Darultawhid

Gönderen Konu: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH  (Okunma sayısı 97 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
زَادُ الْمُسْتَقْنِع فِي اخْتِصَارِ الْمُقْنِعِ
مُوسَى بْنِ أَحْمَدَ بْنِ مُوسَى الْحَجَّاوِيِّ
(رَحِمَهُ اللّٰهُ تَعَالىَ)
Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni
Mûsâ bin Ahmed bin Mûsa el-Haccâvî
(Raimehullâhu Teâlâ)





Hutbet'ul Hâce

Mütercimden

Müellifin Hayatı

Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni

Müellifin Mukaddimesi

Tahâret Kitâbı

[Tahâret Kitâbı Giriş]

Kap-kacaklar Bâbı

İstincâ Bâbı

Misvak Kullanma, Abdestin Sünnetleri Bâbı

Abdestin Farzı ve Sıfatı (Tarifi) Bâbı

Namaz Kitâbı

Cenâzeler Kitâbı

Zekât Kitâbı

Oruç Kitâbı

Menâsik (Hac ve Umre) Kitâbı
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH
« Yanıtla #1 : 15.05.2020, 23:34 »
خُطْبَةُ الْحَاجَةِ

إِنَّ الْحَمْدَ لِلّٰهِ، نَحْمَدُهُ، وَنَسْتَعِينُهُ، وَنَسْتَغْفِرُهُ، وَنَعُوذُ بِاللهِ مِنْ شُرُورِ أَنْفُسِنَا، وَمِنْ سَيِّئَاتِ أَعْمَالِنَا، مَنْ يَهْدِهِ اللهُ فَلاَ مُضِلَّ لَهُ، وَمَنْ يُضْلِلْ فَلاَ هَادِيَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلٰهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ.

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنْتُمْ مُسْلِمُونَ.﴾ [آل عمران: 102]

﴿يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُوا رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاءً وَاتَّقُوا اللهَ الَّذِي تَسَاءَلُونَ بِهِ وَالْأَرْحَامَ إِنَّ اللهَ كَانَ عَلَيْكُمْ رَقِيبًا.﴾ [النساء: 1]

﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللهَ وَقُولُوا قَوْلاً سَدِيدًا. يُصْلِحْ لَكُمْ أَعْمَالَكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَمَنْ يُطِعِ اللهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا.﴾ [الأحزاب: 71-70]

أَمَّا بَعْدُ: فَإِنَّ أَصْدَقَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللهِ، وَخَيْرَ الْهَدْيِ هَدْيُ مُحَمَّدٍ، وَشَرَّ الْأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَكُلَّ مُحْدَثَةٍ بِدْعَةٌ، وَكُلَّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ، وَكُلَّ ضَلاَلَةٍ فِي النَّارِ.

Hutbet’ul Hâce

Hamd, ancak Allâhu Teâla içindir. O’na hamd eder, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz. Nefislerimizin şerrinden, amellerimizin kötülüklerinden O’na sığınırız. Allâhu Teâla kimi hidâyete erdirirse onu saptıracak, kimi de saptırırsa onu hidâyete erdirecek yoktur. Allâh’tan başka -ibâdete lâyık, hak- ilah olmadığına şehâdet ederim. O, tektir ve ortağı yoktur. Yine şehâdet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve Rasûlü’dür.

“Ey îmân edenler! Allâh’tan korkulması gerektiği gibi korkun ve kesinlikle ancak Müslümanlar olarak can verin!” (Âl-i İmrân 3/102)

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan da eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar meydana getiren Rabbinizden sakının! Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allâh’tan ve akrabâlık haklarına riayetsizlikten sakının! Şüphesiz Allâh sizin üzerinize gözetleyicidir.” (en-Nisâ 4/1)

“Ey îmân edenler! Allâh’tan sakının ve sözün en doğrusunu söyleyin ki Allâh, amellerinizi ıslâh etsin ve günâhlarınızı bağışlasın. Kim Allâh’a ve Rasûlü’ne itâat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.” (el-Ahzâb 33/70-71)

