) bazı günlerine şahit olmuştu. Amcaları onu yanlarında götürmüştü. Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Amcalarım için ok taşırdım." Yani düşmanları ok attığında, attıkları okları amcalarıma veriyordum.

Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Bu Savaştaki Yaşı

İbnu İshâk dedi ki: Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem yirmi yaşlarındayken Ficâr harbi meydana geldi."
1


«الطبقات الكبرى ط العلمية» (1/ 102):
«[قَالَ رَسُولُ اللَّهِ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - وَذَكَرَ الْفِجَارَ فَقَالَ: قَدْ حَضَرْتُهُ مَعَ عُمُومَتِي وَرَمَيْتُ فِيهِ بَأْسَهُمٍ ‌وَمَا ‌أُحِبُّ ‌أَنِّي ‌لَمْ ‌أَكُنْ ‌فَعَلْتُ] . فَكَانَ يَوْمَ حَضَرَ ابْنَ عِشْرِينَ سَنَةً. وَكَانَ الْفِجَارُ بَعْدَ الْفِيلِ بعشرين سنة»
"Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Ficâr'ı zikrettiğinde şöyle buyurmuştur: Ben Ficâr savaşına amcalarımla beraber katıldım. O savaşta ok attım. Bunu yapmamış olmam benim için sevimli olmazdı. Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Ficâr'a katıldığında yirmi yaşındaydı. Ficâr ise Fil olayından yirmi sene sonra oldu."2

«السيرة الحلبية = إنسان العيون في سيرة الأمين المأمون» (1/ 185):
«وقيل لم يقاتل صلى الله عليه وسلم في فجار البراض، وعليه اقتصر في الوفاء: أي لم يرم فيه بأسهم، بل قال: «كنت أنبل على أعمامي» أي أرد عليهم نبل عدوهم إذا رموه.
وقد يقال: لا مخالفة، لأنه ليس في هذه العبارة أنه لم يرم، بل فيها أنه كان ينبل. ويجوز أن يكون أغلب أحواله صلى الله عليه وسلم ذلك أي أنه كان ينبل: أي يرد النبل، فلا ينافي أنه رمى في بعض الأوقات بأسهم»
"Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Berrâd Ficârı'nda savaşmadığı söylenmiştir. Vefâ'da bu kadarıyla iktifa etmiştir, yani Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem o savaşta ok atmadı. Aksine şöyle dedi: "Amcalarım için ok taşırdım," Yani düşmanları ok attığında, attıkları okları amcalarıma veriyordum. Şöyle de denilebilir: Burada bir çelişki söz konusu değildir. Zira bu ibarede onun ok atmadığına dair bir şey bulunmamaktadır. Aksine ok taşıdığı geçmektedir. Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in çoğunlukla ok taşımış olması caizdir. Bu ise bazı vakitlerde ok atmış olduğunu nefyetmez."3

Hakîm bin Hizâm Radiyallâhu Anh, Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Ficâr Savaşı'na katıldığını gördüğünü söylüyor.4

Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Ficâr Savaşı'na katıldığında yaşı on dört5, on beş6, yirmi7 olduğu kaynaklarda geçmektedir, yani henüz peygamberlik verilmeden önce vuku bulmuştur.

Görüldüğü üzere Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in Ficâr Savaşı'na katıldığına dair rivayetler siyer kaynaklarında yer almakta olup hadis kaynaklarında bulunmamaktadır. Bu sebeple hadis kaynaklarında geçen rivayetlerin tabi tutulduğu tetkike tabi tutulmamıştır. Dolayısıyla bu rivayetler sıhhati hususunda ilmî tetkike muhtaçtır. Vallâhu A'lem.

Soruyu sorma sebebinizi belirtmemişsiniz. Lakin Ficâr Savaşlarının günümüzdeki tağuta askerlik yapmaya delil olabileceğini ileri sürenler vardır. Ancak Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem ne küfrü yüceltmek için ne de tağuta hizmet etmek için yapılmış bir savaşta bulunmamıştır. Eğer siyer kitaplarında geçen bu olay gerçekten vuku bulduysa, nakiller bize, onun sadece kabileler arasında vuku bulan savaşta yer aldığını göstermektedir. Dolayısıyla bu, tağutî sistemlerin küfrü ayakta tutmak için kurduğu ordulara iştirak etmeye delil teşkil etmemektedir. Böyle bir iddiada bulunan kimseler âlimlerden kendilerine delil olabilecek nakiller getiremezler. Böyle iddiaları ancak din hususunda ilim sahibi olmayan cahil kimseler dile getirir. Ficâr Savaşı gibi kabileler arası çıkan bir kavga sebebiyle yapılan savaşlar ve tarihî gerçekliği olup olmadığı kesin olmayan bir olayı, tağuta askerlik gibi büyük küfür olan bir meseleye istisnaî bir hüküm kılmak, bu insanların cehaletinin hangi radde ulaştığını göstermektedir.

