Darultawhid

Gönderen Konu: EBU HANZALA'NIN BATILLARI VE ÇELİŞKİLERİ (VİDEO)  (Okunma sayısı 1625 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İbn Umer

  • Administrator
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 192
  • Değerlendirme Puanı: +7/-0
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Ebu Hanzala'nın batıllarını ve çelişkilerini ele aldığımız video dosyasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 2022
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Ynt: EBU HANZALA'NIN BATILLARI VE ÇELİŞKİLERİ (VİDEO)
« Yanıtla #1 : 19.04.2020, 19:14 »
Bismillah. Ebu Hanzala'nın elemanları yukardaki videolar yayınlandıktan kısa bir süre sonra Ebu Hanzala'nın, İslama yeni girenler için cehaletin mazeret olduğunu iddia ettiği, -zaten aynı zihniyetteki Abdulkadir bin Abdulaziz'in el-Cami kitabından yaptığı- "İlim Talebinde Menhec ve Cehalet" başlıklı kaset serisini ve namazın, kelime-i şehadetin vs'nin İslam alameti olduğunu iddia ettiği "La ilahe illallah'ın Şartları" başlıklı kaset serisini gerek "Tevhid Dersleri" sitesinden gerekse kendilerine ait resmi youtube kanallarından kaldırdılar. Cehaletin özür olduğu iddiası "İlim Talebinde Menhec ve Cehalet" serisinde "Cehalet" başlıklı bölümlerde geçerken, namazın İslam alameti olduğu iddiası ise "La ilahe illallah'ın Şartları" serisinde "ilim nutk amel ve sartları" başlıklı kasette geçiyordu. Bu kasetin bilhassa 7 ila 10.dakikalar arasında sözkonusu kelamlar yer almaktadır. Elinde mevcut olanlar kontrol edebilirler. Elbette ki bu batıl kasetlerin kaldırılması güzel bir gelişmedir. Lakin, kendilerine "Tevhid ve Sünnet cemaati" diyen ve de Türkiye'de tevhid davetinin merkezlerinden birisi, hatta en önemlisi olma iddiasında bulunan, kendilerini o şekilde takdim eden bir yapının, şu anki akidelerine muhalif yayınları dışardan birileri ikaz edene kadar kanallarında bulundurmaya devam etmeleri gerçekten ibretlik bir durumdur. Şüphesiz bundan daha önemlisi Ebu Hanzala künyeli şahsın, geçmişteki bu batıl fikirlerinden dolayı herhangi bir tevbe ilanında bulunmamış olmasıdır. Eğer tutarlı olmak istiyorsa sadece kasetleri kaldırmakla bu işin şeri yükümlülüğünden kurtulamaz. Nasuh tevbe ederek cehalete mazeret dediği yani şirk koşan birisinin müslüman kalabileceğini iddia ettiği dönemi tekfir etmesi gerekir. Bizler, bu şahsın, bu konularda batıl birtakım usuller ihdas ederek cehaleti mazeret gören aziri tekfir etmediğinin farkındayız. Çünkü bunu yaptığı takdirde en başta kendisi işin içine girecektir! Lakin, bu fasit akidesine göre bile şu anki durumu tutarlılık arzetmemektedir. Zira o, dinin aslını bozan bir küfür olarak görmese dahi, geçmişte sahip olduğu akideleri Mürcii bidat akidesi olarak görmektedir. Peki, bu şahıs hadi küfürden tevbe etmedi, bidatten tevbe etti mi, bunu ilan etti mi? Geçmişte bu bidatlere açıktan davet ettiği gibi, tevbesini de açıktan yaptı mı? Sözkonusu batılları içeren eski kasetlerine karşı insanları uyardı mı? Yoksa iyice deşifre olana kadar bunları yaymaya devam mı etti? Bu kişiye tavsiyemiz, cezaevinde iyice azgınlaştığının alameti olan kasetler doldurup Ahmed bin Hanbel, İbni Teymiye, İbni Kayyım, Muhammed bin Abdulvehhab gibi alimlere saldıracağı yerde önce kendi küfür ve sapıklıklarından tevbe etsin, buna dair de bir hasbihal konuşması yapsın! Bu nasıl bir anlayış ki, ümmet nezdinde kabul görmüş bu alimler güya akidenin en temel konularında vahim hatalar yapabiliyor, bunları da tesbit etmek asrımızdaki Ebu..lara nasip oluyor! Fakat ne hikmetse Ebu Hanzala ve diğer Ebu..lar akidede hataya düşmüyorlar, düşseler bile ne kendileri itiraf ediyor, ne de başkalarının bu hataları dile getirmesinden memnun oluyorlar? Burada amaç ne? Geçmiş alimleri gözden düşürüp herkesi kendinize mi tabi kılacaksınız? Aynı yolun yolcusu Ziyaeddin el Kudsi, Fetullah Gülen vs megalomanların işi bitti, şimdi siz mi tek adamlığa heveslendiniz? Allaha yemin olsun ki asla başaramayacaksınız, Alemlerin Rabbinin Levhi Mahfuzdaki hükmü budur!! Rabbul alemin batıl davetçilerin davetine asla bereket vermeyecektir! "Şüphesiz galip gelecek olan bizim ordumuzdur" (Saffat: 173) Şunu herkes bilsin ki akide konusunda bu tarz zikzaklar çizen ve samimi olarak tevbesini ortaya koymayan bütün davetçileri bu şekilde deşifre etmeye devam edeceğiz Allahın izniyle. "Tevbe edenler, ıslah olanlar ve hakkı açıkça beyan edenler bundan müstesnadır..." (Bakara: 160)
Kendisi de bir kral olan Halife Memun Nadr bin Şumeyl (ra)'a şöyle demiştir:
يَا أَبَا الْحَسَنِ الْإِرْجَاءُ دِينُ الْمُلُوكِ
"Ey Ebu'l Hasen! İrca (Mürcielik) kralların dinidir!" (ed-Dulabi, el-Esma ve'l Kuna, no: 832; ayrıca Lalekai, es-Sunne, no: 2818)

