Darultawhid

Gönderen Konu: Bayan doktor erkek hastaya mecburi durumda bakabilir mi?  (Okunma sayısı 173 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Aciz bir kul

  • Newbie
  • *
  • İleti: 1
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Selamun aleyküm hocam,
Ben ilme 4-5 aydır adım atmış bir talebeyim. Dinî kesinlikle yanlış biliyorduk ve böyle gitmeye devam ediyordum. Zamanla ayetleri okurken, imam kurtubi gibi alimlerin tefsirine bakarken pek çok yanlisimin olduğunu farkettim. Daha sonra kendimi batıl ilme (okul derslerine) vermek yerine bu ilimle uğraşmaya başladım. Fırsat buldukça burdan da okuyorum ama daha çok İmam Kurtubi'nin tefsirini okuyorum bunu bitirdikten sonra diğer alimlerin kitaplarını Allah'ın izniyle okuruz.
Neyse uzatmayayım.

Öncelikle sorum için kusura bakmayın. Hocam bir bayan doktor, tevhid akidesini öğrendikten sonra bu meslekteki sözleşmelerden ve diğer küfür vb. durumlardan dolayı tövbe edip mesleği bırakıyor. Ancak şöyle bir şey oluyor: bu bayan erkek kuzenin hasta ve yatalak olması sebebiyle bazen iğne veya ilaç tedavisine bakmak zorunda kalıyor. Nur 30. Ayette erkeklere; 31. Ayette ise bayanlara gözlerin haramdan sakinmasini emrediyor. Bu ayetlerin tefsirine baktığımızda haramın içinde namahrem olan erkek de var. Bu durumda bu bayan doktorun bu hastaya bakması doğru mu?

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1967
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Ve aleykum. Bismillahirrahmanirrahim. Evvela ilim tahsili hususunda belirli bir menhec (metod) sahibi olunmasını gerektiği tavsiyesiyle sözlerime başlamak istiyorum. Bu menhec de İslam ümmetinin 1400 senedir takip ettiği metoddur. 4-5 aydır bu konularla ilgilendiğinizi ifade etmişsiniz. Şu halde tarih boyu ümmetin yaptığı gibi basitten zora doğru ilerleyen bir eğitim metodu takip etmeniz hayrınıza olur. Kurtubi tefsiri şu an için epey ağır bir kaynak sayılabilir. Şu adresteki tavsiyeleri dikkate almanızı öneririm: http://darultawhid.com/tr/forum/index.php?topic=69.0

Sorunuza gelince; muayyen vakıalar hakkında fetva verme gibi bir durumumuz sözkonusu değildir. Lakin ancak genel kaideleri zikredebiliriz, herkes bunlara göre değerlendirmesini yapar. İslam fıkhında "Zaruretler memnu'ları mübah kılar" yani yasaklanmış şeyleri serbest kılar şeklinde bir kaide vardır. Lakin aynı zamanda "Zaruretler mikdarlarına göre takdir olunur" şeklinde bir kaide de vardır. Yani haramlar, ancak zaruret ölçüsünce işlenebilir, zaruret sınırına varmadığı veya bu sınırdan aşağı durumlarda ise bu ruhsat ortadan kalkar. Allahu teala şöyle buyurmaktadır:

اِنَّمَا حَرَّمَ عَلَيْكُمُ الْمَيْتَةَ وَالدَّمَ وَلَحْمَ الْخِنْزيرِ وَمَا اُهِلَّ بِه لِغَيْرِ اللّٰهِ فَمَنِ اضْطُرَّ غَيْرَ بَاغٍ وَلَا عَادٍ فَلَا اِثْمَ عَلَيْهِ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحيمٌ

“Allah, size ancak leş, kan, domuz eti ve Allah’tan başkası adına kesileni haram kıldı. Ama kim mecbur olur da, istismar etmeksizin ve zaruret ölçüsünü aşmaksızın yemek zorunda kalırsa, ona günah yoktur. Şüphesiz, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. “(Bakara suresi 173. ayet)