Bundan sonra; muhakkak ki sözlerin en doğrusu Allâh’ın Kitâbı, yolların en hayırlısı ise Muhammed Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in yoludur. İşlerin en kötüsü ise sonradan uydurulanlardır. Sonradan uydurulan her şey bid’attir. Her bid’at sapıklık ve her sapıklık da ateştedir.[1]

Dipnotlar:
 1. Şeyh’ul İslâm İbnu Teymiyye Rahimehullâh’ın, “İslâm nizâmının ve îmânın düğümü” (İbnu Teymiyye, Mecmû’ul Fetâvâ, 14/223) olarak nitelediği “Hutbet’ul Hâce (İhtiyâç Hutbesi)” isimli bu du’âyı, Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hutbelerinin girişinde okurdu. Bu meşhûr hutbenin çeşitli kısımları Nesâ’î, Hadîs no: 3278; Müslim, Hadîs no: 868; Ebû Dâvud, Hadîs no: 2118; Tirmizî, Hadîs no: 1105 ve diğer hadîs mecmûalarında değişik lafızlarla nakledilmiştir.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH
« Yanıtla #2 : 15.05.2020, 23:40 »
Mütercimden

Besmele, Hamdele ve Salvele'den sonra:

Şeyh’ul İslâm İbnu Kudâme el-Makdisî (541-620H) özelinde Hanbeli Fıkhı’nı ve el-Haccâvî (978H) tarafından yapılmış muhtasarı “Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni” isimli eserinin konumunu ele alarak başlayalım.

İbnu Kudâme el-Makdisî Rahimehullâh, fıkıh alanında hiçbir bilgisi olmayan bir ilim talebesinin fıkıh öğrenimine başlayıp müctehid olabilecek seviyede fıkıh ilmini tahsîl edebileceği bir metot ve eğitim sistemi ortaya koymuştur. Kademeli olarak ve çok ciddi eserler ile uygulanabilecek bu yöntemin müfredâtını da kendi yazdığı eserler oluşturmaktadır.

Bu sistemin ilk kitabı çevirisini de yaptığımız “el-Umde” isimli eserdir. Bu eser her Müslümanın bilmesi gereken fıkhî bilgileri ihtivâ eder. Müellif her bölümde yalnızca en çok kabûl görmüş görüşe yer vermektedir. Bu eserde delillerin mukâyesesine yahut tartışılmasına yer verilmemiştir. Şeyh’ul İslâm bu eserinde dile getirmiş olduğu fıkhî hükümlere dâir delîlleri zikretmemiş, bu hükme dair diğer görüşlerin delilleri ile mukâyese etmemiş yahut delilleri tartışmamıştır. Lâkin her husûsa dair başlangıcı, bir hadîs zikretmek olmuştur. Bunu yapmakla Şeyh’ul İslâm hem talebeye fıkhî hükümlerin çıkarımında kullanılması gereken usûlü göstermiş hem de bahsi geçmeyen birçok husûsu talebenin tesbît edebilmesine zemin hazırlamıştır.

Bu sistemin ikinci kitabı ise müellife ait olan “el-Mukni” isimli eserdir. Bu eser, orta seviyede bulunan fıkıh talebelerinin kullanımına sunulmuştur. El-Umde’den sonra kaleme alınan ve el-Umde’den sonra işlenmesi tasarlanan bu eser ders kitabı özelliklerine sahiptir. Müellif bu eserinde el-Umde’den farklı olarak birçok görüşe yer vermiş ancak mezhepte bunlardan hangisinin en çok kabûl görmüş görüş olduğuna değinmemiştir. Yine bu eserinde de hükümlerin delillerine değinmediği gibi, delilleri karşılaştırmalı olarak ele almamış ve tartışmamıştır. Ayrıca “el-Umde” bu eserde bir çatı olarak kullanılmış ve eklemelerde bulunulmuştur. Bu eser el-Umde ile kıyaslanıldığında daha sistematik ve daha geniştir. Diğer eserleri gibi bu eseri de, âlimler ve ilim talebeleri arasında büyük ilgi görmüştür. Çok sayıda şerhi yapılmıştır.

