Darultawhid

Gönderen Konu: TEŞRİ YAPANLARIN KÜFRE GİRMESİ İÇİN HÜKMÜ DİNE NİSBET ETMESİ ŞART MIDIR?  (Okunma sayısı 269 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1967
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Bismillah. Yaşayan ölü hükmündeki birileri diyor ki mealen: Teşri dinin aslındandır da bu teşri o teşri mi, teşriden kasdımız ne? Halbuki teşri kavramının şeriat koyma/kanun koyma/yasama gibi anlamlar içerdiği şeriatta da dilde de örfte de malum olan bir şeydir. Bugün en basit bir Arapça hatta Türkçe sözlüğü açın teşri kelimesinin karşılığı olarak bunları görürsünüz. Arap ülkelerinde demokratik parlementolara meclis’ut teşri’ yani yasama meclisi denilir. Türkçede de son yıllara kadar meclisin yaptığı kanun çıkarma işlemine teşri’ denilirdi, şu an yasama kelimesi kullanılıyor. Ama birileri bugün çıkıp tıpkı geçmişte domuz haramdır ama domuzdan kasıd şu hınzır mı yoksa başka bir şey mi, ya da Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Allah’ın Rasülüdür ama Muhammed’den kasıd şu Kureyşli zat mı yoksa başka birisi mi diye şüphe edenler gibi kavramların içini boşaltabiliyorlar. Alimler, böyle diyen birisinin küfründe icma ettikleri gibi, bunların küfründe duraklayan Mürcie fırkalarını dahi tekfir etmişlerdir.

Allah’ın izin vermediği her tür yasama ve kanun koyma şirk kapsamındaki bir teşridir. Bütün bunlar “Yoksa onların Allah’ın izin vermediği şeyleri dinde teşri kılan ortakları mı var” mealindeki Şura: 21. Ayet-i kerimesinin kınadığı ve şirk olarak vasfettiği şeye dahildir. Bu nasıl bir dibe vurma ki bugün kanun koyucu statüsü verilmiş olan milletvekili, “ben teşri yaptım, hüküm koydum” diyor, bir grup safsatacı ise çıkmış “olur mu ya sen teşri yapmadın” diyebiliyor! Madem teşri yapmadı, ne yaptı bu adam? Yaptığı fiilin şeriatteki isminden de vazgeçtim, lugatteki adı ne? Yok lugatteki ismi teşri olup şeriattaki ismi teşri değilse bu ayrımı neye göre yaptınız? Ayet açık değil mi, Allah Azze ve Celle insanlara anlamadıkları dilden mi hitap ediyor haşa? Yoksa tevilcilerin ya da tefvizcilerin sıfatlar konusunda dediği gibi, Allah teşri dedi ama aslında insanların anlamadığı bambaşka bir mana mı kasdetti diyorsunuz? Bu kişiler ayette geçen “dinde” ifadesinden yola çıkarak, bu ayette kınanan teşrinin, kanun koymanın sadece din adına yapılanlar olduğunu iddia ediyorlar. Bu, sözkonusu kişilerin dinle dünyayı ayıran laik zihniyetini ele veriyor ayrı konu da bu görüşün selefi kim? Hangi alim teşri yapan, haramları mübah yani serbest bırakan, örneğin eşcinsellere evlilik hakkı tanıyan birisinin bunu ancak dini kavramlarla, din adına yaparsa kafir olacağını, dini karıştırmadığı müddetçe kafir olmayacağını söyledi? İbni Kesir’in naklettiği gibi alimler Cengiz yasasıyla hükmedenlerin kafir olacağına dair icma ederken bu kanunu dine izafe edip etmediklerine baktılar mı? Üstelik icma ile tekfir edilen bu Tatarlar, kendilerini İslam’a nisbet ediyordu ve İslam’dan başka bir dine mensubiyet iddia etmeleri ya da bu kanunları İslam’a veya başka bir dine nisbet etmeleri sözkonusu değildi. Keza Cengiz de bu kanunları çıkartırken herhangi bir dine atıf yaparak çıkarmadı, kendisi de alimlerin naklettiği gibi dinsiz yani bugünkü tabirle deist birisi idi. Şimdi siz, seleften hatta haleften de vazgeçtim 50 sene öncesine kadar bu ayrımı yapan bir tane kayda değer isim söyleyin? Ayrıca Arap lügatinde “din” ne demek açıklayın? Yusuf aleyhisselam kıssasında geçen “kralın dini” ne anlama geliyor? Allah Subhanehu, Nur suresinde zina haddinden bahsederken neden “Allahın dini” ifadesini kullandı? Allaha yemin ederim ki sizler, selef ulemasının tekfir ettiği Mürcie fırkaları gibisiniz, hatta daha betersiniz. Bakın, selef bundan 1200 küsur sene önce, sizin dediğinize benzer şeyler söyleyenler hakkında ne demiş:

