Darultawhid

Gönderen Konu: ÇOCUK EĞİTİMİ  (Okunma sayısı 351 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Abduselam

  • Newbie
  • *
  • İleti: 6
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
ÇOCUK EĞİTİMİ
« : 18.09.2019, 21:31 »
Selam aleyküm uzun zamandır sitenizi takip ediyorum oldukça faydalı makaleler içeriyor Allah amacınıza muafak eylesin ya ben görmedim yada konu açılmamış 0 15 yaş çocuk eğitim metodu ile ilgili bir makale yazmanız mümkün mü selam ve dua ile

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1769
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Ynt: Çocuk eğitimi
« Yanıtla #1 : 20.09.2019, 03:32 »
Bismillahirrahmanirrahim. Ve aleykum. Önemli bir meseleyi sormuş olmanıza rağmen maalesef zaman darlığından dolayı talebinize yeterli bir karşılık veremeyeceğiz. Çocuk eğitimi konusuna bir makale yetmez, bu konu belki kitaplık hacimde bir çalışma gerektirmektedir, bundan dolayı günümüzde bu hususta müstakil kitaplar neşredilmekte veya birtakım davetçiler tarafından uzun kaset serileri yapılmaktadır. Lakin buna rağmen bu hususta bir ilerleme sağlanamamakta ve misallerini sıkça gördüğümüz üzere İslamcı geçinen, bu uğurda mücadele ettiğini ileri süren çoğu kimsenin çocuklarının anne babalarının (hak veya batıl) davasıyla bir alakası olmadığı görülmektedir. Zira çocuk eğitmenin yolu, öncelikle kişinin kendisini eğitmesinden geçmektedir. Kendi nefsini terbiye etmemiş bir ferdin çocuğunu terbiye etmesi beklenemez. Bu kimse, kendisi İslam ahlakıyla donanmış birisi değilse, çocuğuna hangi metodla ne anlatırsa anlatsın bir tesiri olmaz. Çünkü çocuk, anlatılan şeyden ziyade evde yaşanan şeylere bakar. Eğer anne baba çocuklarına örnek olacak bir yaşantıda değilse artık o çocuğa ne anlatılırsa anlatılsın çok fazla bir tesiri olmaz. Bugün kendilerini İslam’a nisbet eden ailelerin birçoğu kendileri tevhidi bilmiyor, bildikleriyle de amel etmiyor bir haldeyken çocuklarından ne gibi bir fazilet zuhur etmesi beklenebilir ki? Tevhidin olmadığı veya eksik olduğu bir yerde zaten salih ameller de olmaz, ahlak da olmaz. Kişinin gerek kendi nefsinde, gerekse de ailesinde güzel ahlakı inşa etmesi öncelikle hakiki anlamda iman etmesiyle mümkün olabilecek bir şeydir. Bugün bu hususta yaşanan aksaklıklar imansızlıktan ya da en iyi ihtimalle iman zaafından kaynaklanmaktadır.

Bugün maalesef çoğu tevhid ehli geçinen ailede ne erkekte ne kadında imandan kaynaklanan bir şuur söz konusu değildir. Kendini dünyevi meşgalelere yahut da dava adı altında birçoğu riyakârlık içeren faaliyetlere kaptırmış olan ebeveynlerin aynı gayreti asıl mesul oldukları saha olan çocuk eğitiminde göstermedikleri görülmektedir. Bu fertlerin yaptıkları islami amellerin birçoğu da saplantı, gösteriş veya başka sebeplerden kaynaklanmaktadır. Bundan dolayıdır ki adam çocuğunu tağutun eğitim kurumlarına göndermediği ve bu uğurda belki zahirde birtakım fedakârlıklara katlandığı halde aynı fedakârlığı çocuğuna akide, fıkıh ve ahlak anlamında bir İslami eğitim verme hususunda göstermemektedir. Çocuğuyla ilgilenmeyip onu kâfir akrabalarına, sokağa, televizyona, internete vesaireye teslim eden veya bunların hiç birisi olmasa dahi kendisi zaten cahil olan bir fert, çocuğunu fesad mekteplerine göndermese ne farkedecektir ki? Zaten bir şey de fark etmemektedir. Hatta çoğu zaman İslamcıların okula gitmemiş çocuklarının, okulda okuyan sıradan kâfirlerin çocuklarından beş beter bir ahlaka sahip olduklarını görüyoruz. Bütün bunlar şuursuz saplantılı amellerden kaynaklanmaktadır. Yani sen Allahu Teâla’nın “Kendinizi ve ehlinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun” mealindeki Tahrim: 6. Ayetini sadece kâfirlerin okuluna göndermeyin şeklinde anlarsan ve bu ayetin sadece buna değil, genel anlamda aile eğitimine, onları ateşten koruyacak bir ilim ve ahlakla donatmaya teşvik ettiğini görmezsen elbette netice bu şekilde olur. Kısacası fertler önce kendileri tevhidi öğrenip amel etmeli, sonra eş ve çocuklarını bu doğrultuda eğitmelidir. Bir kimsenin kendisi ne ise ailesi de odur, öyle olacaktır. Allahın dilemesine bağlı olarak bunun istisnaları olabilir, neticede hidayet Allahın elindedir, kimi peygamberlerin hanımları, kimisinin çocukları kendilerine ihanet etmiştir, bunda o masum zatların bir suçu yoktur, imtihan gereği bunlar yaşanmıştır, lakin bu tür örnekleri genelleştirerek, peygamberlerin aileleri bile iman etmemiş deyip kendi ihmalkarlığını kamufle etmenin de bir anlamı yoktur. Neticede sahih hadiste mealen beyan edildiği üzere “Hepiniz çobansınız ve her çoban da güttüğü sürüden mesuldür”. O yüzden her çoban, her yönetici, her aile reisi bu hadisin muhatabı olarak meselenin ciddiyetinin farkına varmalıdır ve bu hususta asla kendisini tezkiye etmeye kalkmamalıdır, ailede bir aksaklık varsa öncelikle aile reisi sorumludur, iradesi dışında ve gücünün ötesinde gerçekleşen şeyler ise bundan müstesnadır.