İlk ve dolayısıyla en eski şerhi İbnu Kudâme’nin yeğeni olan Şems’ud Dîn Ebu’l Ferec Abdurrahmân bin Ebû Ömer bin Kudâme el-Makdısî (682H) tarafından kaleme alınan “eş-Şerhu’l Kebîr” isimli eserdir. Diğer şerhleri arasında şunlar bulunmaktadır: Ebu’l Feth el-Ba’lî’nin şerhi “el-Mutli alâ Ebvâb’il Mukni”, İbnu Muflih’in “el-Mubdi fî Şerh’il Mukni” isimli şerhi ki bu eser -Hanbelî Mezhebi özelinde Fıkıh Ansiklopedisi formatında olup- Hanbelî Mezhebi’nin en geniş kitaplarından biridir, Mirdâvi’nin “el-İnsâf fî Ma’rifet’ir Râcih min’el Hilâf alâ Mezheb’il İmâm’il Mubeccel Ahmed bin Hanbel” isimli şerhi ki müellif daha sonra muhtasarını da yapmıştır.

Bu sistemin üçüncü kitabı ise müellifin “el-Kâfî fî Fıkh’il İmâm’il Mübeccel Ahmed bin Hanbel” isimli eseridir. Kısaca “el-Kâfî” olarak bilinen bu eser, “el-Umde” ve “el-Mukni” isimli eserlerin birleştirilmiş ve genişletilmiş halidir. Bu eserinde müellif, Hanbelî mezhebindeki farklı görüşlere yer vermiş ve görüşlerin delilleri de zikredilmiştir.

Bunu müteakiben dördüncü kitab ise “Ravzat’un Nâzir” olarak bilinen  tam ismiyle “Ravzat’un Nâzir ve Cünnet’ül Münâzir fî Usûl’il Fıkhi alâ Mezheb’il İmâm Ahmed” isimli eserdir. Fıkıh usûlü alanında yazılmış bir eserdir. Genel manada basit ifâdeler kullanılan eserde kimi yerde geniş ve detaylı anlatıma da yer verilmiştir.

Bu sistemin beşinci ve aynı zamanda son kitabı ise müellifin “el-Muğnî” isimli eseridir. Eser, müellifin bu serinin ilk dört kitabını bir araya toplayarak diğer mezheplerin ve Selef âlimlerinin görüşlerini derlediği karşılaştırmalı bir Fıkıh Ansiklopedisi’dir. Bu eser, Hâfız Hirakî Rahimehullâh’ın “Muhtasar” isimli meşhûr kitâbının şerhidir. İbnu Kudâme Rahimehullâh bu eserinde, kendi döneminde uygulanmaya devam etsin etmesin, Selefin hemen hemen bütün görüşlerini toplamış ve bir araya getirmiştir. Hanbelî mezhebinin bütün görüşlerini, İmâm Ahmed’in görüşüne vurguda bulunarak nakletmiş ve bu görüşlerin delillerini de kaydetmiştir. Neticesinde kendisinin tercih ettiği görüşü diğerlerinden ayırt etmiş ve bunun sebeplerine ve delillerine de yer vermiştir.

“El-Muğnî” mezhepten olsun olmasın hemen hemen herkes tarafından takdirle karşılanan bir eser haline gelmiştir. İmâm en-Nevevî’nin “el-Mecmû” isimli eseriyle birlikte, “el-Muğnî” alanında kaleme alınmış en muteber iki eserden biri olmuştur. Şâfi’î müctehidlerden “Sultân’ul Ulem┠lakabıyla meşhur olmuş el-İzz bin Abdisselâm’ın İbnu Kudâme’nin “el-Muğnî” isimli eserine bakmaksızın kesinlikle fetvâ vermediği söylenmiştir.

Şeyh’ul İslâm İbnu Kudâme el-Makdisî Rahimehullâh’ın telif ettiği bu eserlere çokça şerh ve haşiyeler yazılmıştır. Her biri çok değerli olan bu eserler İbnu Kudâme el-Makdisî’nin kendi zamanında ve kendisinden sonra Hanbelîler arasında itibâr görmüş ve en mühim kaynak eserlerden sayılmıştır. Bu eserlerin tahsilini yapan birçok talebe nihâyetinde Hanbelî Mezhebi’nin âlimlerinden ve müctehidlerinden olmuştur.

