Darultawhid

Gönderen Konu: Müşrikleri ve Tağutları Tekfir Etmenin Keyfiyeti  (Okunma sayısı 218 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İbn Nehhas

  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 1
  • Değerlendirme Puanı: +0/-0
Bismillah. es selamu aleykum.

İsmim (...), (...) yaşındayım ve (...)'de yaşıyorum. Daha önceleri de soru sormuş, lakin cevap alamamıştım. Allah için en azından bu sorularıma cevap verin.

1. Sorum: Bir kişinin Müslüman olabilmesi için şüphesiz müşrikleri ve tağutları tekfir etmesi şarttır. Peki, bunun keyfiyeti nedir?

Örneğin; Allah'tan başkasına dua eden veya Allah'ın dışında kanun koyan kimselere şahit olduğunda -isim/hüküm olarak- onlara direkt müşrik diyemeyen, ancak kendisine sorulduğunda bu amellerin sadece Allah'a has olduğunu, Allah'a has olan amelleri Allah'tan başkasına yapmanın veya bir kimsenin bunları kendisinde görmesinin şirk olduğunu ve bunu yapan kimselerin de müşrik olacağını ikrar eden bir kişi, bu haliyle -hakikatte- müşrikleri tekfir eden bir kişi midir veya müşrikleri tekfir etmiş olmakta mıdır?

2. Sorum: Tevhidle tanışan, ancak tevhidle tanışmadan önceki hayatından tevbe etmek aklına gelmeyen bir kimsenin durumu nedir? Tevhidle tanıştıktan bir süre sonra geçmişte bazı noktalarda şirk ve küfür üzere olduğunu anlayan/hatırlayan bir kimse, geçmişteki o şirk ve küfür amellerini görünceye/hatırlayıncaya kadar ki o süreçte şirk ve küfür üzere mi olmuş oluyor?

Allah için cevap verirseniz çok sevinirim.

Allah-u Teala ecrinizi versin. Rabbim, insanların ihtilaf ettiği noktalarda sizi ve bizi hidayet etsin ve hidayet üzere canımızı vermeyi nasip etsin. Allahumme amin, Allahumme amin, Allahumme amin.

es selamu aleykum.   

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Yönetici
  • *****
  • İleti: 2022
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Ynt: Müşrikleri ve Tağutları Tekfir Etmenin Keyfiyeti
« Yanıtla #1 : 16.01.2021, 03:05 »
Ve aleykum. Bismillah. Bu üyemiz bize daha önce mailden birkaç sefer yazmıştı lakin şartlara uymadığı için kendisiyle artık ilgilenemeyeceğimizi aktarmıştık. Aslında şimdi de cevap vermezdik, lakin Allah'ın ismiyle talepte bulunduğu için son kez kendisine cevap veriyoruz. Kendisi muhatabımız olmamakla beraber şunu bilmesini istiyoruz ki eğer ismini zikrettiği Allahu Teala'yı gerçekten tazim ediyorsa ve Ondan korkuyorsa artık üzerinde bulunduğu hali terketsin. Yıllar önce sorduğu ve defalarca izah edilmiş soruların aynısını soruyor. Bunu yapan birisi ya farklı niyetleri olan birisidir ya da saplantılı biridir. Üçüncü bir şık aklıma gelmiyor. Şu sorulara nasıl cevap verelim, nasıl bir cevap vermemiz bekleniyor acaba? Adam şirke şirk diyormuş fakat şirki işleyen birisiyle karşılaştığında müşrik diyemiyormuş! Yani şahıs şarap haramdır, şarap içen de günahkardır diyor ama şarap içen birisi bizzat gösterilerek "bu kişi şu an haram mı işliyor" denildiğinde "bilmiyorum, bir şey diyemem" cevabını veriyor; tıpkı günümüzde İslam'ın hoşgörü dini olduğunu, dolayısıyla -kafir, müşrik hükmünü geçtim- insanlara fasık, facir, günahkar gibi isimler dahi verilemeyeceğini savunan laik, demokrat, hümanist tipler gibi! Biz de ondan sonra böyle birisi müslüman mı değil mi onu tartışacağız, zamanında Mürcie'nin kafir tabakasının "domuz haramdır ama domuzdan kasıd aslında tavşandır" diyen birisinin müslüman olup olmadığını tartıştığı gibi! Bundan Allah'a sığınırız. İkinci sorusu da safsata bakımından diğerinden farklı değildir. Adam güya tevhidle tanışmış, lakin geçmiş hayatına tevbe etmeyi unutmuş! Peki şirkten tevbe etmeden nasıl İslama girdi bu adam, bunun bir cevabı var mı? Yani Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem döneminde birisi İslam'a giriyor, lakin ona sorulduğunda ki sen geçmişine tevbe ettin mi, putlara taptığın dönemde müslüman mıydın, hak üzere miydin yoksa batılda mıydın, "bilmiyorum, hiç düşünmedim" cevabını veriyor! Ne dersiniz sahabe İslam'a böyle mi girdi! Sahabenin hayatlarını okuyun bakalım böyle bir tane örnek var mı? Yoksa müslüman olur olmaz az önceki halinin küfürde ve ateşte olduğunun idrakiyle kendisini küfürden ve ateşten kurtaran Allah'a hamd mı ettiler? Allah sana hidayet etsin ey genç, eğer gerçekten hidayeti arıyorsan bütün bu şeytani vesveselere "la" diyeceksin ki ancak o şekilde arınabilirsin. Şeytanı kovup vahye teslim olmadığın, felsefe üretmeye devam ettiğin müddetçe asla arınamazsın bilmiş ol. Vesselamu ala men'ittebea'l huda...
Kendisi de bir kral olan Halife Memun Nadr bin Şumeyl (ra)'a şöyle demiştir:
يَا أَبَا الْحَسَنِ الْإِرْجَاءُ دِينُ الْمُلُوكِ
"Ey Ebu'l Hasen! İrca (Mürcielik) kralların dinidir!" (ed-Dulabi, el-Esma ve'l Kuna, no: 832; ayrıca Lalekai, es-Sunne, no: 2818)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
2 Yanıt
3918 Gösterim
Son İleti 30.12.2020, 23:47
Gönderen: Izhâr'ud Dîn
4 Yanıt
3372 Gösterim
Son İleti 01.12.2020, 21:35
Gönderen: İbn Umer
0 Yanıt
2672 Gösterim
Son İleti 08.06.2015, 20:49
Gönderen: AbdulAzim
0 Yanıt
4872 Gösterim
Son İleti 28.08.2016, 22:52
Gönderen: Tevhid Ehli
3 Yanıt
1520 Gösterim
Son İleti 10.01.2020, 01:57
Gönderen: Tevhid Ehli