Tarihi gerçekliği olduğunu varsaysak bile böyle bir savaşa iştirak eden kimse içerisinde bulunduğu durum ve niyetine göre değerlendirilir. Eğer kişi zarurî hâllerde savaşa iştirak ederek nefsi müdafaa yapıyorsa, bu yaptığı onun için caizdir. Eğer kişi kavim taassubu güderek cahiliyye taassubu sebebiyle kavmiyetçilik gibi batıl bir dava uğruna savaşıyorsa, bu haramdır. Küfrü ayakta tutmak yahut tağutları güçlendirmek için ya da küfrî bir dava uğruna savaşan kişinin ameli ise küfürdür.

Allâh Rasûlü'nün risaletten önce şirk ve şirki ayakta tutma savaşı olmayan, sıradan bir kabile savaşı olan Ficâr Savaşı'na katılmasını tağutun ordularına katılan kimselerin kafir olmayacağına delil getirilmesi ilmî usullere açık muhalefet ve büyük bir cehalettir. Ficâr Savaşları ile alakalı haber hadis kitaplarında değil siyer kitaplarında geçmekte ve varlığı tartışmalıdır. Böyle bir rivayet usul açısından delil olarak alınamaz. Hiçbir ehli sünnet alimi bu rivayetleri delil olarak kullanmamıştır. Günümüzde ehil olmadığı konularda konuşan birtakım cahiller Ficâr Savaşları ile alakalı rivayeti tağutun ordusuna katılanların kâfir olmayacağını ispat etmek için kullanmaktadır. Bu gibi rivayetler ne fıkıhta ne de akide de delil olmaz. Vallâhu a'lem!



1- İbnu Hişâm, Siyer, thk: Abd'ur Ra'ûf, 1/170; ayrıca bkz. Suheylî, er-Ravd'ul Enf, Dâru İhyâ'it Turâs'il Arabî, 2/149; İbnu Kesîr, el-Bidâye ve'n Nihâye, Dâru Hecr, 3/453; Zehebî, Târih'ul İslâm, Dâr'ul Kitâb'il Arabî, 1/61.

2- İbnu Sa'd, et-Tabakât'ul Kubrâ, İlmiyye, 1/102; ayrıca bkz: İbn'ul Cevzî, el-Muntazam, 2/298; İbnu Seyyid'in Nâs, Uyûn'ul Eser, 1/59-60; Alâ'ud Dîn Moğoltay, el-İşâra, sf. 78.

3- Nur'ud Dîn Halebî, es-Sîra, 1/185-186.

4- Muhammed bin Habîb, el-Munemmak, sf. 180.

5- İbnu Hişâm, Siyer, 1/168; Diyâr Bekrî, Târîh'ul Hamîs, 1/255, 259; Halebî, es-Sîra, 1/185.

6- İbnu Hişâm, Siyer, 1/168; Diyâr Bekrî, Târîh'ul Hamîs, 1/259.

7- İbnu Sa'd, et-Tabakât'ul Kubrâ, İlmiyye, 1/102.
قَالَ ابْنُ عَقِيل رَحِمَهُ اللهُ: «إذَا أَرَدْت أَنْ تَعْلَمَ مَحَلَّ الْإِسْلَامِ مِنْ أَهْلِ الزَّمَانِ فَلَا تَنْظُرْ إلَى زِحَامِهِمْ فِي أَبْوَابِ الْجَوَامِعِ، وَلَا ‌ضَجِيجِهِمْ فِي الْمَوْقِفِ بِلَبَّيْكَ، وَإِنَّمَا اُنْظُرْ إلَى مُوَاطَأَتِهِمْ ‌أَعْدَاءَ الشَّرِيعَةِ.»
İbnu Akîl Rahimehullâh dedi ki: "Zamane insanlarda İslam'ın yerini bilmek istersen, camilerin kapısındaki izdihamlarına ve mevkıfte Lebbeyk diye bağırtılarına bakma! Yalnızca onların şeriat düşmanlarıyla uzlaşmalarına bak!" (İbnu Muflih, el-Âdâb'uş Şerîa, 1/237)

🡱 🡳

Benzer Konular (2)