Çevirisine yer verdiğimiz bu eser, bu serinin ikinci kitabı olan “el-Mukni”nin el-Haccâvî (978H) tarafından yapılmış muhtasarı “Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni” isimli eseridir.

Şüphesiz, ilim de fıkıh da İbnu Kudâme ile sona ermedi. İhtiyaca binâen yeni eserlerin telif edilmesi, klasik dönem eserlerinin muhtasar, şerh ve haşiyelerinin telif edilmesi gerekti. El-Haccâvî, İbnu Kudâme’nin “el-Mukni” isimli eserini ele almış, “el-Mukni”de yeralan çok sayıda görüşten Mezheb içerisindeki kabule şayan görüşü tespit ederek, diğer görüşleri çıkarmak ve gerekli gördüğü yerde eklemeler yapmak suretiyle muhtasarını hazırlamıştır. “Zâd’ul Müstakni” ismiyle meşhur bu eseri ezberleyenlerin Kâdı olmaya layık olduğu söylenmiştir. Bu eser Hanbeli Mezhebi içerisinde ve diğer mezhebler nazarında büyük ilgi görmüştür. Muhtasar kısa olmasına karşın, genel manada Hanbelî Mezheb’inin fıkhi görüşlerini içermektedir. Öyle ki, iki katı büyüklükteki eserlerde dahi rast gelinmeyecek biçimde doyurucu bilgilere yer vermektedir.

Bir süre sonra ise el-Buhûtî, el-Haccâvî’nin muhtasarının şerhini “er-Ravz’ul Murbi” ismiyle yayınlamıştır. Şerhinde, Haccavi’nin muhtasarında yer almayan bazı açıklamalara, delillere, delillerin kaynaklarına, ta’lile ve bazı hükümlere yer vermiştir.

Çeviride takip edeceğimiz metot metine sadık kalmak olacaktır. Arapça terimleri yahut kelimeleri ifade etmede Türkçe’nin yetersiz kaldığı durumlarda, parantez içerisinde kısa açıklamalarla metinde yer alan düşünceyi ve kasdı ifâde etmeye çalışacağız İnşâllâh. Bunun dışında, başta el-Buhûti’nin “er-Ravz’ul Murbi bi Şerhi Zâd’ul Müstakni” ismiyle bilinen ve Körfez ülkelerinde meşhur olan şerhi olmak üzere, diğer başka kaynaklardan yer yer açıklamalara dipnotta yer vereceğiz inşâllâh.

Gayret bizden Tevfik Allâh’tandır!..
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH
« Yanıtla #3 : 15.05.2020, 23:45 »
Şeraf’ed Dîn el-Haccâvî (895-968H)

İsmi Müftü, Şeyh’ul İslâm, Şeraf’ed Dîn Ebî Necâ Mûsâ bin Ahmed bin Mûsâ bin Sâlim bin Îsâ bin Sâlim el-Haccâvî el-Makdisî ed-Dimeşkî es-Sâlihî’dir. Kendi döneminde Şam bölgesindeki Hanbeliler’inin İmâmı, Müftüsü ve Şeyh’ul İslâm’ıydı.

Hacce köyünde doğdu. Bu sebeple el-Haccâvî ismiyle tanınmıştır. Aslen Nablus, Kudüslü olmasına karşın Dımeşk’de Sâlihiye olarak adlandırılan beldede yaşamıştır. Hem mescidde imâmlık yapmış hem de Emevî Medresesi’nde irşâd görevini ifâ etmiştir.

İmâm Şehâb’ed Dîn Ahmed es-Sâlihî eş-Şuveykî, İmâm Ebû Hafs Necm’ed Dîn Ömer bin İbrâhîm bin Muhammed bin Muflih es-Sâlihî, Ebu’l Berekât Muhhib’id Dîn Ahmed bin Muhammed el-Ukeylî kendisinden fıkıh ve diğer İslâmî ilimleri öğrendiği şeyhleridir.

