Tevhide Davet

İLAH KAVRAMI HAKKINDA ÂLİMLERİN SÖZLERİ

Başlatan Tevhîd Müdafaası, 04.09.2022, 01:05

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tevhîd Müdafaası

İlah Kavramı Hakkında Âlimlerin Sözleri

Ebâ Butayn en-Necdî Rahimehullâh

Bismillâh'ir Rahmân'ir Rahîm. İlah kavramı hakkında el-İntisâr adlı eserinde Ebâ Butayn Rahimehullâh şu açıklamalara yer vermektedir:

İlah Kelimesinin Manası

Şeyh'ul İslam İbnu Teymiyye Rahimehullah şöyle demiştir. "İlah kendisine itaat edilen mabuddur (ibadet edilen şeydir). Ve o, me'luh (ilah edinilen) manasında ilahtır."

İbn'ul Kayyım şöyle demiştir: "İlah; kalplerin kendisine sevgi, yüceltme, yönelme, onurlandırma, tazim, korku, ümit ve tevekkül ile yöneldiği varlıktır."

İbnu Receb şöyle demiştir: "İlah -ona karşı heybet, yüceltme, sevgi, korku, ümit, tevekkül etme, ondan isteme ve ona dua etme gibi hususlardan dolayı- kendisine itaat edilip, isyan edilmeyendir. Bunlara; Allah'u Te'ala'dan başkası layık olamaz. Her kim ilahlığın özelliklerinden olan bu hususlarda bir mahlûku Allah'u Te'ala'ya ortak koşarsa, La-ilahe illallah sözünde ki ihlasını lekelemiş ve tevhidini noksan kılmış olur. Bu özellikleri Allah'u Te'ala'dan başkasına verdiği ölçüde o mahlûka ibadet etmiş olur ki bunların hepsi şirkin dallarındandır."


La ilahe illallah'ın Manası ve Gerekleri

(Hanbeli fakihlerinden) Vezir Ebu Muzaffer İbn Hubeyra (v. 560), "el-İfsah" adlı eserinde der ki:

(Hadiste geçen) "La ilahe illallah (Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur) kelimesine şehadette bulunmak" ifadesi her şeyden önce şahitlikte bulunan kimsenin Allah'tan başka ilah olmadığını bilmesini gerektirir. Allah'u Teala şöyle buyuruyor:

"Bil ki Allah'tan başka ibadete layık ilah yoktur..." (Muhammed: 47/19) Kelime-i tevhidi söyleyen kimsenin aynı şekilde bu kelimenin içerdiği manaya da şahitlik etmesi gerekir. Yüce Allah, bu hususu açıklayarak Hakka şahitlik ettiği halde, şehadette bulunduğu hususları bilmeyen kimsenin, her ne kadar şehadette bulunsa dahi, bilerek şahitlik yapanlarda bulunan sıdk (doğru şahitlik) vasfına ulaşamayacağını bildirmiştir. Allah'u Teala şöyle buyurmuştur:

"Ancak bilerek hakka şahitlik edenler müstesna" (Zuhruf 86)

(La ilahe illallahu kelimesinde) "İlla" istisna edatından sonra ref' halinde (ötreli olarak) gelen "Allah" ismi, şu gerçeği dile getirmektedir:

İlahlık ancak Allah'a layıktır ve asla Allah Subhanehu'dan başkası bu konuda hak sahibi olamaz.

Aynı şekilde bu ikrar kişinin kendisinde hadis (sonradan olmuş varlıkların alametlerini taşıyan bir şeyin ilah olamayacağını bilmesini gerektirir. La-İlahe İllallah dediğin zaman, senin bu sözün Allah'tan başkasının ilah olmamasını içerir ve böylelikle; bir olan ve Allah Subhanehu'yu birlemeni sana gerekli kılar.

Buradaki bütün fayda şudur:

Bu kelimenin tağutu inkar etmeyi ve Allah'a (celle celaluhu) imanı kapsadığını bilirsen; (Allah'tan başkalarından) ilahlığı nefyeder, Allah'a (ilahlığının kabulü hususunda) icabeti ispat edersen, tağutu inkar edip, Allah'a (celle celaluhu) iman edenlerden olmuş olursun." (Ebu Muzafferden yapılan alıntı burada sona ermektedir.)

Ebu Abdullah el-Kurtubi (rahimehullâh), tefsirinde diyor ki:

La-ilahe illa huve (O'ndan başka ilah yoktur demek), "O'ndan başka ma'bud (ibadet edilmeye layık kimse) yoktur" demektir."

Zemahşeri de şöyle diyor:

"el-İlah; adam ve at (kısrak) kelimeleri gibi cins isimdir. Hak olsun yada batıl olsun, bütün mabudlara verilen bir isimdir. Sonraları hak olan mabud (Allah) için kullanılması galip geldi (yaygınlaştı)."