Şeyhulislam İbnu teymiye’nin naklettiğine göre bazı insanlar Ata bin ebi Rabah’ın huzuruna gelerek Mürcie hakkında sorular sormuşlardır. Nihayet soru olarak şunu yöneltmişlerdir: Onlar diyorlar ki: “Biz namazın farz olduğunu ikrar ederiz, ama kılmayız. İçkinin haram olduğuna inanırız fakat içeriz. Annelerle evlenmek haramdır. Lakin biz evleniriz. Bunu anlatınca elini elimden çekti ve dedi ki: Kim bunu yaparsa kâfirdir." (Feteva, 7/204-205; *Külliyat, 7/170-171)

Şeyhulislam’ın naklettiğine göre Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir:

Humeydî şöyle dedi: Bazı kimselerin:

"Kim namazı, zekâtı, orucu ve haccı kabul eder, fakat ölünceye kadar bunlardan hiçbir şey yapmasa, ölünceye kadar arkasını kıbleye dönerek namaz kılsa, o kişi mü'mindir. Yeter ki, onun bunları terketmekle birlikte bunlara iman ettiği ve bunları inkâr etmediği bilinsin. Farzları ve kıbleye doğru dönmenin gereğini kabul etsin." dedikleri anlatıldı.

Ben ise şöyle dedim:

"Bu apaçık bir küfürdür. Allah'ın Kitab'ına, Rasûlünün sünnetine ve İslâm alimlerine de aykırı düşmektedir. Yüce Allah ise:
"Onlar dinlerini ona halis kılarak Allah'a ibadet etmekten başkasıyla emrolunmadılar..." (Beyyine, 5) buyurmaktadır.
Hanbel der ki: Ben Ebû Abdullah Ahmed b. Hanbel'in şöyle dediğini duydum:

Her kim bunu söylerse, Allah'ı inkâr etmiş ve emrini reddetmiş olur. Ayrıca Allah'ın Rasûlünün Allah'tan getirdiğini de reddetmiş olur. (Feteva, 7/209; *Külliyat, 7/173-174)

Görüldüğü gibi selef, biz Allah’ın hükümlerini tasdik ederiz ama bunları uygulamayız diyenlerin küfründe icma etmiş, hatta bunları tekfir etmeyenleribile tekfir etmişler. Yani bu kişilerin içki içmeyi vesair haramları bir örf ve yaşam tarzı yani din olarak benimsedikleri belli olduğu halde bunu İslam dininin kendisine nisbet etmedikleri bellidir, hatta İslam dinindeki kuralın bu şekilde olmadığını itiraf ettikleri de anlaşılmaktadır. Bu noktada biz ayrıca şunu soruyoruz: Biz içkinin haram olduğunu tasdik ederiz, fakat içki içmeye devam ederiz diyen bir kimse ile biz içki içene sopa vurulacağını, şeriatın hükmünün bu olduğunu kabul ederiz fakat bunu uygulamayız, diyen bir kimsenin ne farkı vardır? Çünkü bunların ikisi de bu sözleriyle şeriata tabi olmak istemediklerini ortaya koymaktadır. Kaldı ki mücerred olarak biz içkiyi haram sayarız ama içmeye devam ederiz diyen birisinin durumu, bunun da ötesine geçip içkinin mübah yani serbest olduğuna dair kanun çıkartan yani teşri yapan birisinin durumundan daha hafiftir. Siz bilmiyor musunuz ki bir insanın mümin sayılabilmesi için tasdikin ötesinde şeriata tabi olması, teslim olması gerekmektedir? Bu konuda daha söylenecek çok şey var ama akıl sahiplerine bu kadarı yeter. Vesselam.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3098 Gösterim
Son İleti 10.06.2015, 22:09
Gönderen: Nuhun Gemisine Davet
1 Yanıt
3904 Gösterim
Son İleti 15.03.2016, 20:00
Gönderen: İslam davetcisi
3 Yanıt
6188 Gösterim
Son İleti 04.02.2019, 07:04
Gönderen: Tevhide Davet
2 Yanıt
6185 Gösterim
Son İleti 23.05.2016, 00:24
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
489 Gösterim
Son İleti 03.12.2019, 15:48
Gönderen: Tevhid Ehli