Çok sayıda talebesi vardı. Oğlu Yahyâ el-Haccâvî, Şihâb’ed Dîn Ahmed el-Vefâ’î el-Muflihî, İbrâhîm el-Ahdab es-Sâlihî, Ebû Nûr bin Osman bin Muhammed bin İbrâhîm talebelerinde bazılarıdır.

Kaleme aldığı ve çok meşhur olan kitapları vardır. Eserleri arasında en mühim olanlar şunlardır:

El-İknâ li Tâlib’il İntifâ Hanbeli Mezhebi’nin temel eserlerinden biridir. İbn’ul İmâd el-Hanbelî Rahimehullâh kitabı hakkında şöyle der:


جرّد فيه الصحيح من مذهب الإمام أحمد، لم يؤلّف أحد مؤلّفا مثله في تحرير النقول وكثرة المسائل

“Bu kitapta İmâm Ahmed’in mezhebinde ki Sahîh (görüşleri) kınından çıkardı. Nakilleri ve çok sayıda meseleyi kaleme alma husûsunda kimse onun gibi bir kitap telif etmedi.”[1]

Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni İbnu Kudâme el-Makdisî Rahimehullâh’ın “Mukni” isimli eserinin muhtasarıdır.

Hâşiyetun ale’l Furû Ibnu Muflih Rahimehullâh’ın “el-Furû” isimli kitabına yazdığı bir haşiyedir.

Menzûmet’ul Kebâ’ir Büyük Günahlara dair kaleme aldığı Kebâ’ir isimli manzûmesi ezberlenen temel metinler arasında yer almıştır. İmâm es-Seffârînî bu şiire şerh yazmıştır ve şiiri övmüştür.[2]

Muhtasar’ul Mukni İbnu Kudâme el-Makdisî Rahimehullâh’ın “Mukni” isimli eserinin bir başka muhtasarı.

Şerh’ul Müfredât

Şerhu Manzûmet’il Adâb’iş Şerî’a El-Mirdâvî’nin Adâb’uş Şerî’a isimli şiirinin şerhidir. Bin beyitlik bir şiirdir.

Hâşiyet’ut Tenkîh Bu kitap ise el-Mirdâvî’nin “et-Tenkîh’ul Müşbi” isimli muhtasarına yazdığı haşiyedir.

El-Haccâvî'yi birçok kimse övmüştür.

Necm’ud Dîn el-Ğazzî şeyhinin babasından naklederek şöyle der:

كان رجلاً عالماً عاملاً متقشفاً. انتهت إليه مشيخة السادة الحنابلة والفتوى

“El-Haccâvî, âlim, ilmiyle amel eden zâhid bir adamdı. Hanbelîlerin üstün şeyhleri ve fetvalar ona dayanırdı.”[3]

İbn’ul İmâd el-Hanbelî hakkında şöyle der:


كان إماما، بارعا، أصوليا، فقيها، محدّثا،

“El-Haccâvî, Usûlî, Fakîh, Muhaddis ve yetenekli bir İmâmdı.”[4]

İbnu Humeyd en-Necdî ise hakkında şöyle der:


وانفرد في عصره بتحقيق مذهب الإمام أحمد، وصار إليه المرجع

“El-Haccâvî İmâm Ahmed’in mezhebini tahkik etmede döneminde tekti. Başvurulacak mevki el-Haccâvî oldu.”[5]

Hanbelî Mezhebi’nin en temel eserlerinden biri olan el-Haccâvî’nin “el-İknâ li Tâlib’il İntif┠isimli eseri daha sonraları el-Buhûtî tarafından “Keşşâf’ul Kınâ an Metn’il İkn┠ismiyle şerh edilmiştir. Mer’î bin Yûsuf el-Kermî (1624H) el-Haccâvi’nin “el-İknâ li Tâlib’il İntif┠isimli eseriyle İbn’un Neccâr’ın “Munteh’al İrâdât” isimli eserini “Gâyet’ul Muntehâ fi’l Cemi Beyn’el İknâ ve’l Munteh┠ismini verdiği eserinde bir araya getirmiştir. Mer’î bin Yûsuf el-Kermî’nin bu çalışmasının da şerhleri ve haşiyeleri hazırlanmıştır.

