Darultawhid

Gönderen Konu: LA İLAHE İLLALLAH DİYEN HERKES CENNETE GİRER Mİ/İBNU TEYMİYYE  (Okunma sayısı 192 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Teymullah

  • Özel Üye
  • Yeni üye
  • *
  • İleti: 45
  • Değerlendirme Puanı: +1/-0
  • تَيْمُ الله اَلسَّلَفِي
بسم الله الرحمن الرحيم

LA İLAHE İLLALLAH DİYEN HERKES CENNETE GİRER Mİ

Şeyhu’l İslâm İbnu Teymiyye Rahmetullahi Aleyh

(el-Fetâva'l-Kubra, 3/343-345, Türkçe Baskı, Polen Yayınları)


114. Soru: Bir kimse, “Allah Rasûlü, ‘Her kim, Lâ ilahe illAllah derse cennete girer.’ buyurdu” demiştir. Başka biri de “Bir kimse, övülen yolu izler ve şerîate uyarsa, bu hadisin kapsamına girer. Bundan başka bir şey yaparsa, dininden eksilen ve dünyalığından artan şeylere aldırmazsa, bu hadisin kapsamına girmez.” demiştir. Hadisi nakleden kimse de ona, “Ben, uygun olmayan her şeyi yapsam ve ‘Lâ ilahe illAllah’ desem, cehenneme hiç girmeden cennete girerim.” demiştir?

Cevap: Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Bir kimsenin, bu sözü sadece telaffuz etmekle cennete gireceğine ve cehenneme hiçbir şekilde girmeyeceğine inanan kimse, Kitaba, Sünnete ve mü’minlerin icmâ’ına muhalefet eden bir sapıktır. Şüphesiz ki cehennemin en alt tabakasında bulunan münâfıklar da bu sözü söylemişlerdir ve onların sayısı çoktur. Hatta münâfıklar, oruç tutarlar, namaz kılarlar ve sadaka verirler. Ancak bu amelleri kabul edilmez. Allah Teâlâ şöyle buyurdu: “Münâfıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Halbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı pek az hatıra getirirler.” (Nisa, 142), “Yine de ki: ‘İster gönüllü, ister gönülsüz olarak harcayın, sizden asla kabul olunmayacaktır. Çünkü siz fasık bir topluluksunuz.’ Harcamalarının kabul edilmesine, yalnızca, Allah’ı ve Rasûlü’nü inkar etmeleri, namaza ancak üşene üşene gelmeleri ve ancak gönülsüzce harcamaları engel olmuştur.” (Tevbe, 54), “Allah elbette münâfıkların ve kafirlerin tamamını cehennemde bir araya getirecektir.” (Nisa, 140), “O gün Allah, peygamberi ve onunla aynı imanı paylaşanları utandırmaz. Onların nuru önlerinde ve sağ yanlarında ilerleyerek yollarını aydınlatırken şöyle derler: Rabbimiz! Nurumuzu artır eksiltme ve bizi bağışla. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter.” (Tahrim, 8), “Bugün ne sizden ne de açıkça inkar edenlerden bir fidye kabul edilir. Varacağınız yer ateştir.” (Hadid, 15)[1]

Sahîhayn’da geçtiği üzere Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Münâfığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde sözünde durmaz ve emanete ihanet eder.” Müslim’de geçen rivayette “Namaz kılsa, oruç tutsa ve Müslüman olduğunu iddia etse de.” lafzı geçmektedir. Sahîhayn’da geçtiği üzere Nebî (sallAllahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Dört haslet vardır ki bunlar kimde bulunursa, o kişi tam bir münâfıktır. Onlardan bir haslet kendisinde bulunan kimse ise onu terk edene kadar onda nifaktan bir haslet bulunmuş olur: Konuştuğunda yalan söyler, ona emanet verildiğinde ihanet eder, söz verdiğinde sözünde durmaz ve tartıştığı zaman çirkeflik yapar.”

Bir kimse, kalbinden gelerek ve sadık olarak “Allah’tan başka ilah yoktur” derse ve bu şekilde ölürse cehennemde ebedi olarak kalmaz. Zira kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan kimse, cehennemde ebedi olarak kalmaz. Nitekim bu konuda Nebî’den (sallAllâhu aleyhi ve sellem) sahih hadisler aktarılmıştır. Cehenneme giren kıble ehli fasıklar, hırsızlar, zinakârlar, içki içenler, yalancı şahitlikte bulunanlar, faiz ve yetim malı yiyenler ile diğer günahkârlar, günahları miktarınca azap görürler. Nitekim sahih hadiste geçtiği üzere cehennem ateşi, kimilerinin topuklarına kadar, kimilerinin dizlerine kadar, kimilerinin de beline kadar yükselir. Bu kimseler, Allah’ın dilediği kadar orada kalırlar. Sonra da kömür gibi bir hâlde oradan çıkarlar ve “Hayat” denilen ırmağa atılırlar. Orada, tanenin selin içinde bittiği gibi biterler. Boyunlarında “Bunlar, Allah’ın cehennemden azat ettiği cehennemliklerdir” yazılı olduğu hâlde cennete girerler. Bu konunun ayrıntılı açıklaması başka yerde yapılır. Allah en iyisini bilendir.


 1. Burada İbn Teymiyye, son iki ayet arasında “şu ayetten, şu ayete kadar” anlamına gelecek şekilde “إلى قوله” demiştir. Dolayısıyla İbn Teymiyye'nin, Tahrim suresinin 8. ayetini değil de, Hadid suresinin 12-15. ayetlerini kastetmiş olabileceğini düşünüyoruz. (Çev.)

 

Related Topics

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
2956 Gösterim
Son İleti 02.07.2015, 10:47
Gönderen: Uhey
5 Yanıt
9463 Gösterim
Son İleti 14.01.2020, 02:28
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
2415 Gösterim
Son İleti 03.03.2018, 16:28
Gönderen: AbdulAzim
1 Yanıt
1801 Gösterim
Son İleti 24.04.2021, 03:13
Gönderen: Tevhid Ehli
0 Yanıt
241 Gösterim
Son İleti 20.01.2021, 22:37
Gönderen: Teymullah