Çevrimiçi İbn Umer

  • Administrator
  • Tam Üye
  • *****
  • İleti: 192
  • Değerlendirme Puanı: +7/-0
EBU HANZALA'NIN BATILLARI VE ÇELİŞKİLERİ 2 (VİDEO)
« Yanıtla #2 : 23.04.2020, 06:00 »
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Ebu Hanzala'nın batıllarını ve çelişkilerini ele aldığımız ikinci video dosyasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.


Çevrimdışı Izhâr'ud Dîn

  • Özel Üye
  • Tam Üye
  • *
  • İleti: 236
  • Değerlendirme Puanı: +5/-0
  • فَفِرُّوا إِلَى اللَّهِ
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ

Ebu Hanzala'nın batıllarını ve çelişkilerini ele aldığımız üçüncü video dosyasına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye (Rahimehullâh) dedi ki:

والعالم يعرف الجاهل؛ لأنه كان جاهلا، والجاهل لا يعرف العالم لأنه لم يكن عالما

"Âlim câhili tanır çünkü o da (bir zamanlar) câhildi. Câhil ise âlimi tanıyamaz çünkü o hiçbir zaman âlim olmadı." (Şeyh'ul İslâm İbnu Teymiyye, Mecmû'ul Fetâvâ, 13/235)

