Darultawhid

Gönderen Konu: EBU’L KASIM EL-HİRAKİ VE MUHTASAR ADLI ESERİ HAKKINDA  (Okunma sayısı 5301 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1940
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
Bismillahirrahmanirrahim,

İbn Kudame'nin Muhtasar’ul Hiraki’ye yazdığı şerh olan el-Muğni'nin mukaddimesinde Ebu'l Kasım el-Hiraki hakkında verdiği şu bilgiler bu alimin şahsiyeti hakkında bir kanaat edinmek için yeterli olacaktır inşaallah:

Hayatı, şahsiyeti ve eserleri:

"Kadı İmam Ebu Ya'la demiştir ki: Ebu'l Kasım bin Ömer bin Huseyn bin Abdillah el-Hiraki  el-Hanbeli (v. 334/946) (rahimehullah) büyük ilim sahibi bir allame olup Ebu Abdillah (İmam Ahmed)'in mezhebinde maharet sahibi idi. Din ve vera' ehliydi. Kadı Ebu'l Huseyn ise şöyle demiştir: Onun Hanbeli mezhebiyle alakalı çokça tasnifatı vardı. Ancak onlardan fıkıhla alakalı "Muhtasar" haricinde (tercümesini yaptığımız kitab) hiç biri elimize ulaşmamıştır. Zira Medinet'us Selam (yani Bağdad)'da sahabeye dil uzatma adeti zuhur edince  bu şehirden çıktı ve kitablarını "Süleyman sokağı" denilen yerde(ki evinde) bıraktı. Bu ev ise içindeki kitaplarla birlikte yandı. (Zehebi’nin beyanına göre bu, Buveyhoğulları’nın Irak’ı istila ettiği dönemde meydana gelmişti. Zira bu devletin egemenliğinde Rafızilik ve İtizal cereyanları baş göstermişti. Siyeru A’lam’in Nubela, 19. Tabaka no: 186)

[İbn’ul Muberred el-Hanbeli ve başkalarının bildirdiğine göre “Hiraki” ismi bez, çaput, elbise gibi anlamlara gelen “hirka, çoğulu hirak” ticareti yapmasından dolayı verilmiştir. (Bkz. İbn’ul Muberred, Mu’cem’ul Kutub, no: 120 Muhtasar’ul Hiraki bahsi.)]

Ders aldığı hocaları:

Ebû Bekir el-Merrüzî'den  (ö. 275/899)  ve Harb el-Kirmani'den (ö. 280/893) ilim alan Hırakî, ayrıca mezhebin kurucu imamı Ahmed b. Hanbel'in oğulları Salih (ö. 266/880) ve Abdullah'dan da (ö. 290/903) ders almıştır. Ayrıca babası Ebu Ali el-Huseyn ibnu Abdillah’tan da rivayette bulunmuştur. Ebu Ali fakihti ve İmam Ahmed’in ashabıyla, bilhassa da Ebubekir el-Merruzi ile arkadaşlık etmişti.

Talebeleri:

Öğrencileri arasında Ebu'l Hasen Abdülazîz b. Haris el-Temîmî (ö. 371/981), Ebul-Hüseyin İbn Şem'ûn (ö. 387/998), Ebu Abdullah b. Batta (ö. 387/ 998 ) gibi daha sonra mezhebin en meşhur âlimleri olan kişiler bulunmaktadır.

Vefatı:

İbn Batta şöyle demiştir: Hiraki 334 senesinde vefat etmiş ve Şam'da gömülmüştür. Ben onun kabrini ziyaret ettim ve ölüm sebebi hakkında şunu duydum: O Şam'da bir münkeri inkar etmiş, (engellemeye çalışmış) ve bundan dolayı darp edilmiş, dövülmüş ve ölümü bundan kaynaklanmıştır." (İbn Kudame, el-Muğni, 1/13-14)
 
İbn Kesir ise mezarının (Şam’da) Babü's-Sağir'de olup şehitler mezarlığına yakın bir yerde olduğunu haber vermiştir. (  İbn Kesîr, El Bıdaye Ve'n-Nihaye, “Hicretin Üçyüzotuzdördüncü Senesinde Vefat Eden Meşhur Şahsiyetler” başlığı altında onun biyografisine yer vermiştir. Bkz. El Bıdaye Ve'n-Nihaye,  Çağrı Yayınları: 11/368-369.)

Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1940
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
ESER HAKKINDA:

Müellifine atıfla Muhtasar’ul Hiraki (Hiraki Muhtasarı) olarak şöhret bulan bu eser, bazı kaynaklarda da Metn’ul Hiraki olarak geçmektedir. Muhtasar kelimesi kısaltılmış, özetlenmiş manasına gelir. Fıkıh sahasında yazılmış muhtasar kitaplarda tıpkı Hiraki’nin Muhtasarında olduğu gibi çoğu zaman deliller zikredilmez, müçtehidin bir hususta sahip olduğu görüşe hangi ayet ve hadislerden, ne şekilde ulaştığı açıklanmaz. O husustaki farklı mezheplerin kavillerine yer verilmediği gibi çoğu zaman mezhep içindeki farklı görüş ve rivayetlere de yer verilmez. Çünkü muhtasar kitapları kaleme alanların gayesi, çoğunlukla yeni başlayan talebelere fıkıhla alakalı temel bilgileri öğretip ezberletmektir. Bütün ilimlerde olduğu gibi fıkıh ilmi de kolaydan zora doğru basamak basamak öğrenilmesi gereken bir ilimdir. Fıkıh talebesi, önce bu tarz kısa, muhtasar metinleri ezberledikten sonra daha geniş hacimli, mukayeseli fıkıh kitaplarına geçer. Fıkhi meselelerle alakalı müçtehidlerin farklı görüşleri, dayandıkları deliller, bu delillerin mukayesesi gibi konulara, bu tip muhtasar metinler vasıtasıyla sağlam bir temel attıktan sonra girer.

Bu eser, küçük hacmine rağmen son derece kıymetli bir kitaptır. Tabakat’ul Hanabile adlı eserde (2/76) zikredildiğine göre bu kitap 2300 mesele ihtiva etmektedir.
 
İbn’ul Benna da bu kitaba yazdığı şerhinde şu ifadeleri kullanmıştır:

“Bazı şeyhlerimiz şöyle derlerdi: Üç ilim dalında yazılmış üç tane muhtasar kitap vardır ki, bunların kendi sahalarında bir benzerleri yoktur. Lugat ilminde Sa’leb’in “el-Fasih”i, nahiv ilminde İbn’ul Cinni’nin el-Lume’si ve de fıkıh ilminde Hiraki’nin Muhtasar’ı. Bu kitapla hiç kimse hakkettiği kadar meşgul olmamış ve bu kitabı gereken ölçüde hiç kimse kavrayamamıştır”

Yine Hiraki şarihlerinden Yusuf bin Abdilhadi, ed-Durr’un Nekiyy adlı şerhinde şöyle demektedir:

“Bu muhtasar kitaptan birçokları istifade etmişler, Allah bu kitaba kalblerde bir yer açmış, o kadar ki Ebu Yala gibi Hanbelilerin önceki ve sonraki sonraki şeyhlerinden bir çoğu bu kitaba şerh yazmıştır. Şeyhimiz İzzuddin el-Mısri, bu kitaba yazılan yaklaşık 300 kadar şerhin tesbit edildiğini söylemiştir.” (Bu iktibasların tamamı “ed-Delilu ile’l Mutun’il İlmiyye” adlı eserden nakledilmiştir. (Sözkonusu kitap el-Mektebet’uş Şamile” içersinde yer almaktadır.)
 
Bu şerhlerden matbu (basılmış) olanları şunlardır:

1-   Kadı Ebu Ya’la el-Ferra (v.458)’ nın şerhi. Suud bin Abdillah er-Revki tarafından sadece Nikah bölümünden Itk (köle azadı)bölümüne kadarki olan kısmı yüksek lisans tezi olarak Mekke Umm’ul Kura üniversitesine 1407 tarihinde sunulmuştur.

2-   Kısaca “İbn’ul Benna” olarak tanınan Ebu Ali Hasen ibnu Ahmed ibni Abdillah ibn’il Benna’nın (v.471) “Kitab’ul Mukni fi Şerhi Muhtasar’il Hiraki” adlı eseri.  Abdulaziz bin Suleyman el-Buaymi’nin tahkik ettiği eser, Riyad’da Mektebet’ur Ruşd tarafından 1414 tarihinde basılmıştır.

