Darultawhid

Gönderen Konu: ALİMLERİN TAKLİDİ YEREN SÖZLERİ KİMLERE HİTAP ETMEKTEDİR?  (Okunma sayısı 2869 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1978
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
ALİMLERİN TAKLİDİ YEREN SÖZLERİ KİMLERE HİTAP ETMEKTEDİR?

Bismillahirrahmanirrahim,

Taklid; –İbn Kudame el-Hanbeli’nin tarifiyle- “bir kimsenin sözünü delilsiz olarak kabul etmek”  manasına gelmektedir. (  قبول قول الغير من غير حجة Bkz. İbn Kudame, Ravdat’un Nazır, 2/450) Muhakkik alimlerin birçoğu bu manadaki taklidi kınamışlar ve caiz olmadığını belirtmişlerdir.  Günümüzde birçokları alimlerin taklidin haram olduğunu beyan eden ibarelerine dayanarak mezhep alimlerini taklid etmenin ve genel anlamda alimlerin sözlerini delilsiz olarak kabul etmenin haram olduğunu iddia etmişlerdir. Bizler de bu başlık altında alimlerin taklidi yeren sözlerinin muhatabının kim olduğunu ve bu tarz kavillerin nasıl anlaşılması gerektiğini bizzat taklidi yeren alimlerden nakil yaparak incelemeye çalışacağız.

Taklidin zemmi ve kötülenmesi hususunda en çok söz söyleyen alimlerden birisi olan İbnu Abdilberr el-Maliki (rh.a) “Camiu Beyan’il İlmi ve Fadlihi” adlı eserinde بَابُ فَسَادِ التَّقْلِيدِ وَنَفْيِهِ وَالْفَرَقِ بَيْنِ التَّقْلِيدِ وَالِاتِّبَاعِ  yani “Taklidin fesadı ve taklid ile ittiba arasındaki fark” ünvanıyla bir bab açmıştır. “Allahu Teala taklidi kitabının birçok yerinde kınamıştır” deyip “Onlar hahamlarını ve rahiplerini Allahtan başka rabler edindiler” mealindeki Tevbe: 31. Ayetin zikriyle konuya başlamış ve ardından bu ayetin tefsiri başta olmak üzere taklidin yerilmesine dair birçok şey nakletmiştir. İbnu Abdilberr, ilgili babın devamında 1887 numaralı bölümde şunları zikretmektedir:

 
1887 - وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُعْتَزِّ: «لَا فَرْقَ بَيْنَ بَهِيمَةٍ تُقَادُ وَإِنْسَانٍ يُقَلِّدُ»
وَهَذَا كُلُّهُ لِغَيْرِ الْعَامَّةِ؛ فَإِنَّ الْعَامَّةَ لَا بُدَّ لَهَا مِنْ تَقْلِيدِ عُلَمَائِهَا عِنْدَ النَّازِلَةِ تَنْزِلُ بِهَا؛ لِأَنَّهَا لَا تَتَبَيَّنُ مَوْقِعَ الْحُجَّةِ وَلَا تَصِلُ لِعَدَمِ الْفَهْمِ إِلَى عِلْمِ ذَلِكَ؛ لِأَنَّ الْعِلْمَ دَرَجَاتٌ لَا سَبِيلَ مِنْهَا إِلَى أَعْلَاهَا إِلَّا بِنَيْلِ أَسْفَلِهَا، وَهَذَا هُوَ الْحَائِلُ بَيْنَ الْعَامَّةِ وَبَيْنَ طَلَبِ الْحُجَّةِ، وَاللَّهُ أَعْلَمُ، وَلَمْ تَخْتَلِفِ الْعُلَمَاءُ أَنَّ الْعَامَّةَ عَلَيْهَا تَقْلِيدَ عُلَمَائِهَا وَأَنَّهُمُ الْمُرَادُونَ بِقَوْلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ {فَاسْأَلُوا أَهْلَ الذِّكْرِ إِنْ كُنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ} [النحل: 43] وَأَجْمَعُوا عَلَى أَنَّ الْأَعْمَى لَا بُدَّ لَهُ مِنْ تَقْلِيدِ غَيْرِهِ مِمَّنْ يَثِقُ بِمَيْزِهِ بِالْقِبْلَةِ إِذَا أَشْكَلَتْ عَلَيْهِ فَكَذَلِكَ مَنْ لَا عِلْمَ لَهُ وَلَا بَصَرَ بِمَعْنَى مَا يَدِينُ بِهُ لَا بُدَّ لَهُ مِنْ تَقْلِيدِ عَالِمِهِ، وَكَذَلِكَ لَمْ يَخْتَلِفِ الْعُلَمَاءُ أَنَّ الْعَامَّةَ لَا يَجُوزُ لَهَا الْفُتْيَا، وَذَلِكَ وَاللَّهُ أَعْلَمُ لِجَهْلِهَا بِالْمَعَانِي الَّتِي مِنْهَا يَجُوزُ التَّحْلِيلُ وَالتَّحْرِيمُ وَالْقَوْلُ فِي الْعِلْمِ، [ص:990]