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 2022
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Ynt: EBU HANZALA'NIN BATILLARI VE ÇELİŞKİLERİ (VİDEO)
« Yanıtla #4 : 22.01.2021, 02:12 »
Bismillah. Ebu Hanzala'nın elemanları yukardaki videolar yayınlandıktan kısa bir süre sonra Ebu Hanzala'nın, İslama yeni girenler için cehaletin mazeret olduğunu iddia ettiği, -zaten aynı zihniyetteki Abdulkadir bin Abdulaziz'in el-Cami kitabından yaptığı- "İlim Talebinde Menhec ve Cehalet" başlıklı kaset serisini ve namazın, kelime-i şehadetin vs'nin İslam alameti olduğunu iddia ettiği "La ilahe illallah'ın Şartları" başlıklı kaset serisini gerek "Tevhid Dersleri" sitesinden gerekse kendilerine ait resmi youtube kanallarından kaldırdılar. Cehaletin özür olduğu iddiası "İlim Talebinde Menhec ve Cehalet" serisinde "Cehalet" başlıklı bölümlerde geçerken, namazın İslam alameti olduğu iddiası ise "La ilahe illallah'ın Şartları" serisinde "ilim nutk amel ve sartları" başlıklı kasette geçiyordu. Bu kasetin bilhassa 7 ila 10.dakikalar arasında sözkonusu kelamlar yer almaktadır. Elinde mevcut olanlar kontrol edebilirler. Elbette ki bu batıl kasetlerin kaldırılması güzel bir gelişmedir. Lakin, kendilerine "Tevhid ve Sünnet cemaati" diyen ve de Türkiye'de tevhid davetinin merkezlerinden birisi, hatta en önemlisi olma iddiasında bulunan, kendilerini o şekilde takdim eden bir yapının, şu anki akidelerine muhalif yayınları dışardan birileri ikaz edene kadar kanallarında bulundurmaya devam etmeleri gerçekten ibretlik bir durumdur. Şüphesiz bundan daha önemlisi Ebu Hanzala künyeli şahsın, geçmişteki bu batıl fikirlerinden dolayı herhangi bir tevbe ilanında bulunmamış olmasıdır. Eğer tutarlı olmak istiyorsa sadece kasetleri kaldırmakla bu işin şeri yükümlülüğünden kurtulamaz. Nasuh tevbe ederek cehalete mazeret dediği yani şirk koşan birisinin müslüman kalabileceğini iddia ettiği dönemi tekfir etmesi gerekir. Bizler, bu şahsın, bu konularda batıl birtakım usuller ihdas ederek cehaleti mazeret gören aziri tekfir etmediğinin farkındayız. Çünkü bunu yaptığı takdirde en başta kendisi işin içine girecektir! Lakin, bu fasit akidesine göre bile şu anki durumu tutarlılık arzetmemektedir. Zira o, dinin aslını bozan bir küfür olarak görmese dahi, geçmişte sahip olduğu akideleri Mürcii bidat akidesi olarak görmektedir. Peki, bu şahıs hadi küfürden tevbe etmedi, bidatten tevbe etti mi, bunu ilan etti mi? Geçmişte bu bidatlere açıktan davet ettiği gibi, tevbesini de açıktan yaptı mı? Sözkonusu batılları içeren eski kasetlerine karşı insanları uyardı mı? Yoksa iyice deşifre olana kadar bunları yaymaya devam mı etti? Bu kişiye tavsiyemiz, cezaevinde iyice azgınlaştığının alameti olan kasetler doldurup Ahmed bin Hanbel, İbni Teymiye, İbni Kayyım, Muhammed bin Abdulvehhab gibi alimlere saldıracağı yerde önce kendi küfür ve sapıklıklarından tevbe etsin, buna dair de bir hasbihal konuşması yapsın! Bu nasıl bir anlayış ki, ümmet nezdinde kabul görmüş bu alimler güya akidenin en temel konularında vahim hatalar yapabiliyor, bunları da tesbit etmek asrımızdaki Ebu..lara nasip oluyor! Fakat ne hikmetse Ebu Hanzala ve diğer Ebu..lar akidede hataya düşmüyorlar, düşseler bile ne kendileri itiraf ediyor, ne de başkalarının bu hataları dile getirmesinden memnun oluyorlar? Burada amaç ne? Geçmiş alimleri gözden düşürüp herkesi kendinize mi tabi kılacaksınız? Aynı yolun yolcusu Ziyaeddin el Kudsi, Fetullah Gülen vs megalomanların işi bitti, şimdi siz mi tek adamlığa heveslendiniz? Allaha yemin olsun ki asla başaramayacaksınız, Alemlerin Rabbinin Levhi Mahfuzdaki hükmü budur!! Rabbul alemin batıl davetçilerin davetine asla bereket vermeyecektir! "Şüphesiz galip gelecek olan bizim ordumuzdur" (Saffat: 173) Şunu herkes bilsin ki akide konusunda bu tarz zikzaklar çizen ve samimi olarak tevbesini ortaya koymayan bütün davetçileri bu şekilde deşifre etmeye devam edeceğiz Allahın izniyle. "Tevbe edenler, ıslah olanlar ve hakkı açıkça beyan edenler bundan müstesnadır..." (Bakara: 160)
Kendisi de bir kral olan Halife Memun Nadr bin Şumeyl (ra)'a şöyle demiştir:
يَا أَبَا الْحَسَنِ الْإِرْجَاءُ دِينُ الْمُلُوكِ
"Ey Ebu'l Hasen! İrca (Mürcielik) kralların dinidir!" (ed-Dulabi, el-Esma ve'l Kuna, no: 832; ayrıca Lalekai, es-Sunne, no: 2818)

