Darultawhid

Gönderen Konu: Ölünün Arkasından Fatiha Okumak Bidat mıdır?  (Okunma sayısı 2501 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi İbn Umer

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 184
  • Değerlendirme Puanı: +7/-0
SORU:

Ölünün Arkasından Fatiha Okumak Bidat mıdır?

CEVAP:

Bismillahirrahmanirrahim.

Şeyhu’l-İslam İbn Teymiyye, “İktidâu sırâti’l-mustakîm li muhalefeti eshâbi’l-cahîm” adlı eserin “Kabir Ziyaretleri” ile alakalı bölümünde ölü için yapılan mali ve bedeni ibadetlerin sevabının onun ruhuna ulaşıp ulaşmayacağı ile alakalı olarak şunları zikreder:


“Bunun yanında belli-başlı âlimler tarafından bu meselede iki farklı görüş ileri sürülmüştür:

1 - Bu görüşlerden birine göre namaz kılmak, Kur'an okumak gibi bedenle yapılan ibadetlerin sevabı ölüye ulaşır. Tıpkı âlimlerin görüş birliği ile mali ibadetlerden doğan sevapların ona ulaştığı gibi. Ebu Hanife ve Hanbelî ile Şafiî ve Malikî'nin bazı taraftarları bu görüştedirler.

Bu görüş başka eserlerimizde açıkladığımız gibi ve çok sayıda delille de desteklendiği için daha doğru olan görüştür.

2 - Bu mesele ile ilgili öbür görüşe göre de bedenle yapılan ibadetlerin sevabı kesinlikle ölüye ulaşmaz. Bu da Şafiî ile Malikî taraftarları arasında yaygın olan görüştür.”


Bununla beraber kabrin başında Kur’an okumakla alakalı olarak Şeyhu’l-İslam, ilgili eserin devamında şunları zikretmiştir:

“…Hemen belirtelim ki, bu âlimlerden hiç birisi, ölü adına yapılacak ibadetlerin sevabının ölüye ulaşıp ulaşmaması konusunda, bu ibadetlerin yapıldıkları yerin belirleyici bir faktör olduğunu ileri sürmemiştir.

…Eğer mezar başında Kur'an okumanın şeriatımızda yeri (meşru) olsaydı, mutlaka Peygamberimiz bunu ümmetine bildirirdi.
Çünkü bu davranış bir bakıma yararlı olsa bile, zararı ve sakıncası daha baskındır. Tıpkı orada kılınacak namaz gibi. Ayrıca ölü için dua etmek, ona mağfiret dilemek ve onun adına sadaka vermek gibi ibadetler, kendisine bundan daha büyük sevap kazandırıcı hareketlerdir. Hem de bu hareketleri ölü adına yapmak şeriata uygundur, hiç bir yönden sakıncalı değildir. Bundan dolayıdır ki, hiç bir âlim, düzenli aralıklarla mezar başına giderek orada Kur'an okumanın müstahab olduğunu söylemiş değildir. Zira Peygamberimizin bu hareketi ümmetine meşru kılmadığı, dinimizin kesin bilgileri arasındadır.”


Daha sonrada mezarlıkta Kur’an okumanın hükmü ile alakalı İmam Ahmet’ten nakledilen görüşleri zikreder:

“Fakat “mezarlıkta Kur'an okumak, mekruh mudur, yoksa değil midir?” meselesi âlimler arasında tartışmalıdır. Bu mesele meşhurdur ve bu konuda İmam-ı Ahmed'den nakledilen üç ayrı rivayet vardır.

1 - Bu rivayetlerin birincisine göre mezar başlarında Kur'an okumanın hiç bir sakıncası yoktur. Bu rivayet Ebu Bekir Hilâl ile Hanbelî'nin yakın dönemli taraftarları tarafından tercih edilmiştir. Bunlar bu rivayetin İmam-ı Ahmed'den gelen son rivayet olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca Ebu Hanife taraftan bir gurup âlimin de böyle düşündüğü belirtilmiştir. Bu görüşü savunanlar, daha çok Abdullah b. Ömer'in öldüğü zaman toprağa verilince, mezarı başında Bakara suresinin başının ve sonunun okunmasını vasiyyet ettiği rivayetine dayanmışlardır.

Muhacirlerden olan bir sahabiden nakledildiğine göre de, bu sahabi ölümünden sonra mezarı başında Bakara suresinin tümünün okunmasını istemiştir.

