Darultawhid

Gönderen Konu: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI  (Okunma sayısı 2656 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« : 14.06.2016, 10:11 »
İndeks

RAD’/SÜT EMME KİTÂBI

Radâ’/Süt Emme Kitâbı (Giriş)

[Süt Emme Sebebiyle Nikâhın Harâm Kılınması ve Feshi Hakkında] Fasıl

Kâfirlerle Nikâh/Evlilik Bâbı

[Câriyelerin Nikâhının Feshi Hakkında] Fasıl

Nikâhta Koşulan Şartlar Bâbı

Nikâhı Feshetmeye Neden Olan Ayıplar/Kusurlar Bâbı

[Âzâd Edilmekten Dolayı Ayrılma Hakkında] Fasıl

كِتَابُ الرَّضَاعِ

Radâ’/Süt Emme Kitâbı

كِتَابُ الرَّضَاعِ

Radâ’/Süt Emme Kitâbı (Giriş)

Radâ’nın (süt emmenin) hükmü; (nikâhı) harâm kılma ve mahremiyet (kaç-göç gerekmemesi) bakımından nesebin (kan bağının) hükmü gibidir. Bir kadın bir çocuğu emzirdiğinde, çocuk ona ve kadının emzirdiği sütün oluşmasına yolaçan (cinsel) ilişkinin sâhibi olan adama bir oğul gibi olur. Kadının çocuğuna, neseb yoluyla evlenmesi harâm olanlar, süt oğluna da harâm olur. Eğer kız çocuğunu emzirirse karı kocaya bir kız evlâdı (gibi) olur ve dolayısıyla neseb yoluyla kendi kızlarına harâm olanların hepsi süt-kızlarına da harâm olur. Bu Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in (şu) kavli gereğincedir:

«يَحْرُمُ مِنَ الرَّضَاعَةِ مَا يَحْرُمُ مِنَ النَّسَبِ»
“Nesebden (kan bağından) dolayı harâm olan herşey, süt emme-den dolayı da harâm olur.”398

Süt emmeden dolayı harâmlık; memeden emerek olsun veya içerek ya da içine çekerek olsun ve süt bozulmadığı müddetçe saf olsun ya da (su vb. ile) karışık olsun sütün boğaza girmesiyle olur.

Süt emme üç şart gerçekleşmedikçe harâm kılmaz:

Birincisi: Bekâr olsun dul olsun, yaşarken olsun vefâtından sonra olsun, kadın sütü olmalıdır. Hayvanın veya erkeğin ya da (çift cinsiyetli) hünsâ müşkilin sütüne gelince, bunlar hiçbir şeyi harâm kılmaz.

İkincisi: Bebekliğin ilk iki yılında olmalıdır (emilmelidir). Bu Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in (şu) kavli gereğincedir:


«لَا يُحَرِّمُ مِنَ الرَّضَاعِ إلَّا مَا فَتَقَ الْأَمْعَاءَ، وَكَانَ قَبْلَ الْفِطَامِ»
“Süt emmenin harâm kılanı, bağırsakları patlatacak kadar çok emilmesi ve sütten kesilme yaşından399 önce emilmesi şeklinde olanı-dır.”400

Üçüncüsü: Beş emişle emmelidir. Bu Âişe Radiyallâhu Anha’nın (şu) kavli gereğincedir:


«أُنْزِلَ فِي الْقُرْآنِ عَشْرُ رَضَعَاتٍ يُحَرِّمْنَ، فَنُسِخَ مِنْ ذَلِكَ خَمْسٌ فَصَارَ إلَى خَمْسِ رَضَعَاتٍ مَعْلُومَاتٍ يُحَرِّمْنَ، فَتُوُفِّيَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَالْأمْرُ عَلَى ذَلِكَ»
“On defa emzirme, harâmlık hükmü doğurur” âyeti, Kur’ân’da indirilmişti; sonra bu, beş adet emme ile neshedildi ve hüküm, “beş bilinen emme harâm kılar” şeklinde oldu; hattâ Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem vefât ettiği esnâda da durum bu şekilde idi.”401

