Darultawhid

Gönderen Konu: İMAM ŞAFİİ’NİN VEFAT EDERKEN ÜZERİNDE BULUNDUĞU İ’TİKAD  (Okunma sayısı 2955 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1238
  • Değerlendirme Puanı: +15/-0


İmam Şafii’nin (204H) Vefat Ederken Üzerinde Bulunduğu İ’tikad (İmam Şafii’nin Vasiyeti Metni)1
بسم الله الرحمن الرحيم

Alıntı yapılan: Açıklama
Bir çok kaynakta İmam Şafii'ye nisbet edilen bu vasiyetname günümüzde kendilerini İmam Şafii'ye nisbet edip de Eşariler'in ve hatta Cehmiye'nin görüşlerini Ehli Sünnet adı altında savunan kimselerin İmam ile bir alakalarının olmadığını gösterir. Özellikle kalın font ve altı çizilerek işaretlenmiş yerlerde İmam Şafii rahimehullah'ın Allah'ın göklerin üstünde arşının üzerinde bulunduğuna dair sözleri, imanı söz ve amel olarak tarif edip artıp eksileceğini beyan etmesi bu söylediğimizin delilidir.

İsnad Zinciri Bir

Şeyh Zeki Ebu Ali el-Hasan ibni Seleme ibni Muhammed el-Harrani, Ebu İshak İbrahim ibni Muhammed ibni Nebhan el-Kanavi er-Rikki’den, o Şeyh’ul İslam Ebu el-Hasan Ali ibni Ahmed ibni Yusuf el-Kureyşi el-Hakkari’den o, Zahid Ahmed ibni Asım el-Musuli’den o, Ebu'l Feth ibn'ul Kasım el-Muğri el-Musuli’den onun şöyle dediğini rivayet etmiştir. Ben, ibni Haşim el-Beledi’nin kitabından şunları yazdım: Bu, Muhammed ibni İdris eş-Şafii (rahimehullah)'ın vasiyeti olarak bıraktığıdır.

İsnad Zinciri İki

Şeyh’ul İslam şöyle dedi: Ebu Mansur Muhammed ibni Ali ibni Muhammed ibn'ul Hasan ibni Sehl ibni Halife ibn'us Sabbah el-Beledi’den o, büyük babası Muhammed ibn'ul Muhsin ibni Sehel ibni Halife’den o, Ebu Ali el-Huseyn ibni Hişam ibni Ömer el-Beledi’nin şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bu, Muhammed ibni İdris eş-Şafii (rahimehullah)'ın vasiyeti olarak bıraktığıdır.

İmam Şafi’i; Allah (azze ve celle) dışında –tapılmaya layık- ilah olmadığına, ortağı bulunmadığına ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmektedir

Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman etmektedir:


لاَ نُفَرِّقُ بَيْنَ أَحَدٍ مِّن رُّسُلِهِ

“O'nun elçileri arasında hiç birini (diğerinden) ayırdetmeyiz.” (el-Bakara 2/285)

قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ

“De ki: Benim namazım da, (kurbanım ve) diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de alemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum.” (el-En’am 6/162-163)

Allah (azze ve celle) kabirlerde bulunanları tekrar dirilteceğine (iman etmektedir).

Cennetin hak olduğuna (iman etmektedir).

Cehennemin hak olduğuna (iman etmektedir).

Kabir azabının, (kabir) sorgusunun, mizanın ve (Sırat) Köprü(sü)nün hak olduğuna (iman etmektedir).

Allah’ın, kullarını amellerine göre hesaba çekeceğine (iman etmektedir).

O’nun için yaşar ve ölürüm, Allah’ın dilemesi ile tekrar diriltilirim.

İmanın söz ve amelden teşekkül ettiğine, kalbin inancı olduğuna, çoğalıp azaldığına şehadet etmektedir.

Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna ve mahluk olmadığına (iman etmektedir).

Allah’ın ahirette görüleceğine (iman etmektedir). Mü’minler, O’nu (arada bir vasıta olmaksızın) doğrudan çıplak gözle görecek ve O’nu işitecektir.

