Darultawhid

Gönderen Konu: HAK YAYINLARI VE KİTAPLARI HAKKINDA  (Okunma sayısı 202 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1967
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
HAK YAYINLARI VE KİTAPLARI HAKKINDA
« : 07.11.2020, 03:20 »
بسم الله الرحمن الرحيم

الحَمْدُ للهِ وَحْدَهُ، وَالصَّلاة وَالسَّلامُ على مَنْ لا نبيَّ بَعْدَهُ، وَبَعْدُ

MUKADDİME

Bu yazı dizisinde inşaallah, Hak yayınları ve bu yayınevinin kitapları üzerinde duracağız. Miladi 80’li yılların başından bu yana faaliyet gösteren bu yayınevi, epey bir süre boyunca Türkiye’de tevhide yakın bazı söylemleri dile getiren neredeyse tek yayın kuruluşu olduğu için bunların kitaplarının muhtevası bizi yakından ilgilendirmektedir. Gerçi şu son zamanlarda ilmin iyice yayılmasıyla birlikte artık bu tip yayınlar eskisi kadar rağbet görmese de yine de belirli çevrelerde halen etkisini sürdürmekte ve kitapları piyasada yayılmaktadır. Bizler daha önce sözkonusu yayınevine çeşitli ilmi konularda reddiyelerimizi sunmuştuk. Burada ise daha ziyade kitaplar üzerinde duracağız. Kitapların muhtevasındaki İslama muhalif hususların yanı sıra bilhassa kitapların kaynaklarıyla alakalı bilgi vereceğiz. Zira bu yayınevinin çalışmalarını uzun yıllardır takip eden bizler, yıllar önce bu yayınevinde çıkan bazı kitapların intihal yani başka yazarlardan çalıntı olduğunu öğrendik. İlerde Hak yayınlarının başka yerlerden intihal ettiği kitapların listesini ve bu intihalleri nasıl tesbit ettiğimizi ayrıntılı olarak neşrettiğimizde durumun vahameti iyice anlaşılacaktır ve görülecektir ki bu yayınevinin kitaplarının neredeyse büyük çoğunluğu intihaldir, yani başka yazarların kitaplarında ufak tefek değişiklikler yapıp –hatta bazen onu bile yapmayıp hamdinden salavatına kadar aynen alıntılayıp!- üzerlerine “Ziyaeddin el Kudsi, Seyfuddin el Muvahhid” gibi müstear isimler konularak basılmıştır! İntihal, her halükarda gayrı ahlaki bir şey olsa da sırf bununla da yetinilmemiş, bir de bunun üstüne bu çalıntı kitaplarla kendilerinin ne kadar alim olduğunu isbatlama cihetine gitmişlerdir ki bizim açımızdan bardağı taşıran son damla da bu olmuştur.

Ziyaeddin el Kudsi, m. 2006 senesinde internet üzerinde yaptığı canlı derslerden birisinde kendisinden önce kimsenin vermediği bazı fetvalar verince ona bunların kaynağının ne olduğunu sorduk, bunların kendi şahsi fetvası olduğunu ifade etti. Bunun üzerine kendisinin alim ve müçtehid sıfatını nerden kazandığını sorunca delil olarak o güne kadar yayınlanmış 30 kitabı olduğunu zikretti. O güne kadar çok önemsemesek de bu kitapların bir çoğunun intihal olduğunu biliyorduk. Tabi bu hakikati o an kendisine ifade edince neye uğradığını şaşırdı ve “anlatılmaz yaşanır” denebilecek diyaloglar aramızda geçti! O günden sonra bu meselenin ciddiyetini anladık ve bu konudaki araştırmalarımızı daha da genişlettik. İtiraf etmeliyiz ki bu kadarını biz de beklemezdik. Yani adamlar resmen yayınevi adı altında bir intihal müessesesi kurmuşlar, öyle ki yayın heyetinin neredeyse tek işi piyasadan gözlerine kestirdikleri intihal edilmesi uygun kitapları seçip uygun şekle getirmek ve üstüne bir iki ilave hatta yerine göre tahrifat ekleyip basmak olmuş! Bu işe de ta ki biz, Darultawhid sitesinde bu konuyu işleyip bu husus meşhur olana kadar devam ettiler. Biz gündeme getirdikten sonra başkaları da bu konuyu ele aldı. İntihal “mağdurlarından” olan Suriyeli Ebu Basir et-Tartusi, kendisine ait “Tağut” kitabını “Tağutu Reddetmek Tevhidin Gereğidir” ismiyle sadece yazar adını değiştirerek basan Ziyaeddin el Kudsi’yi ifşa etti. Ziya ise o kitabın aslında yıllar önce kendisi tarafından yazıldığı ve elden ele dolaşarak Tartusi’ye ulaştığı, Tartusi’nin de kendi ismiyle kitabı neşrettiği şeklinde yalan ve hayal mahsülü olduğu her halinden belli olan akıllara zarar bir teoriyi cevap olarak neşretti. Üste çıkabilmek için de Tartusi’nin devrik Irak tağutu Saddam’ı müslüman ilan ettiği bir fetvasını diline doladı, bu surette asıl mevzuyu karartmaya çalıştı. Tartusi’nin orjinal kitabını Türkçe’de basan Murat Gezenler’in de konuyla alakalı açıklamaları oldu. Böylece Hak yayınlarının kitaplarının çalıntı olduğu bilgisi iyice yayıldı. Ancak bu kitapları hala birtakım kitapçıların raflarında görmeye devam ediyoruz. Gerekçe ne olursa olsun, bu hırsızlığa –üstelik bile bile- hizmette bulunmak doğru değildir. Hak yayınları şu an mecburen intihal işine ara vermiş gözüküyor, lakin eski kitapları da halen pişkince satmaya devam ediyorlar. Tabi yeni bastıkları kitaplar da daha önce tercümesi olan Gazali’nin İlcamul Avam veya Kuduri muhtasarı gibi kitaplardır. Yeni sıfırdan tercüme yapamamaktadırlar, belki öyle bir ekipleri de yoktur.