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 2022
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Ynt: EBU HANZALA'NIN BATILLARI VE ÇELİŞKİLERİ (VİDEO)
« Yanıtla #5 : 22.01.2021, 17:53 »
Bismillah. Ebu Hanzala isimli şahıs, daha önce yaptığı ve yukarda tenkidini yaptığımız işi tekrarlamış ve de Tevhid dergisine "İhtilaflı Konularda Vahye mi? Yoksa İbni Teymiyye'ye mi Dönelim?" başlıklı bir yazı göndererek kendince İbnu Teymiyye rahimehullah hakkında değerlendirmelerde bulunmuştur. Evvela şunu söyleyelim ki Ebu Hanzala bunları dört duvar arasından, kaynakların ve imkanların kısıtlı olduğu bir ortamdan yazmaktadır. Yani yazıda bahsettiği İbni Teymiye'nin çoğu meseleyi hafızasından yazdığı için yanıldığı eleştirisine kendisi de muhataptır. Nitekim İbnu Teymiye'den naklettiği bazı sözlere kaynak zikretmemiştir. Yani öncelikle bu kişinin İbnu Teymiye ve diğer alimlere atfettiği bütün nakillerin baştan kontrol edilmesi gerekmektedir. İlerde imkan olursa bunu yaparız inşaallah. Ayrıca attığı başlık da provakatif niteliktedir. Çünkü "İhtilaflı Konularda Vahye mi? Yoksa İbni Teymiyye'ye mi Dönelim?" sorusuna İbni Teymiye'ye dönelim diye cevap verecek aklı başında hiç kimse bulunmaz. Hal böyleyken sanki kasıtlı olarak böyle yapan birileri varmış gibi mevzuyu takdim ederek avamı yönlendirmeye çalışmıştır. Sonra da kendince İbnu Teymiye'de çelişkili bulduğu birtakım meseleleri sıralamıştır. Daha önce de vurguladığımız gibi bu kişi, alimlerin çelişkileriyle uğraşmadan önce kendi nefsini muhasebe edip kendi çelişkileriyle uğraşsa daha iyi eder. Biz yukarda gördüğünüz gibi bu şahsın bizzat dinin asıllarındaki batıl ve çelişkili görüşleri hakkında üç kasetlik bir video serisi hazırladık. Belki devam ettirsek ederdik ama açıkçası yorulduk ve bu kadarının akıl sahipleri için yeterli olacağı zannıyla 3 kasetle yetindik. Yani bizzat tevhid hakkında anlatmakla izah etmekle bitirilemeyecek kadar çelişkili fetvaya sahip olan ve bunların hiç birisinden de tevbesini ilan etmemiş olan bu kişinin, İbni Teymiye'nin veya başka alimlerin, birçoğu aslında tahkik edildiğinde cem edilebilecek olan, geri kalanı da Hızır as'ın hayatta olup olmadığı meselesi gibi alimler arasında ihtilaf edilen içtihadi konulardaki çelişkili ya da görüş değiştirdiği tahmin edilen meselelerle ilgilenmesi, bunları avamın gözüne sokmaya çalışmasının manası ne ola ki? Bu kişi her kitapta raslanabilecek birtakım eksik veya hatalardan dolayı tabiri caizse pireye kızıp yorgan yakarak Mecmu'ul Feteva'nın kaynak olarak kullanılmayacağını iddia ediyor. Feteva'yı kaynak olarak kullanmayacağız da neyi kaynak olarak kullanacağız, senin birbirini nakzeden görüşlerle dolu yayınlarını mı? Doğru dürüst tahkik edilmemiş, batıl olduğu dahi isbatlanamamış üç beş meseleden dolayı 37 ciltlik Feteva sobaya atılacaksa senin kavli kadimlerinle, kavli cedidlerinle dolu, birbirini tekfir eden görüşler ihtiva eden kaset ve kitapların yakılmaya daha çok layık değil mi Ya Eba Hanzala! Kaldı ki sözkonusu yazıda çelişki dediği birçok meselede de aslında çelişki sözkonusu değildir. Biz bu konulardan bazılarını daha önce işlemiştik. Burada hatırlatma babından sözkonusu linkleri vermek istiyorum.

Şeyhulislam İbnu Teymiyye’nin dinin aslında cehaleti mazeret gördüğü veya bazı açık kafirlerin küfründe durakladığı tarzındaki iddialar hakkında şu adreslere müracaat edilebilir:

MUAYYEN TEKFİRDEN ÖNCE HÜCCET İKAMESİ ŞART MIDIR?

ALLAHA VE PEYGAMBERE SÖVENİN TEKFİRİNDE İHTİLAF İDDİASI?!

İBN TEYMİYYE ADINI KULLANAN BİRİSİYLE TEKFİR MESELESİNDE YAPTIĞIMIZ YAZIŞMALAR!

ALLAH'IN SIFATLARI HAKKINDA CEHALET MESELESİYLE ALAKALI ŞÜPHELER VE CEVAPLARI!