" Abdullah ibn’ul Mu’tezz şöyle demiştir: “Taklidçi insan ile güdülen hayvan arasında bir fark yoktur” Bütün bu sözler avamdan olmayan kimseler (yani müctehidler) hakkındadır. Çünkü, avamdan olan (yani müçtehid derecesine ulaşmamış) kimselerin başlarına gelen bir hadisede alimlerini taklid etmesi kaçınılmazdır. Zira, avamdan olan kimse hüccetin (delilin) ilmini kavrayamayacağı için hüccetin yerini tesbit edemez  ve  ona ulaşamaz. Ayrıca ilim, alt mertebesi elde edilmeden üst mertebesine varış yolu olmayan derecelerden müteşekkildir. İşte bu, avamdan olan kimseyle delil taleb etmek arasındaki engeldir! Allah en doğrusunu bilir.

    Alimler avamdan olan kimseye gerekenin, alimlerini taklid etmek olduğu ve Allah azze ve celle’nin "... Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun" ayetinde avamın kasdedildiği hususunda ihtilaf etmemişlerdir.    Alimler icma etmişlerdir ki, gözleri kör olan bir kimse kıbleyi tayin etmekte güçlük çektiği zaman, kıbleyi tayin etme hususunda güvendiği birisini taklid etmesi kaçınılmazdır. Tıpkı bunun gibi, dinde esas alacağı şeyler hakkında basireti ve ilmi olmayan kimse için de alimini taklid etmesi kaçınılmazdır.

   Alimler aynı şekilde avamdan olan kimsenin fetva vermesinin caiz olmadığı hususunda da ihtilaf etmemişlerdir. Allahu a’lem bunun sebebi avamın helal veya haram kılmaya delalet eden ifadelerden ve ilim hakkında konuşmaktan cahil olmasıdır." (İbnu Abdilberr, Cami’u Beyan’il İlmi Ve Fadlih, sf 990 (2.cild), Dar’u İbn’il Cevzi, 1414/1994)

Çok açık bir şekilde görüldüğü gibi İbnu Abdilberr, taklidin caiz olmadığı yönünde sayfalar dolusu naklettiği bütün haberlerin ve yaptığı bütün izahların alimler hakkında olduğunu, yani içtihad derecesine ulaşmış olan bir kimsenin başka bir alimin sözünü delilsiz kabul edemeyeceğini; ancak bunun içtihad ehliyetine sahip olmayan avam hakkında geçerli olmayacağını, avamın mutlaka bir müçtehidi taklid etmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca mukallid olan bir kimsenin delilden anlamayacağını da söylemektedir ki böyle bir kimsenin fetvanın delilini bilmesi ile bilmemesi arasında bir fark olmayacağı hususu izahtan varestedir. Kısacası bir müçtehidin verdiği fetvayı delilini bilmeden taklid etmek, müçtehidler için haram, avam için ise caiz hatta vacibtir!

