Darultawhid

Gönderen Konu: İSLAM'IN MANASI NEDİR?  (Okunma sayısı 4407 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nuhun Gemisine Davet

  • Ziyaretçi
İSLAM'IN MANASI NEDİR?
« : 10.06.2015, 01:35 »
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

EL - HİSBE Fİ'L - İSLÂM

Muhakkik alim,Üstad, İmam, allâme, Şeyhü'l-İslâm Ebu'l-Abbâs Ahmed b. Şihâbiddîn Abdilhalîm b. Mecdiddîn Ebi'l-Berekât Abdisselâm b. Teymiye

(Allah kendisine rahmet etsin ve onun ilmi ile istifade etmeyi bize nasip etsin amin.)


İslâm'ın iki manası vardır:

1. Birincisi, teslim olmak ve boyun eğmektir.


Bu yüzden müslüman kibirli olamaz.

2. Yüce Allah'ın:

"Allah (şirk koşan kimseler için) şöyle bir misal verdi: Birbiriyle çekişen bir çok ortakların sahip olduğu bir adam ile yalnız bir kişiye bağlı olan (teslim olmuş) bir adam. Şimdi bu ikisinin durumu bir oluyor mu? Hamd yalnız Allah'a mahsustur; fakat çokları (gerçekleri) bilmiyor." (Zümer, 39/29) âyetinde geçtiği gibi:

İslâm'ın ikinci manası, bağlılıktır.


Bu yüzden, müslüman müşrik olamaz.


Öyleyse:

İslâm, kulun yalnızca âlemlerin Rabbı olan Allah'a teslim olmasıdır.

Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur:

"Nefsini küçük düşürenden başkası İbrahim'in milletinden (dininden) yüzçevirmez. Andolsun ki gerçekte biz onu (İbrahim'i) dünyada (resul olarak) seçtik. O ahiret gününde de salihlerden (kazananlardan) olacaktır."

"Hani Rabbi ona (İbrahim'e): "teslim ol (kalb ve amellerinle bana boyun eğ)" deyince o: "Ben Alemlerin Rabbine teslim oldum (kalb ve hareketlerimle boyun eğdim)" demişti."

İbrahim oğullarına da  (İslam'ı defalarca) tavsiye etmişti. Yakub da (oğullarına defalarca tavsiye etmişti). (Onlara şöyle vasiyet etmişlerdi): "Ey oğullarım! Allah size (kendisine bağlanıp uymanız için) tek bir din seçti. (Bu sebeple) sizler ancak müslümanlar olarak ölünüz." (Bakara, 2/130-132)

"De ki: “Muhakkak ki rabbim beni dosdoğru bir yola, dimdik duran dine, İbrahim’in hanif milletine iletti. Ve O, müşriklerden değildi."

"De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi, Allah içindir. "

"O’nun hiçbir ortağı yoktur. İşte  ben, bununla emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim."

"De ki: "Herşeyin Rabbi O iken, Allah’tan başka rab mi arayayım? Her nefsin kazandığı, ancak kendi aleyhinedir. Hiçbir günahkar, başkasının günahını yüklenmez. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. İhtilaf ettiğiniz şeyleri size haber verecektir." (En'am, 6/161-164)


 

"İslâm" kelimesi, aşağıdaki âyetlerde olduğu gibi, "lâm" cer harfiyle, geçişli yapılmış ama aslında geçişsiz bir fiil olarak kullanılır:

"Rabb'inize yönelin. Azap size gelmeden önce O'na teslim olun sonra size yardım edilmez."
(Zümer, 39/54)

"Kraliçeye "Şu köşke gir" dendi. Kadın köşkün girişini görünce onu engin bir havuz sandı ve ıslanmamak için topuklarını sıvadı. Bunun üzerine Süleyman kendisine "Bu cilalı billur bir köşktür" dedi.Bunun üzerine kraliçe dedi ki "Ya Rabb'i, ben kesinlikle kendime zulmetmişim, şimdi Süleyman'la birlikte tüm varlıkların Rabb'i olan Allah'a teslim oldum." (Neml, 27/44)

"Allah'ın dininden başka bir din mi arzuluyorlar? Oysa göklerde ve yerde ne varsa (hepsi) isteyerek ve istemeyerek O'na teslim olmuştur ve O'na döneceklerdir." (Âli İmran, 3/83)

"De ki: "Bize zarar da fayda da vermeyen Allah’tan başka şeyleri mi çağıralım? Allah bize hidayet ettikten sonra, şeytanların yeryüzünda ayartıp, kendisini şaşkın bıraktığı, arkadaşlarının da:"Bize gel" diye hidayete çağırdığı kimseler gibi ökçelerimizin üzerinde (gerisin) geri mi döndürülelim?" De ki: "Muhakkak ki Allah’ın hidayeti, (işte) o (gerçek) hidayettir ve biz, Alemlerin Rabbine teslim olmamızla emrolunduk." "Ve: "Namazı dosdoğru kılın ve O’ndan sakının" (diye de emrolunduk).” Huzurunda toplanacağınız O’dur." (En'am, 6/71-72)


Yüce Allah'ın şu ayetlerinde bunun örneklerini görüyoruz.:

"(Yahudiler) : "Yahudilerden başkası cennete giremez dediler." (Hırıstiyanlar da) : "Hrıstiyanlardan başkası cennete giremez." dediler. Bu onların kuruntusudur. (Ey Muhammed!) De ki: "Eğer (iddianızda) doğrulardan iseniz (o halde sağlam ve açık)  bir delil getirin."