Çevirisine yer verdiğimiz “Zâd’ul Mustakni fi İhtisâr’il Mukni” isimli eseri, İbnu Kudâme’nin el-Mukni isimli eserinin muhtasarıdır. Daha sonraları bu eserin –el-Buhûtî tarafından yapılan “er-Ravz’ul Murbi bi Şerhi Zâd’ul Mustakni” isimli şerhi de dâhil olmakla- şerhleri, haşiyeleri de kaleme alınmıştır.

El-Haccâvî, 968H kimilerine göre 960H yılının Rabî’ul Evvel Ayı’nda[6] vefât etmiştir. Allâh ona rahmet etsin!

Dipnotlar:
 1. İbn’ul İmâd, Şezerât’uz Zeheb, Dâru İbni Kesîr, 10/472.
 
 2. es-Seffârînî, ed-Dehâ’ir li Şerhi Manzûmet’il Kebâ’ir, 100
 
 3. Necm’ud Dîn el-Ğazzî, el-Kevâkib’us Sâ’ire, Dâr’ul Kutub’il İlmiyye, 3/192.
 
 4. İbn’ul İmâd el-Hanbelî, Şezerât’uz Zeheb, Dâru İbni Kesîr, 10/472
 
 5. İbnu Humeyd en-Necdî, es-Sehb’ul Vâbile, Mu’esseset’ur Risâle, 3/1134.
 
 6. İbn’ul İmâd, Şezerât’uz Zeheb, 10/472.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH
« Yanıtla #4 : 15.05.2020, 23:46 »










زَادُ الْمُسْتَقْنِع فِي اخْتِصَارِ الْمُقْنِعِ
مُوسَى بْنِ أَحْمَدَ بْنِ مُوسَى الْحَجَّاوِيِّ
(رَحِمَهُ اللّٰهُ تَعَالىَ)
Zâd’ul Mustakni fî İhtisâr’il Mukni
Mûsâ bin Ahmed bin Mûsa el-Haccâvî
(Raimehullâhu Teâlâ)









Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1241
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: ZÂD'UL MUSTAKNİ | EL-HACCÂVÎ RAHİMEHULLÂH
« Yanıtla #5 : 15.05.2020, 23:48 »
[Müellif Rahimehullâh'ın Mukaddimesi]

Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyla.

Tükenmeyecek kadar hamd, hamd edilmeye layık olduğu en faziletli şekildeki hamd Allâh’a mahsustur.

Seçilmişlerin en efdali olan Muhammed’e, âline, ashâbına ve (Allâh’a) ibâdet edenlere Allâh salât ve selâm eylesin.

Bundan sonra:

Bu, İmâm el-Muvaffak Ebû Muhammed (el-Makdisî’n)in “Mukni”sinden Ahmed’in mezhebinde râcih (kabûl görmüş) olan tek bir görüş takip edilen fıkıh hakkında bir muhtasardır. Vuku bulması nadir olan bazı meseleleri hazfetmiş olabilirim ve ona benzer kendisine itimad edilen (meseleler) ekledim. Zira himmet azalmış, gayeyi elde etmeyi engelleyen sebepler çoğalmıştır. Allâh’ın yardımıyla, bu kitap küçük hacmiyle beraber, sözü uzatmaya/ayrıntıya gitmeye ihtiyaç duymayacak şeyleri ihtiva etmektedir.

Lâ Havle ve la Kuvvete İllâ Billâh (Allâh’tan başka güç ve kudret sahibi yoktur), Huve Hasbunâ ve Ni’m’el Vekîl (O bize yeter, ne güzel vekildir!)
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3307 Gösterim
Son İleti 17.11.2018, 01:44
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
1733 Gösterim
Son İleti 16.01.2019, 03:20
Gönderen: Izhâr'ud Dîn