2 - Bu konudaki rivayetlerin ikincisine göre mezarlıklarda Kur'an okumak mekruhtur. Hatta bu görüşü savunan âlimler arasında eğer cenaze namazı mezarlıkta kılınırsa, orada Fatiha suresi okunup okunamayacağı meselesi bile tartışma konusu olmuştur. Bu meselede İmam-ı Ahmed'den gelen iki zıt rivayet vardır.

Anlatmakta olduğumuz görüş, çoğu arkadaşlarının İmam-ı Ahmed'e mal ettikleri görüştür. Abdülvehhab Verrak ve Ebu Bekir Muruzî gibi İmam'ın çağdaşı olan yakın arkadaşları da bu düşüncededirler. Bu görüş, aralarında Ebu Hanife, Malik ve Haşim b. Beşir gibi klâsik ilk kuşak âlimlerinin çoğunluğunun da görüşüdür. Şafiî'nin bu mesele ile ilgili bize ulaşan hiç bir sözü yoktur. Çünkü bu hareket ona göre aslında bid'attır.

İmam-ı Malik ise bu mesele ile ilgili olarak:
“ilk müslümanlardan hiç birinin böyle yaptığını görmüş veya işitmiş değilim” demiştir. Bundan açıkça anlıyoruz ki, ne sahabiler ve nede onların bağlıları (tabiin) bu hareketi yapmıyorlardı.

3 - Bu mesele ile ilgili üçüncü rivayete göre, ölüyü toprağa verirken mezarı başında Kur'an okumanın hiç bir sakıncası yoktur. Nitekim sahabilerden Abdullah b. Ömer ile muhacirlerden bir zat bu yolda yakınlarına vasiyet etmişlerdir. Fakat ölüyü toprağa verdikten daha sonra mezar başında Kur'an okumaya gelince -belirli aralıklarla mezarlığı ziyaret edip ölü başında Kur'an okumayı adet edinenlerin yaptıkları gibi- bu hareket mekruhtur. İlk nesil müslümanlarından (selefden) her hangi bir kimsenin böyle yaptığını belirten hiç bir belge elimizde yoktur.

Bu rivayet belki de diğer ikisinden daha kuvvetlidir.

…Hemen belirtelim ki, “mezar başlarında Kur'an okunabilir, bunun hiç bir sakıncası yoktur” diyen âlimler, oraların bayram (tören) yeri edinilmesini serbest ve sakıncasız saymış değillerdir. Meselâ belirli zamanlarda mezarlığa giderek Kur'an okumak veya toplu halde mezar başına vararak Kur'an okumak gibi. Aynı şekilde mezar başlarında zikir ve dua yapılabileceğini savunanlar da, bu amaçlarla buraların bayram (tören) yerlerine dönüştürmelerini asla serbest ve sakıncasız görmemişlerdir.”
(Sırât-ı Müstakîm, s.499-502, Pınar Yayınları)

Özet olarak; Fatiha veya Kur’an’ın bir bölümünü veya tamamını okumak gibi bedenle yapılan ibadetlerin sevabının ölüye ulaşıp ulaşmayacağı âlimler arasında ihtilaflı olmakla beraber daha doğru olan görüş bu amelin sevabının ölüye ulaşacağıdır. Fakat hakkında herhangi bir delil olmadığı halde belirli bir sureyi okumanın daha faziletli olduğuna inanarak sürekli o süreyi okumak caiz değildir. Günümüzdeki mezarların yükseltilmesi ve mezar taşlarına “Ruhuna el-Fatiha” şeklinde yazılar yazılması gibi ameller hakkında da delil yoktur, bilakis hakkında yapılmamasına dair deliller mevcuttur. Yine günümüzdeki gibi düzenli aralıklarla mezar başına giderek orada Kur'an okumanın müstahab olduğunu hiç bir âlim söylemiş değildir. Ölü defnedildikten sonra kabri başında Kur’an okumak ise İmam Ahmed’den rivayet edilen ve İbn Teymiyye’nin de delillerini daha tutarlı bulduğu görüşe göre mekruhtur.

Vallahu a’lem. Velhamdulillahi Rabbil alemin.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2930 Gösterim
Son İleti 19.06.2015, 20:25
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
2011 Gösterim
Son İleti 21.06.2015, 10:25
Gönderen: Uhey
0 Yanıt
1785 Gösterim
Son İleti 30.06.2015, 03:06
Gönderen: Tevhid Ehli
1 Yanıt
3356 Gösterim
Son İleti 13.03.2016, 09:02
Gönderen: darultawhid.com
1 Yanıt
2255 Gösterim
Son İleti 29.06.2016, 19:19
Gönderen: Tevhid Ehli