İbnu Teymiyye’nin Kuran mahluktur diyen bazı muayyen şahısları tekfir etmemesinin seleften dayanağı olmadığı iddiası hakkında:

http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=975.0 

İbnu Teymiyye’nin Hafs’ul Ferd’in İmam Şafii tarafından tekfir edilmediği yönündeki sözünün geçmişten dayanağı olmayan şahsi bir görüş olduğu iddiası hakkında:

http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=979.0

Bu adreste İbnu Teymiyye ve diğer alimlerin kitaplarında tahrifat yapıldığı iddialarına da cevap bulabilirsiniz.

İbnu Teymiyye’nin Yusuf as’ın kafir devlette görev alması hakkındaki sözlerinin açıklaması:

http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=1092.0

Necaşi’nin kafir devlette yöneticilik yapması hakkındaki sözlerinin açıklaması:

http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=887.0

Fena-i nar (cehennemin son bulacağı) görüşü hakkında:

http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=903.0

Yazıda geçen bazı iddialarla alakalı bizim acil cihetinden söyleyeceklerimiz ve referans vereceğimiz yazılar şimdilik bunlardır. İlerde Allah nasip ederse kalan iddiaları da ele alırız. Eğer Ebu Hanzala cezaevindeyken böyle netameli konulara girme cesaretini kendisinde buluyorsa madem, bu verdiğimiz adreslerdeki cevaplar kendisine iletilmeli ve vereceği ilmi bir cevap varsa vermeli diye düşünüyoruz. Yoksa bu sözleri mücerred iddiadan ibaret kalır. Yeri gelmişken şunu da belirtelim, bizler şu an İbnu Teymiyye rahimehullah’ın bir öğrencisinin onun hayatı hakkında kaleme aldığı bir eser üzerinde çalışıyoruz. Sözkonusu kitabın mukaddimesinde Şeyh’e atılan bazı iftiraları ve yapılan birtakım tenkidleri de ele alacağız inşallah ve Halis’in dile getirdiiği iddialar ve benzerlerinin açıklaması da orada yapılacaktır. Son olarak şunu da söyleyelim ki biz burada belli bir alimin taassubçuluğunu değil, bilakis selefin akidesini ve ilmin izzetini müdafaa ediyoruz. Zira Şeyhulislam rahimehullah, muhaliflerine üç yıl mühlet vermiş ve kendisinin selefe muhalif, onların söylemediği bir kavlini getirmeleri noktasında meydan okumuştur. Ne sağlığında ne de vefatından sonra bunu başarabilen kimse yoktur. O yüzden İbni Teymiyye’yi bidatle, küfürle, seleften dayanağı olmayan sözler söylemekle suçlayan herkes, dünyada da ahirette de rezil olmak istemiyorsa bunu yapmadan önce iki kez düşünmeli ve Allahtan korkuyorsa bunu yapmamalıdır. İçtihada açık mevzularda elbette ki herkes gibi onun da hatalı görüşleri olabilir. Veya şahsi hayatında kusurları da olabilir. Lakin burada mevzu bu değildir. Yani mesela birisi Şeyh’in talak konusunda bir mecliste üç talak verilmesini bir talak olarak değerlendiren görüşünü hatalı addedebilir ve bu hususta dört mezhebe tabi olabilir. Fakat burada kalmayıp Şeyh’in bu hususta icmaya muhalefet ettiğini, bidat ihdas ettiğini ileri sürmeye kalkarsa işte bundan sonrası tehlikeli alandır. Zira seleften de Şeyhin görüşünü dile getirenlerin varlığı isbat edildiğinde bu kişi ilmen zor durumda kalır ve mahcub olur. Bundan dolayı herkese bu hususlarda rasgele konuşmamalarını tavsiye ediyoruz vesselam.
Kendisi de bir kral olan Halife Memun Nadr bin Şumeyl (ra)'a şöyle demiştir:
يَا أَبَا الْحَسَنِ الْإِرْجَاءُ دِينُ الْمُلُوكِ
"Ey Ebu'l Hasen! İrca (Mürcielik) kralların dinidir!" (ed-Dulabi, el-Esma ve'l Kuna, no: 832; ayrıca Lalekai, es-Sunne, no: 2818)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
5 Yanıt
7397 Gösterim
Son İleti 26.12.2019, 00:02
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
526 Gösterim
Son İleti 11.04.2020, 12:27
Gönderen: İbn Umer
0 Yanıt
451 Gösterim
Son İleti 17.04.2020, 18:00
Gönderen: İbn Umer