Konuyla alakalı nakilleri yayınlamaya devam edeceğiz inşallah…


   

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1978
  • Değerlendirme Puanı: +50/-0
Taklidin nehyedilmesi hakkında sözlerine en çok müracaat edilen alimlerden birisi olan Şeyhulislam İbn Teymiyye (rh.a) yerilen taklid çeşitlerini anlattıktan sonra şöyle demektedir:

وَأَمَّا مَنْ كَانَ عَاجِزًا عَنْ مَعْرِفَةِ حُكْمِ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَقَدْ اتَّبَعَ فِيهَا مَنْ هُوَ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ وَالدِّينِ وَلَمْ يَتَبَيَّنْ لَهُ أَنَّ قَوْلَ غَيْرِهِ أَرْجَحُ مِنْ قَوْلِهِ فَهُوَ مَحْمُودٌ يُثَابُ لَا يُذَمُّ عَلَى ذَلِكَ وَلَا يُعَاقَبُ وَإِنْ كَانَ قَادِرًا عَلَى الِاسْتِدْلَالِ وَمَعْرِفَةِ مَا هُوَ الرَّاجِحُ؛ وَتَوَقَّى بَعْضَ الْمَسَائِلِ فَعَدَلَ عَنْ ذَلِكَ إلَى التَّقْلِيدِ فَهُوَ قَدْ اخْتَلَفَ فِي مَذْهَبِ أَحْمَد الْمَنْصُوصِ عَنْهُ. وَاَلَّذِي عَلَيْهِ أَصْحَابُهُ أَنَّ هَذَا آثِمٌ أَيْضًا وَهُوَ مَذْهَبُ الشَّافِعِيِّ وَأَصْحَابِهِ وَحُكِيَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْحَسَنِ وَغَيْرِهِ أَنَّهُ يَجُوزُ لَهُ التَّقْلِيدُ مُطْلَقًا وَقِيلَ: يَجُوزُ تَقْلِيدُ الْأَعْلَمِ. وَحَكَى بَعْضُهُمْ هَذَا عَنْ أَحْمَد كَمَا ذَكَرَهُ أَبُو إسْحَاقَ فِي اللُّمَعِ وَهُوَ غَلَطٌ عَلَى أَحْمَد؛ فَإِنَّ أَحْمَد إنَّمَا يَقُولُ: هَذَا فِي أَصْحَابِهِ فَقَطْ عَلَى اخْتِلَافٍ عَنْهُ فِي ذَلِكَ وَأَمَّا مِثْلُ مَالِكٍ وَالشَّافِعِيِّ وَسُفْيَانَ؛ وَمِثْلُ إسْحَاقَ بْنِ رَاهَوَيْه وَأَبِي عُبَيْدٍ فَقَدْ نَصَّ فِي غَيْرِ مَوْضِعٍ عَلَى أَنَّهُ لَا يَجُوزُ لِلْعَالِمِ الْقَادِرِ عَلَى الِاسْتِدْلَالِ أَنْ يُقَلِّدَهُمْ وَقَالَ: لَا تُقَلِّدُونِي وَلَا تُقَلِّدُوا مَالِكًا وَلَا الشَّافِعِيَّ وَلَا الثَّوْرِيَّ. وَكَانَ يُحِبُّ الشَّافِعِيَّ وَيُثْنِي عَلَيْهِ وَيُحِبُّ إسْحَاقَ وَيُثْنِي عَلَيْهِ وَيُثْنِي عَلَى مَالِكٍ وَالثَّوْرِيِّ وَغَيْرِهِمَا مِنْ الْأَئِمَّةِ وَيَأْمُرُ الْعَامِّيَّ أَنْ يَسْتَفْتِيَ إسْحَاقَ وَأَبَا عُبَيْدٍ وَأَبَا ثَوْرٍ وَأَبَا مُصْعَبٍ. وَيَنْهَى الْعُلَمَاءَ مِنْ أَصْحَابِهِ كَأَبِي دَاوُد وَعُثْمَانَ بْنِ سَعِيدٍ وَإِبْرَاهِيمَ الْحَرْبِيِّ؛ وَأَبِي بَكْرٍ الْأَثْرَمِ وَأَبِي زُرْعَةَ؛ وَأَبِي حَاتِمٍ السجستاني وَمُسْلِمٍ وَغَيْرِهِمْ: أَنْ يُقَلِّدُوا أَحَدًا مِنْ الْعُلَمَاءِ. وَيَقُولُ: عَلَيْكُمْ بِالْأَصْلِ بِالْكِتَابِ وَالسُّنَّةِ
.