Alimler, bu ayetin tefsirinde zaruret hallerinde sözkonusu haram maddelerden ancak ayakta duracak kadar yenilebileceğini ifade etmişlerdir. Bunu Veki, İbrahim en-Nehai ve Şa'bi'den rivayet etmiştir. (es-Suyuti, ed-Durr'ul Mensur, 1/408) Tafsilatı için tefsirlere bakılabilir. Yani, açlık çeken ve hayatını sürdürmekte zorlanan birisi ancak ayakta kalacak kadar haram maddelerden yiyebilir, yoksa oturup ziyafet çekemez. Burdan, zaruretin sınırı da anlaşılmaktadır. O da ölüm tehlikesi ve ona yakın tehlikelerdir. Bu durumda sadece sözkonusu tehlikeyi giderecek kadar o haramdan işlenebilir, ötesine geçilmez.

Şimdi tedavi zaruretinin bazı haramları mübah kılacağı hususu insanlar arasında yaygın bir bilgidir. Lakin burada zaruretten kasdın ne olduğunun açığa kavuşması gerekir. İnsanların birçoğu bunu mutlak bir hüküm olarak zannederler ve adeta sağlık sözkonusu olduğunda artık bütün haramların rafa kalkacağını düşünürler. Bu düşüncenin bir aslı astarı yoktur. Kadın doktorun erkek hastayı tedavi etmesi, veya tam tersi erkek doktorun kadını tedavi etmesi sizin zikrettiğiniz nassların delalet ettiği yabancı erkek ve kadının birbirine bakmasının, dokunmasının, başbaşa kalmalarının haram olması gibi illetlerden dolayı haramdır. Bunların şehvet kasdıyla veya bu kasıd olmadan yapılması arasında bir fark yoktur. Bu haram fiil, ancak bundan başka bir çare olmadığı takdirde helal olur. Yani mesela, erkeğin bayan doktordan başka tedavi olacak birisini aramasına rağmen bulamaması gibi. Bu durumda eğer hastalığı hayati tehlike içeren veya kişiye aşırı ızdırap veren bir hastalıksa karşı cinsten birisine muayene olabilir. Basit, geçici bir hastalıksa yine caiz olmaz. Lakin bu, günümüzde pek raslanacak bir vakıa değildir. Günümüzde artık tıp sektörü gelişmiştir ve insanlar neredeyse her yerde hatta her saatte istedikleri tarzda bir doktoru bulacak durumdadır. İstisnalar kaideyi bozmaz. O yüzden günümüz şartlarında bilhassa tedavi bahanesiyle haramların helal kılınması doğru bir anlayış değildir.

Şeyhulislam İbni Teymiye rahimehullah bu hususta şunu nakletmiştir:

وروى أبو محمد الخلال  بإسناده عن عكرمة  عن ابن عباس رضي الله عنهما قال: سأله رجل: أحتقن؟ قال: لا تبد العورة، ولا تستن بسنة المشركين

Ebu Muhammed'in, İkrime'ye dayanarak bildirdiğine göre adamın biri sahabilerden İbn-i Abbas, kendisine:
“Hukna yaptırabilir miyim (yani büyük abdest yolundan ilaç alabilir miyim?)” diye soran birine:
“Evet yaptırabilirsin. Fakat avret yerlerini açma ve müşriklerin adetine uyma!” diye cevap verdi. (İktida’us Sirat’il Mustakim, 1/385)

Görüldüğü üzere tedavi maksatlı da olsa avret yerini açarak şırınga ya da iğne vurdurmaya cevaz verilmemiştir. Bu, hemcinsler arasında olsa bile böyledir. Bundan ancak yukarda zikrettiğimiz şekilde bundan başka bir çare bırakmayan zaruret halleri müstesnadır. Vallahu a'lem.