Şimdi bunlara düşen vazife, ya kitapları aldıkları kaynaklara dair açıklama yapmak ya da kitapları komple piyasadan çekmekti, lakin hiç birini yapmadılar, üstelik içinde birçok batıl da olan bu kitaplar vasıtasıyla insanları zehirlemeye ve kendilerini layık olmadıkları şekilde ilim ehli olarak takdim etmeye devam ediyorlar. O yüzden bilmeyenler ne derse desin, bu mesele bizim açımızdan önemlidir. Bu asla bir dedikodudan ibaret değildir, bilakis –inşaallah- şu an unutulmuş olan “cerh-tadil” sünnetinin ihyasıdır. Ehlince malum olduğu üzere İslam’da hadis alimleri tarafından teşkil edilmiş bir cerh tadil ilmi vardır ve alimler binlerce hadis ravisini adil ve adil olmayan diye taksim etmişler ve böylece din hakkında konuşan kim varsa haklarında ayrıntılı biyografiler hazırlamışlardır. Keza reddiye literatürüne ait kitaplarda da bidat ehline tek tek isim isim reddiye verilmiştir. Ümmete ait bütün bu gelenekler unutulmuş ve sözde davetçi geçinenler, etraflarında onlarca gayrı İslami olay cereyan ederken kimseyi karşılarına almamak için dillerini yutmuşlar ve zorla konuşacak olurlarsa da isim, cisim, zaman, mekan zikretmeden hayali olaylar üzerine kaçamak nasihatlerde bulunmaktadırlar. Halbuki alimler bidat ehlini, din hakkında ilimsizce konuşanları, zayıf ravileri isim isim deşifre edip ilim kaynaklarının kimler olduğunu veya yoksa ilimleri olmadığını ifşa etmişler, hatta özel hayatlarına kadar –tabi delilli isbatlı olarak- didik didik incelemişlerdir. Günümüzde ise bu tarz şeyler hoş görülmeyip dedikodu olarak değerlendirilmektedir. Hadis ehli falan ravi zayıftır, falancası sikadır diye konuşmaya başladıklarında tasavvufçular “bunlar yine gıybete başladı” diye kalkıp giderlermiş! Halbuki hak her zamanki gibi böyle cahillerin değil hadis ehlinin yanındadır…

İşte bizim de buradaki gayemiz, kendilerine ait olmayan eserlerle insanlara kendilerini alim olarak tanıtan bir cehele takımının yalanlarının ifşasıdır. Sözkonusu fırka, bu yalanlarını ifşa ettiğimizde bizim tevhide davet eden (!) bu kitapların önünü kesmeye çalıştığımızdan dem vurarak ajan, münafık vs ithamlarında bulunmak suretiyle kendi tabanlarını aldatmaya çalışmaktadırlar. Halbuki bu kimselere düşen bu sözlerimize polemik ve safsatanın dışında makul ilmi cevaplar vermektir. Bizim burada amacımız iftira ve karalama olmadığı gibi cedel  de değildir. Bizim nezdimizde bu kitaplar, ilerde ayrıntısıyla geleceği üzere, hakkı batıla karıştırarak anlatması hasebiyle şu an davetin önündeki en büyük engellerden birisidir. Türkiye’de şu an ipliği pazara çıkmış olan Adnan Oktar grubu da böyle intihal yoluyla yani Hristiyan alemindeki evrim karşıtı kitapları tercüme edip kendi isimleriyle basmak suretiyle meşhur olmuştu. Sözü geçen Hak yayınlarının da bunlardan bir farkı yoktur hatta bizzat tevhid akidesini sulandırmaları hasebiyle Kemalist Batini Harun Yahya’dan daha tehlikelidirler. Bütün bunlardan dolayı bu yazı dizisinde bu intihal konusuna ağırlık vererek Hak yayınlarının kitaplarını mercek altına alacağız ve bugüne kadar dağınık olarak yayınladığımız yazıları ilavelerle birlikte bir araya getirerek mevzuya son noktayı koymaya çalışacağız inşaallah.  Gayret bizden, tevfik Allah Azze ve Celle’dendir.


 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
6461 Gösterim
Son İleti 02.08.2015, 23:58
Gönderen: Tevhide Davet
0 Yanıt
4663 Gösterim
Son İleti 02.08.2015, 23:54
Gönderen: Tevhide Davet
1 Yanıt
5353 Gösterim
Son İleti 25.02.2020, 01:10
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
0 Yanıt
1734 Gösterim
Son İleti 13.07.2017, 20:13
Gönderen: Tevhid Ehli
2 Yanıt
4072 Gösterim
Son İleti 09.02.2020, 16:48
Gönderen: Tevhid Ehli