“Leben’ul Fahl (süt emziren kadınla evli olan adam sebebiyle meydana gelen süt)” de (evliliği) harâm kılar. Bir adamın iki hanımı varsa ve hanım-larından birisi erkek çocuğu emzirse, diğeri kız çocuğu emzirse, (süte sebebiyet veren/oluşturan) döl aynı (adamdan) olduğu için ikisi (süt yoluy-la, süt) kardeş olur. İki hanımından biri, bir kız çocuğunu üç defa emzirse, diğer hanımı, (aynı kızı) iki defa emzirse, (adamdan kaynaklanan süt beş defa emildiğinden dolayı) kız çocuğu adamın (süt) kızı olur ancak (kadın-ların herbiri beşer defa emzirmediğinden dolayı) adamın hanımlarının ço-cuğu olmaz. Süt emen bu kız adamla evlenip hanımı olursa, nikâh fesh olur ve adamın mehrin yarısını ödemesi gerekir, onu da diğer iki hanımından beş pay olarak taleb eder.402 Bu adamın hanımlarının, kocalarıyla olan ni-kâhları fesholmaz. Adamın iki hanımından biri (kocasının evlendiği) kız ço-cuğunu; üçü (şimdiki) kocasından ikisi (eski kocası olan) başka bir adamın sütünden olmak üzere beş defa emzirmiş olursa, süt emzirdiği kıza (süt) anne olur. Süt emziren kadının ve süt emen çocuğun her ikisi de adama (şimdiki kocaya, evlilikte) harâm olur ve kız çocuğu diğer adama (eski ko-caya) ebedîyyen (evlilikte) harâm olur. Süt emen kız çocuğu, onunla evlen-mezse, süt emziren kadının nikâhı fesholmaz.

Bir kadın, bir erkek çocuğuyla evlense sonra onu beş emzirmeyle em-zirse, kadın ona harâm olur ve nikâh da fesholur. Kadın süt sâhibi olan adama (sütün sâhibi, çocuktan önce evli bulunduğu kocasına) da, (süt emen çocukla evlendiği için artık) onun gelini olduğundan ebedîyyen harâm olur.402




Alıntı
Dipnotlar:

398- Müslim, Hadîs no: 1445, Âişe Radiyallâhu Anha’dan. Aynı hadîs, Nikâh Kitâbı’nda da geçmişti, orada zikredilen kaynaklara da (dipnot no: 396) mürâcaat edilebilir.

399 Sütten kesilme yaşı ise şu âyet-i kerîme’de beyân edilmiştir:


وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ لِمَنْ أَرَادَ أَنْ يُتِمَّ الرَّضَاعَةَ
“Anneler çocuklarını, emzirmeyi tamamlatmak isteyen baba için, tam iki sene emzirirler.” (el-Bakara 2/233)

400 Yakın lafızlarla, Tirmizî, Hadîs no: 1152, Ümmü Seleme Radiyallâhu Anha’dan. Tirmizî, “Bu hadîs hasen sahîh’tir” demiştir.

401 Yakın lafızlarla, Müslim, Hadîs no: 1452, Âişe Radiyallâhu Anha’dan.

402 Üç kez emziren beşte üçünü, iki kez emziren beşte ikisini verir. Çünkü nikâhın fesholmasına bu kadınların yaptığı emzirme sebep olmuştur. (el-Udde, 2/37)

403 Burada anlatılmak istenen şudur: İslâm fıkhında küçük yaşta çocuğun evlenme-si câizdir, lâkin ancak bülûğ çağına girdikten sonra zifâfa/gerdeğe girebilirler. Bu şekildeki bir evlilikte eğer kadın kendisine bu şekilde nikâhlanmış bir çocuğu emzirirse çocuğun sütannesi olduğu için artık evlenmeleri harâm olur. Aynı şekilde kadın eski kocasına da harâm olur, çünkü o adam artık kadının sütoğlunun babası-dır ve dolayısıyla kadın adamın gelini olmuştur. Vallâhu â’lem!
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #1 : 15.06.2016, 10:36 »
فَصْلٌ: [فِي تَحْرِيمِ النِّكَاحِ وَ فَسْخِهِ بِسَبَبِ الرَّضَاعِ]