Allah’ın arşı üzerinde olduğuna (iman etmektedir).

Kaderin, hayrı ve şerriyle Allah’tan olduğuna (iman etmektedir). Allah’ın dilemesi, istemesi ve emretmesi dışında hiç birşey vuku bulmaz.

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sonra insanların en faziletlilerinin Ebu Bekir (radiyallahu anh), sonra Ömer (radiyallahu anh), sonra Osman (radiyallahu anh), sonra da Ali (radiyallahu anh) olduğuna (iman etmektedir). Onlara sevgi besler, onlar için (Allah’tan) bağışlanma dilerim. Cemel ve Sıffın Savaşlarının ehli için, öldürülenleri ve öldürenleri için ve de Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabının tümü için (sevgi besler ve Allah’tan bağışlanma dilerim).

İşitip itaat etme, namaz kıldıkları müddetçe idareyi elinde tutanlar için olduğuna ve yönetimleri altında bulunanların onlara karşı kılıç ile isyan etmemeleri gerektiğine (iman etmektedir).

Hilafetin, Kureyş için olduğuna (iman etmektedir).

Çoğu sarhoşluk veren herşeyin azının da yasaklanmış olduğuna (iman etmektedir).

Mut’a (nikahı)nın yasak olduğuna (iman etmektedir).

Ben, vasiyetim olarak; Allah’tan korkmayı, Sünnete, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in hadislerine ve ashabının sözlerine yapışmayı, bid’atları ve hevayı terkedip, onlardan uzak durmayı bırakıyorum.


اتَّقُواْ اللّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ

“Allah'tan nasıl korkup sakınmak gerekiyorsa öylece korkup sakının ve siz, ancak müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin.” (Al-i İmran 3/102)

İşte bu, selefin ve halefin vasiyetidir.


وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ

“Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir.” (et-Talak 65/3)

Allah’tan korkabildiğince kork!

Cuma’ya ve Cemaat’e sıkıca sarıl, Sünnet’e, imana ve dini ilim edinmeye sıkıca sarıl.

Herkim (ölüm hastalığımda yatağıma) yakın olursa, o şöyle telkin etsin: Bir olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka –tapılmaya layık- ilah yoktur. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem), O’nun kulu ve elçisidir. Ben –Allah vefat etmemi dilerse- vefat etmeden tırnaklarımı ve bıyıklarımı kısaltsın, eğer ölürsem ve yakınımda kadın varsa onları dışarı çıkarın ve benim yanımda kalanlara, yatağıma yağ ve koku sürdürün.

Şeyh’ul İslam şöyle dedi: Ebu Ya’la el-Halil ibni Abdullah el-Hafız, Ebu'l Kasım ibni Alkame el-Ebhari’den, o Abd’ur Rahman ibni Ebi Hatim er-Razi’den, o Ebi Şu’ayb ve Ebi Sevri’den, Ebi Abdullah Muhammed ibni İdris eş-Şafii’nin şöyle dediğini nakletmiştir:

Sünnet hakkında ki; bu, benim üzerinde olduğum ve benim kendilerinde gördüğüm ve onlardan öğrendiğim Süfyan (ibni Uyeyne) ve Malik ve onun gibilerden Ehli Hadis'den arkadaşlarımızın üzerinde olduğu şey (şudur):

Allah’tan başka –tapılmaya layık- ilah olmadığına ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in O’nun kulu ve elçisi olduğuna dair şehadetin tasdik edilmesi, daha sonra birşeylerden bahsedip şöyle dedi: Allah semada arşın üzerindedir ve dilediği şekilde kullarına yaklaşır.
 
Allah (celle celaluhu), dilediği şekilde yeryüzüne en yakın göğe nüzul eder (daha sonra bu isnad zinciri ile vasiyetin geriye kalan kısmını nakleder).