3-   Kısaca “Zerkeşi” olarak tanınan Şemsuddin Muhammed bin Abdillah ez-Zerkeşi el-Mısri el-Hanbeli’nin (v. 772) yazdığı şerh. Abdullah ibnu Cibrin tarafından tahkik ve tahric edilerek Riyad’daki Ubeykan matbaasında 1410 senesinde 7 cilt halinde basılmıştır.

4-   Kısaca İbnu Kudame olarak tanınan Muvaffakuddin Ebu Muhammed Abdullah ibnu Ahmed bin Muhammed bin Abdillah bin el-Kudame el-Makdisi el-Cemaili ed-Dimeşki es-Salihi (v. 620/1223) tarafından yazılan “el-Muğni” isimli şerh.  Hiraki’nin en meşhur şerhlerinden birisi olan bu eser, müteaddid defalar basılmıştır. Bu kıymetli eserin mahiyeti ve değeri, ilimle meşgul olan herkesin nezdinde malum olduğundan bu eseri tanıtmaya ayrıca gerek görmüyoruz. Zaten değerli bir eser olan Muhtasar’ul Hiraki, el-Muğni ile beraber daha da değer kazanmıştır.

[Hiraki üzerine yapılmış daha birçok şerh, haşiye vb çalışmalar mevcuttur. Tafsilatı için “ed-Delilu ile’l Mutun’il İlmiyye” adlı eserin Metn’ul Hiraki ile alakalı bölümüne müracaat edilebilir.]


Çevrimiçi Tevhid Ehli

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1940
  • Değerlendirme Puanı: +49/-0
MUHTASAR’UL HİRAKİ’NİN BAZI MEZİYETLERİ:

Hiraki metni İbn Kudame (v. 620/1223)’ye gelinceye kadar Hanbeliler arasında bilhassa fıkha yeni başlayanlar için temel bir kaynak olmuştur. Daha sonraları ise İbn Kudame’nin bilhassa Umdet’ul Fıkıh adlı eseri yeni başlayan talebeler arasında rağbet görmeye başlamıştır. Müteahhir dönemlerde ise Haccavi’nin Zad’ul Mustakni’ ve bazen de Meri bin Yusuf el-Kermi’nin Delil’ut Talib adlı eserleri başlangıç seviyesinde okutulmaya başlanmıştır. Bu dört metin yani Hiraki, el-Umde, Zad’ul Mustakni’ ve Delil’ut Talib Hanbelilerin temel fıkıh metinleridir.  (Bkz. Ed-Delilu ile’l Mutun’il İlmiyye, Hanbeli Fıkhı başlıklı bölüm (el-Mektebet’uş Şamile içersinde)

Aslına bakılırsa Hiraki metni, bu diğer metinlere nazaran biraz daha ağır bir metindir. Ancak Hiraki metninde başkalarında olmayan bazı hususiyetler vardır ki diğerlerinde yoktur:

1- Ebu’l Kasım el-Hiraki (rh.a) İmam Ahmed’e yakın bir dönemde yaşamış ve bizzat onun öğrencilerinden hatta oğullarından ders alma imkanına nail olmuştur. Eserini de İmam Ahmed’in fetvalarından derlemiştir, bazen de kendi görüşlerini ifade etmiştir. Kısacası Hiraki metni, İmam Ahmed’in fıkhına ulaşma noktasında belki de İmam Ahmed’in Mesail’ini derleyen kitaplardan sonra, o meseleleri özetleyen birinci el bir kaynak mesabesindedir. Ayrıca Hiraki’nin selef-i salihine yakın bir dönemde yaşamış olması da eserin başka bir meziyetidir. Hiraki (rh.a) tıpkı selef imamlarının birçoğu gibi zühd, takva, emri bil maruf nehyi anil münker ve de bidatleri inkar etmesi gibi hususlarda ön plana çıkmıştı. Müteahhirun arasında yaygın olan birtakım bidatlere bulaşmamıştı.

2- Hiraki muhtasarının en büyük meziyetlerinden birisi de -yukarda bahsedildiği gibi- el-Muğni gibi bir şerhe sahip olmasıdır.

 

Related Topics