"(Bir meselede) Allah ve Rasulunun hükmünü öğrenmekten aciz olup da o mesele hakkında din ve ilim ehlinden olan birisine tabi olup, tabi olduğu kimsenin kavlinin diğerlerinden daha tercihe şayan olup olmadığını tesbit edemeyen kimseye gelince bu kimse övülür ve bu hususta sevab alır ve de kınanmaz ve ceza görmez. İstidlale ve racih olan görüşü tesbit etmeye kadir olup bazı meseleleri muhafaza ettiği halde bu meselelerde taklide dönen kimse hakkında ise Ahmed’den gelen rivayetler muhteliftir. Ahmed’in ashabı bu kimsenin günahkar olacağı kanaatindedir. Bu aynı zamanda Şafii ve ashabının görüşüdür.  Muhammed bin Hasen ve başkalarından böyle bir kimsenin başkasını taklid etmesinin mutlak manada caiz olacağı rivayet edilmiştir. Kendisinden daha alim olan birisini taklid edebileceği de söylenmiştir. Ebu İshak’ın el-Luma adlı eserinde zikrettiği gibi bazıları bu görüşü Ahmed’den de rivayet etmişlerdir ancak bunun Ahmed’e isnad edilmesi galattır (hatadır) Bu hususta farklı rivayetler sözkonusu olsa da İmam Ahmed bunu ancak ashabı hakkında söylemiştir.

Malik, Şafi, Sufyan, İshak bin Rahaveyh, Ebu Ubeyd gibilere gelince, İmam Ahmed bir çok yerde, istidlale (delil çıkartmaya) kadir olan alimin (müctehidin) onları taklid etmesinin caiz olmadığını söylemiş ve şöyle demiştir: Beni taklid etmeyin! Maliki, Şafii’yi, Sevri’yi taklid etmeyin! Halbuki o, Şafii’yi, İshak’ı sever ve överdi. Aynı şekilde Maliki, Sevri’yi ve diğer imamları da överdi.

Ammilere (müctehid olmayanlara) ise İshak, Ebu Ubeyd, Ebu Sevr ve Ebu Musabdan fetva istemelerini emrederdi.

Kendi ashabından Ebu Davud, Osman bin Said, İbrahim el Harbi, Ebu Bekr el Esrem, Ebu Zura, Ebu Hatim es Sicistani, Muslim ve diğerleri gibi alimlere ise alimlerden birini taklid etmeyi nehyeder ve şöyle derdi: Asıldan, yani Kitab ve Sünnetten istinbat edin!" (Mecmu’ul Fetava, 20/225-226)

Açıkça görüleceği üzere seleften kendilerini taklid etmeyi nehyeden sözler sarfedenler bu sözleri alimlere hitaben söylemişlerdir. Günümüzde bazı kimseler ise alimlere hitaben söylenmiş olan bu sözleri alıp avamın önüne atarak, Kitap ve Sünnetten tek başlarına hüküm çıkartmaya davet etmekte ve de kendilerinin de cahilce fetva vermelerini bu şekilde meşrulaştırmaktadırlar.  Halbuki Şeyhulislam İbn Teymiye’nin, İbn Kayyım’ın ve taklidi yeren diğer alimlerin sözleri iyi tetkik edildiğinde onların içtihad seviyesine ulaştıkları halde kendi mezheb alimlerini taklid etmeye devam eden kadı, müftü ve fakihleri tenkid ettikleri görülür. Yani bu selefi alimler ile diğerleri arasındaki tartışma, içtihad ehliyetine ulaşmış olan bir kimse başka bir müçtehidi taklid edebilir mi, meselesi hakkındadır. İbn Teymiyye’nin belirttiği üzere racih olan, bunun caiz olmamasıdır. Bu alimler içtihad seviyesine ulaşmamış avamın müçtehidleri taklid etmesinin caiz olacağını ise açıkça belirtmişlerdir.
 




 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
1 Yanıt
4608 Gösterim
Son İleti 15.07.2016, 04:21
Gönderen: Tevhid Ehli
2 Yanıt
2327 Gösterim
Son İleti 10.09.2016, 22:42
Gönderen: Tevhid Ehli
6 Yanıt
5086 Gösterim
Son İleti 04.02.2019, 03:46
Gönderen: İbn Teymiyye
1 Yanıt
989 Gösterim
Son İleti 11.03.2019, 17:48
Gönderen: Muferridûn
2 Yanıt
729 Gösterim
Son İleti 28.12.2019, 02:46
Gönderen: Tevhid Ehli