[Süt Emme Sebebiyle Nikâhın Harâm Kılınması ve Feshi Hakkında] Fasıl

Bir adam yetişkin bir kadınla evlenir ve onunla cinsel ilişkiye girmez, sonra küçük bir kızla evlenir de yetişkin kadın sözkonusu kızı emzirirse, yetişkin kadın adama harâm olur ve küçük kızla olan nikâhı ise sübût bulur. Adam, iki küçük kızla evlenir ve nikâhındaki yetişkin kadın her ikisini de emzirmişse, yetişkin kadın ona harâm olur, iki küçük kızın nikâhı da (aynı nikâh altında iki sütkardeşi cem ettiği için) fesh olur. (Bundan sonra) iki küçük kızdan dilediği ile nikâhlanabilir. (Adamın evlendiği yetişkin kadının emzirdiği ve adamın kendileri ile nikâh yaptığı) küçük kızlar üç tane ise ve yetişkin kadın onları ayrı ayrı emzirdiyse; yetişkin kadın adama harâm olur, süt emen kızlardan ilk ikisinin nikâhı fesholur, üçüncüsünün nikâhı ise sübût bulur. Yetişkin kadın, (emzirdiği çocuklardan) birini (diğer ikisinden) ayrı emzirdiyse ve sonra da diğer ikisini birlikte emzirdiyse, üçünün nikâhı da fesh olur ve adam üçünden dilediği bir tanesiyle tek başına nikâh yapa-bilir. Adam yetişkin kadınla ilişkiye girdiyse, kadının süt emzirdiği kızların hepsi ebedîyyen ona harâm olur. Yetişkin kadınla ilişkiye girmezse, ona mehir ödemez yok eğer ilişkiye girdiyse, kadın mehri hak eder. Süt emen kızların mehrinin yarısı adamın üzerinedir (ödemekle yükümlüdür) ve bu-nu da yetişkin kadından alır.

Küçük kız, yetişkin kadın uyurken emekleyerek gelip beş emme ile em-se, her ikisi de kocaya harâm olur; eğer bu ilişkiden önce olursa; yetişkin kadın mehrinin yarısını alır, adam da bunu (yetişkin kadına ödediği mehir miktârını) küçük kızdan isteyebilir. Süt emme ilişkiden sonra olursa, yetiş-kin kadın mehrinin tamamını alır ve adam bunu hiç birinden isteyemez, kü-çük kıza da mehir yoktur.

Adam bir kadınla nikâhlanır sonra: “Bu kadın (hanımım), benim sütkar-deşimdir” derse, nikâhı fesholur. Adam kadınla ilişkiye girdiyse kadın, meh-rini alır. İlişkiye girmediyse ve kadın onu tasdîk etmediyse, mehrin yarısını alır. Kadın ilişkiden önce adamı tasdîk ettiyse, (bu durumda mehirden) ona hiçbir şey yoktur. Kadın, “Bu adam (kocam), benim sütkardeşimdir” derse; kocası onu yalanlarsa ve kadının delîli de yoksa hükme (şerî’ate) göre ka-dın onun hanımıdır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #2 : 17.06.2016, 01:28 »
بَابُ نِكَاحِ الْكُفَّارِ

Kâfirlerle Nikâh/Evlilik Bâbı

Müslüman bir kadının -hangi durumda olursa olsun- kâfir bir adamla evlenmesi helâl olmadığı gibi, müslüman bir erkeğin de hür kitâbiyye (ehli kitâb’dan) olanı dışında kâfir bir kadınla evlenmesi helâl değildir.

Kitâbiyye olan bir kadının kocası İslâm’ı kabûl ederse veya kâfir karı koca birlikte İslâm’ı kabûl ederlerse, nikâhları (yeni nikâh kıyılmadan) de-vam eder. Kitâbiyye olan bir kadının kocası dışında, karı kocadan biri İslâm’ı kabûl ederse ya da müslüman çiftten (karı kocadan) biri ilişkiye gir-meden önce irtidâd ederse, nikâh o anda fesholur. Bu (irtidâd), ilişkiye gir-dikten sonra olursa ve kâfir erkek; kadının iddeti sırasında İslâm’ı kabûl ederse, nikâhları devam eder. İslâm’ı kabûl etmediği takdirde; dînlerinin farklılaştığı anda nikâh da fesh olmuş sayılır.