Bu girişten sonra asıl meseleye gelecek olursak; başta da işaret ettiğimiz gibi çocuk eğitimi nasıl yapılmalı konusunda çok tafsilata girmemiz şu anda mümkün değildir. Ama özetlemek gerekirse çocuğa öncelikle tevhid eğitimi verilmelidir. Bu da seviyesine göre, konuları basitleştirerek, belli şeyleri ezberleterek yapılabilir. Bundan sonra da ilmihal bilgileri, Kuran okuma, tecvid gibi öncelikli dersler verilmelidir. İlgilerini çekeceği için özellikle siyer, tarih, sahabe hayatları, âlimlerin ve diğer İslam büyüklerinin hayatları aktarılmalı, okuma biliyorlarsa okutturulmalıdır. Bütün bunlar sistemli bir eğitimle verilse elbette daha iyi olur, ama bu yapılamıyorsa bile günde bir iki saat de olsa eğitime ayırmak çok faydalı neticeler doğuracaktır. Hatta bu kadar da vakit ayrılamıyorsa sofra başında dünyevi birtakım meseleler ya da dedikodular yerine islami mevzuların konuşulması bile aile fertlerine olumlu manada etki edecektir. Çocukların hafızası daha seri işlediği için Kuran, hadis, hatta seviyesine göre çeşitli ilmi metinler gibi ezberlere ağırlık verilmelidir. Bunun dışında en azından okuma yazma, temel matematik bilgileri, genel kültüre dair bilgiler de ihmal edilmemelidir. Bu söylediklerimiz daha ziyade çocuğun bilgi dünyasını geliştirmeye yönelik hususlardır. Fakat yerine göre bunlardan bile önemli olan şey, ahlak eğitimidir. Bu da yukarda işaret ettiğimiz gibi öncelikle anne babanın kendi örnekliğinden geçmektedir. Çocuğun gayrı ahlaki davranışlarına kesinlikle göz yumulmamalı, çocuktur denilip müsamaha gösterilmemelidir. Yalancılık, saygısızlık, ağzı bozukluk, bencillik gibi hasletlerle mücadele edilmeli; çok abartıya kaçmadan ödül-ceza gibi araçlar da bu yönde kullanılmalıdır. Kuşkusuz bütün bunlar eğitimcide güçlü bir iradeyi ve sabrı gerektiren şeylerdir, bunlar olmazsa teoride söylenen çoğu şey pratikte hayat bulamaz. Bu azim meselede bizim özet olarak söyleyeceklerimiz bunlardır. Bu konularda –en azından meselenin fıkhıyla alakalı bazı bilgileri ihtiva etmesi açısından- İbn’ul Kayyim rahimehullah’ın “Çocuk Terbiyesi” veya buna yakın isimlerle basıldığını zannettiğim “Tuhfet’ul Mevdud fi Ahkam’il Mevlud” isimli eserinden istifade edilebilir. Bunun yanı sıra bazı muasırların telif ettiği “İslam’da Çocuk Eğitimi veya Terbiyesi” gibi başlıklar altında yayınlanan muhtelif kitaplardan da ihtiyatlı olmak kaydıyla istifade edilebilir. Bilhassa cinni ve insi şeytanların iyiden iyiye azdığı günümüzde çocuk terbiyesi de iyice zorlaşmış durumdadır, bu sebeble saydığımız bu maddi tedbirlerin yanı sıra manevi tedbirler de alınması gerekir. Evler günahtan uzak tutulmalı, zikirle duayla Kuranla imar edilmeli, aile fertlerine yönelik olarak rukye ve sığınma zikirleri arada tekrar edilmeli ki şeytanların tasallutundan uzak kalınabilsin. Rabbim bu zor meselede anlattıklarımızla amel etmeyi önce bize, sonra bütün Müslümanlara nasip etsin, bu hususta Müslümanların yardımcısı olsun amin, velhamduliillahi Rabbil alemin.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2205 Gösterim
Son İleti 17.09.2015, 01:20
Gönderen: Tevhid Ehli