Abd’ur Rahman ibni Ebi Hatim şöyle dedi: Yunus ibni Abd’ul Ala bize, Ebu Abdullah Muhammed ibni İdris eş-Şafii’nin Allah’ın sıfatları hakkında neye inandığı sorulması üzerine şöyle dediğini işittiğini söyledi:

Allah (celle celaluhu)’nun, kitabı ile gelen ve (Allah’ın) Peygamberini ve ümmetini hakkında bilgilendirdiği isim ve sıfatları vardır. Allah’ın kullarından hiçbiri için, kendisine hüccet ikame edildikten sonra bunları inkar etmesi caiz değildir zira Kur’an onlara bu sıfatlar ile indirilmiş, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’den sahih olarak nakledildiğine göre o, bu sıfatları söylemiş ve ondan salih bir kimse nakletmiştir. Eğer o, bunlara kendisine hüccet ikame edildikten sonra muhalefetde bulunursa kafirdir. Kendisine hüccet ikame edilmeden önce(ki durumu) ise, bu durumda bu kişi cehaleti sebebiyle mazur sayılır zira bu isim ve sıfatların ilmi; ne akıl ne gözlem ne de tefekkür ile elde edilemez. Hiç kimse, bunları bilmediği için –bu isim ve sıfatları içeren nakillerin sahihlenmesi durumu müstesna- küfre girmez. Biz, bu sıfatları tasdik ediyor, Allah’ın bizzat kendisinin reddettiği gibi, Allah’ın (mahlukata) herhangi bir şekilde teşbih edilmesini reddediyoruz, Allah (subhanehu ve teala)’nın buyurduğu üzere:


لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ البَصِيرُ

“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (eş-Şura 42/11)

(İmam) Şafii şöyle dedi: Ebu Bekir (radiyallahu anh)’ın imameti semadan Allah (subhanehu ve teala) tarafından emrolundu ve Allah (subhanehu ve teala), Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ashabının kalplerini, bu konuda icma etmeleri için birleştirdi.



Alıntı yapılan: Dipnotlar
1- İmam Şafii’nin Vasiyeti, bütünüyle yahut kısmen: Şeyh’ul İslam İbni Teymiyye, Mecma'ul Feteva, 4/181-183; İbni Kayyım, İctima'ul Cuyuş; Beyheki, el-Menakıb, 1/300-301, 1/415, 1/433; Zehebi, el-Uluv; Zehebi, Siyer A’lam'in Nubela; Ebu Abdullah ibni Batta, el-İbane; Suyuti, el-Emr bi’l İttiba; İbni Ahdal, Keşf'ul Ğita an Haka’ikit Tevhid ve Akaid'ul Muvahhidin; Ebu'l Hasan Ali ibni Ahmed ibni Yusuf el-Hakkari, İ’tikad'ul İmam Ebi Abdullah Muhammed ibni İdris el-Şafii el-Muttalibi
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1238
  • Değerlendirme Puanı: +15/-0
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın Adıyla,

Bir çok kaynakta İmam Şafii'ye nisbet edilen bu vasiyetname günümüzde kendilerini İmam Şafii'ye nisbet edip de Eşariler'in ve hatta Cehmiye'nin görüşlerini Ehli Sünnet adı altında savunan kimselerin İmam ile bir alakalarının olmadığını gösterir. Özellikle kalın font ve altı çizilerek işaretlenmiş yerlerde İmam Şafii rahimehullah'ın Allah'ın göklerin üstünde arşının üzerinde bulunduğuna dair sözleri, imanı söz ve amel olarak tarif edip artıp eksileceğini beyan etmesi bu söylediğimizin delilidir.

Bu değerli risaleyi PDF formatında aşağıdaki linkten indirebilirsiniz.



Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
4912 Gösterim
Son İleti 28.12.2015, 20:02
Gönderen: Uhey
1 Yanıt
5901 Gösterim
Son İleti 11.02.2017, 20:30
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
1353 Gösterim
Son İleti 08.09.2016, 15:30
Gönderen: Tevhid Ehli
10 Yanıt
3488 Gösterim
Son İleti 08.12.2016, 03:43
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
988 Gösterim
Son İleti 30.08.2018, 20:16
Gönderen: Teymullah