Kadına (mehir olarak) kâfir oldukları zamanda birşeyler tahsîs edildiy-se ve kâfir olduğu dönemde onlara sâhib olduysa, kadına (alacağı mehir) harâm (olan bir şey olarak verilmiş) bile olsa ondan başka birşey verilmez. Kadın mehrini henüz teslim almadıysa ve (alacağı mehir) harâm (olan bir şey olarak verileceği taahhüt edilmiş) ise mehr-i misil (kendisi gibi olan bir kadının alacağı mehrin misli kadar); ya da (kadın zifâfa girmeden ayrıldıysa ve böylece mehrin yarısını vermek) gerekli olduğu takdirde bunun yarısı kadar mehir alır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #3 : 19.06.2016, 00:42 »
فَصْلٌ: [فِي فَسْخِ نِكَاحِ الْإمَاءِ]

[Câriyelerin Nikâhının Feshi Hakkında] Fasıl

Hür bir adam, nikâhı altında câriyeleri olduğu hâlde İslâm’ı kabûl eder ve câriyeler de onunla birlikte İslâm’ı kabûl ederse; onun İslâm’ı kabûl ettikleri esnâda, câriyelerle nikâh yapması helâl olmayan bir kimse olması durumunda, nikâhları fesholur. Câriyelerle evlenmesi helâl olan bir kimse ise (bu durumda) afîfe (iffetli, sadık) olanını (nikâhında) tutar ve gerisin-den ayrılır.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #4 : 21.08.2016, 00:58 »
بَابُ الشُّرُوطِ فِي النِّكَاحِ

Nikâhta Koşulan Şartlar Bâbı

Kadın (nikâhta) evini ya da memleketini (terk etmemeyi) veya kocası-nın; üstüne başka bir kadınla evlenmemesini ya da câriye edinmemesini şart koşuyorsa, şart koşabilir. Adam şartları yerine getirmezse, kadın nikâ-hı da fesh edebilir. Bu, Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in (şu) kavli gereğincedir:

«إنَّ أَحَقَّ الشُّرُوطِ أَنْ تُوفُوا بِهَا، مَا اسْتَحْلَلْتُمْ بِهِ الْفُرُوجَ»
“Şartlardan yerine getirmeye en lâyık olanı; kendisiyle ırzları he-lâl kıldıklarınızdır.”404

“Rasûlullâh Mut’a Nikâhı’ndan nehyetti.”405

Mut’a nikâhı; bir süreliğine evlenmektir. Bunun gibi, (adam) kadını belli bir vakitte boşayacağını şart koşarsa bu (nikâh) da sahîh değildir.

“Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem, Şiğâr’ı da nehyetti.”406

Şiğâr; adamın kızını, diğerinin kızı ile evlenmek şartıyla evlendirmesi ve aralarında mehir olmaması demektir. (Ayrıca:)


«ولَعَنَ رَسُولُ اللَّهِ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - الْمُحَلِّلَ وَالْمُحَلَّلَ لَهُ»
“Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem, hülle yapana da hülle yaptı-rana da lanet etti.”407

Hülle; üç talâk ile boşanmış kadınla, kadını boşayan kocasına helâl kıl-mak için (boşama niyetiyle) evlenmektir.




Alıntı
Dipnotlar:

404 Yakın lafızlarla; Buhârî, Hadîs no: 5151; Müslim, Hadîs no: 1418, Ukbe bin Âmir Radiyallâhu Anh’dan.

405 Müslim, Hadîs no: 1406, Sabrat’ul Cühenî’den o babasından o da dedesinden.

406 Buhârî, Hadîs no: 5112; Müslim, Hadîs no: 1415, İbnu Ömer Radiyallâhu Anhuma’dan.

407 İbnu Mâce, Hadîs no: 1935 ve yakın lafızlarla; Ebû Dâvud, Hadîs no: 2076; Tirmizî, Hadîs no: 1120, Abdullâh İbnu Mes’ûd Radiyallâhu Anh’dan. Tirmizî “Hasen sahîh’tir” demiştir.
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #5 : 21.08.2016, 00:59 »
بَابُ الْعُيُوبِ الَّتِي يُفْسَخُ بِهَا النِّكَاحِ

Nikâhı Feshetmeye Neden Olan Ayıplar/Kusurlar Bâbı

Eşlerden biri diğerinin; köle veya mecnûn (deli) ya da baras (alaca) hastası408 yahut cüzzamlı yahut da; adam, kadının organının tamamıyla ka-palı olduğunu ya da kadın, erkeğin organının kesilmiş olduğunu farkederse, nikâh akdinden önce bundan haberi olmadığı sürece nikâhı feshedebilir. Hâkimin hükmü (kararı) olmaksızın (nikâhı) fesh etmek câiz değildir.