"Hayır (onların iddia ettiği gibi değil ancak) kim (amellerini) muhsin olarak (Allah'ın gösterdiği şekilde yaparak) yüzünü (ihlaslı bir şekilde) Allah'a teslim ederse işte (bu yaptıklarının) ecri Allah katında verilecektir. Onlar için (ahirette) bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. (Bakara, 2/111-112)

"Muhsin olarak yüzünü / kendini Allah’a teslim eden ve hanif olan İbrahim’in milletine tabi olandan din bakımından daha iyi kim vardır. Allah İbrahim’i kendisine dost edinmiştir." (Nisa, 4/125)

Bu âyetlerle Yüce Allah, bundan daha güzel bir din olacağını kabul etmemiştir. Bu eşsiz din, kişinin iyilik yaparak kendisini Allah'a teslim etmesidir. Yüce Allah'a bu ayetlerde,iyi olduğu halde kendisini Allah'a teslim edenin Rabbı katında sevabını göreceğini, onlara korku olmadığını ve üzülmeyeceklerini belirtiyor.

Kapsamlı ve genel nitelikteki "İslam" kelimesini, ancak Yahudileşen veya hiristiyanlaşanların cennete gireceklerini iddia edenleri reddetmek amacıyla açıklamaya çalıştım.

Bu iki nitelik, yani:

- Kendini Allah'a teslim etme ve

- İhsan nitelikleri, daha önce açıkladığımız önemli iki esastır.


Bunlar da, işin Allah rızası için yapılması, sünnete ve şeriate uygun biçimde doğru olmasıdır. Çünkü kendini Allah'a teslim etme, Allah rızasını gözetmeyi ve niyet etmeyi içerir.

Nitekim bazıları şöyle derler:

"Sayısız günah (lar) için Allah'a tevbe ederim, Niyet ve iş / amel yalnızca kulların Rabbı içindir."


Burada dört terim kullanılmıştır:

1. Yüzünü (Kendini) teslim etme (İslâmu'l-Vech).

2. Yüzünü dönme (İkâmetu'l-Vech),

3. Yüzünü çevirme (Tevcîhu'l-Vech),

4. Yüz (Vech). 

Aşağıdaki ayetlerde bunların örnekleri yer almaktadır:

"De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi (O’na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak, ihlasla O’na dua edin! Sizi ilk yarattığı gibi (O’na) döneceksiniz. " (A'raf, 7/29)

"Ey Muhammed! Yüzünü / kendini Allah'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allah'ın yaratma kanununa uygun olarak dine dön / ver ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Rûm, 30/30)

"Muhakkak ki ben, yüzümü gökleri ve yeri yaratana hanif olarak çevirdim. Ve ben müşriklerden değilim." (En'âm, 6/79) 

Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de namaza başlarken yaptığı duada şöyle derdi:

"Yüzümü dosdoğru olarak gökleri ve yeri yaratana çevirdim. Ben müşriklerden değilim."
(Müslim, Musâfirin, 201; Ebu Davud, Edâhî, 4)

Buharî ve Müslim'in Sahîh'lerinde el-Berâ b. Âzib'den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yatağa girince ona şu duayı okumasını öğretti:

"Allahım! Kendimi sana teslim ettim, yüzümü sana çevirdim."
(Müslim, Zikr, 5; Buharî, Vudû, 75)

Yüz (vech), hem yönelen hem de kendisine doğru yönelinen için kullanılır. Nitekim "Hangi yönü istiyorsun?" denir. Bu "Hangi yön ve tarafı kastediyorsun?" demektir. Çünkü bu ikisi, birbirinden ayrılmazlar, insan bir yere yöneldiğinde, yüzünü de yöneltir, yüzü yönelişine uyar. Bu hem içinde, hem dışında böyledir.

Bu dört durumdur. İç asıldır, dış ise kemal ve semboldür. Kalbi bir şeye yönelince, dış yüzü de ona uyar. Kulun niyeti, maksadı ve yönelişi Allah'a olursa, işte bu irade ve maksadının düzgünlüğünü gösterir. Bunun yanında iyi (muhsin) de olursa, işi / ameli iyi olmuş, İbadetinde Rabbına kimseyi ortak koşmamış demektir.


Hz. Ömer (radiyallahu anh) şöyle demiştir:

"Allahım! Bütün işimi iyi kıl. Onu senin rızan için halis kıl. Bu işimde kimseye pay verme."

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3354 Gösterim
Son İleti 15.07.2015, 05:34
Gönderen: Uhey
1 Yanıt
3465 Gösterim
Son İleti 26.02.2019, 03:36
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
3524 Gösterim
Son İleti 12.12.2016, 22:47
Gönderen: Tevhid Ehli
2 Yanıt
738 Gösterim
Son İleti 28.12.2019, 02:46
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
655 Gösterim
Son İleti 16.09.2019, 20:24
Gönderen: Tevhid Ehli