Kadın kocasının iktidârsız olduğunu ve onunla cinsel ilişkiye girmediği-ni iddiâ ettiğinde; hâkime başvuru yapıldığı tarihten itibâren bir yıl süre ve-rilir. Bu süre zarfında onunla hâlâ ilişkiye girmezse, kadının onunla kalmayı ya da ondan ayrılmayı tercîh hakkı vardır. Kadın ondan ayrılmayı tercîh ederse, hâkim onları ayırır. Ancak kadının nikâhdan önce adamın iktidârsız olduğunu bilmesi veya herhangi bir zamanda kadının: “İktidârsız olsa da ben râzıyım” demesi bundan müstesnadır. [Bu durumda kadının ayrılma hakkı yoktur. (Mütercim)] Nikâh akdinden sonra (kadın kocasının iktidâr-sız olduğunu) bilir ancak hakkını taleb etme husûsunda sukût ederse, ayrıl-ma hakkı sâkıt olmaz (düşmez). Adam: “(Hanımım) iktidârsız olduğumu öğ-rendi ama bunu bildikten sonra benden râzıydı” dese ve kadın bunu inkâr etse, (kabûl edilecek olan) söz, kadının sözüdür. Adam onunla (sadece) bir defa (bile) ilişki kurmuşsa, iktidârsız değildir. Adam bunu (hanımıyla bir defa ilişkiye girdiğini) iddiâ eder ve kadın bunu inkâr ederse; evlendiğinde kadın bâkire olarak evlendiyse bu durumda güvenilir kadınlara danışılır ve onların görüşleri kabûl edilir. Kadın (boşanmış veya kocası ölmüş) dul bir kadın olarak evlendiyse (kabûl edilecek olan) söz, yemîn (etmesi) ile birlik-te adamın sözüdür.




Alıntı
Dipnotlar:

408 Baras: Lisân’ul Arab’da derinin beyazlaşması şeklinde vukû’ bulan bir hastalık çeşidi olarak ta’rif edilir. (Lisân’ul Arab, 7/5) Türkçe’de “alaca hastalığı” olarak bi-linmektedir. Vallâhu â’lem!
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

Çevrimiçi Uhey

  • Administrator
  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1114
  • Değerlendirme Puanı: +14/-0
Ynt: RAD’/SÜT EMME KİTÂBI
« Yanıtla #6 : 21.08.2016, 00:59 »
فَصْلٌ: [فِي التَّفْرِيقِ لِلْعِتْقِ]

[Âzâd Edilmekten Dolayı Ayrılma Hakkında] Fasıl

Kadın âzâd edildiğinde, kocası köleyse; kadına, kocasıyla birlikte kalma ya da ayrılma hakkı tanınır. Hâkimin hükmü olmaksızın kocasından ayrıla-bilir. Kadın tercîhini yapmadan; kocası da âzâd olursa veya kadınla ilişkiye girerse, kadının tercîh hakkı ibtâl olur. Kadın kısmen âzâd olmuşsa veya ko-cası hür bir adamken, (kadın) tamamen âzâd olursa, kadının tercîh hakkı yoktur.


ooo Radâ’/Süt Emme Kitâbı’nın Sonu ooo
Kişinin Ehl'üs Sünnet, Ehl'ul Hadis, Ehl'ul Asar, Selefi olmasının alameti Sünnet'e ittiba etmesidir.

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
DİYETLER KİTÂBI

Başlatan AbdulAzim Umdet'ul Fıkh

6 Yanıt
3984 Gösterim
Son İleti 24.08.2016, 14:06
Gönderen: AbdulAzim
6 Yanıt
3360 Gösterim
Son İleti 21.08.2016, 13:05
Gönderen: Uhey
YEMÎNLER KİTÂBI

Başlatan AbdulAzim Umdet'ul Fıkh

2 Yanıt
1832 Gösterim
Son İleti 09.08.2016, 15:20
Gönderen: AbdulAzim
AVCILIK KİTÂBI

Başlatan AbdulAzim Umdet'ul Fıkh

2 Yanıt
1782 Gösterim
Son İleti 07.08.2016, 12:48
Gönderen: AbdulAzim
YİYECEKLER KİTÂBI

Başlatan AbdulAzim Umdet'ul Fıkh

3 Yanıt
2032 Gösterim
Son İleti 21.08.2016, 00:06
Gönderen: Uhey