(Şafii fakihlerinden, müfessir) El-Bukâî (v. 885) der ki:

"La ilahe illallah" kelimesi büyük bir reddi içermektedir. Bu kelime en yüce Melik (el-Melik'ul-A'zam) olan Allah'tan (celle celaluhu) başkalarının mabudluğunu reddeder. Doğrusu (la ilahe illallah kelimesinin içerdiği) bu ilim, kişiyi kıyametteki büyük korkulardan kurtaracak olan en büyük hatırlatmadır. Bu, eğer faydalı olursa (gerçek manada) ilim halini alır. Ancak faydalı olabilmesi için de, bunun gerektirdiği hususlara boyun eğip onlarla amel etmek icab eder. Aksi halde bu durum halis cehaletten başka bir şey değildir." (el-Bukai'den yapılan) alıntı burada sona ermiştir.


Müşriklerin Kelime-i Tevhidin Manasına Vakıf Olmaları

Müfessirlerin tamamı "İlah" kelimesini "(kendisine ibadet edilen) ma'bud" şeklinde tefsir ederler. Müşrikler de bunu bilmekteydiler. Çünkü onlar lisan ehliydiler (Arapça'ya hakimdiler). Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) onlardan "La İlahe illallah" demelerini talep ettiği zaman onlar şöyle karşılık verdiler: "İlahları bir tek ilah mı yaptın? Muhakkak bu şaşılacak bir şeydir." (Sa'd 5)

Yüce Allah Kitabı'nın bir çok yerinde kendilerinden haber verdiği gibi müşrikler Allah'ın yaratan, rızık veren, müdebbir (idareci, düzenleyici), her şeyin Rabbi ve Melik'i olduğunu itiraf ediyorlardı.


La ilahe illallah'ın Manasını Bilmek Kulun Üzerindeki İlk Vacibtir

Allah Subhanehu ve Teala kullarına "La İlahe İllallah" kelimesinin manasını öğrenmelerini ve Allah'tan başka ilah olmadığını bilmelerini farz kılmıştır. Allah'u Teala şöyle buyurmuştur:

"Bil ki Allah'tan başka hak ilah yoktur." (Muhammed 19)

İmam Buhari bu ayeti şu bab (konu) başlığı altında zikretmiştir:

"İlim, Söz ve Amelden Önce Gelir Babı"
 
Böylece işaret etmektedir ki La İlahe İllallah kelimesinin manasını öğrenmek ilk vacip olan husustur. Ondan sonra söz ve amel gelir.

Allahu Teala şöyle buyurmaktadır:

İşte bu, insanlara bir tebliğdir. Onunla uyarılsınlar ve ancak onun tek ilah olduğunu bilsinler diye.... (İbrahim 52) Dikkat edilirse Yüce Allah bu ayette "O'nun tek ilah olduğunu söylesinler" demedi. (Bilakis "O'nun tek ilah olduğunu bilsinler" dedi.)

Ve yine şöyle buyurmaktadır:

"Eğer size karşılık vermezlerse, onun ancak Allah'ın bilgisi ile indirilmiş olduğunu ve O'ndan başka ilah olmadığını bilin!" Artık müslüman oluyormusunuz? (Hud 14) Yani: Allah'tan başka ilah olmadığını bilin!

"Bilerek hakka şahitlik edenler dışında, onların Allah'tan başka dua ettiklerinin, şefaat etmeye güçleri yoktur." (Zuhruf 86)

Müfessirler derler ki: "Bilerek Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik edenler müstesna ki onlar dilleri ile şehadet getirdikleri hususları kalpleri ile bilen kimselerdir."

Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur.

"Her kim Allah'tan başka ilah olmadığını bilerek ölürse cennete girer."

Alimler bu ve buna benzer ayetlerden insanın üzerine ilk vacip olan şeyin Ma'rifetullah (Allah'ı bilmek) olduğu hususunu istidlal etmişlerdir. Bu ayetler şuna delalet eder ki, La İlahe İllallah kelimesinin manasını öğrenmek, tahsil edilmesi gereken ilimlerin en önemlisi; bu kelimenin manasının ilmine dair eksiklik ise cehaletin en büyüğüdür. Bu kelimenin manasını öğrenmek en büyük vaciblerden olduğuna göre buna dair cehalet ise cehaletin en büyüğü ve en çirkinidir.
قَالَ ابْنُ عَقِيل رَحِمَهُ اللهُ: «إذَا أَرَدْت أَنْ تَعْلَمَ مَحَلَّ الْإِسْلَامِ مِنْ أَهْلِ الزَّمَانِ فَلَا تَنْظُرْ إلَى زِحَامِهِمْ فِي أَبْوَابِ الْجَوَامِعِ، وَلَا ‌ضَجِيجِهِمْ فِي الْمَوْقِفِ بِلَبَّيْكَ، وَإِنَّمَا اُنْظُرْ إلَى مُوَاطَأَتِهِمْ ‌أَعْدَاءَ الشَّرِيعَةِ.»
İbnu Akîl Rahimehullâh dedi ki: "Zamane insanlarda İslam'ın yerini bilmek istersen, camilerin kapısındaki izdihamlarına ve mevkıfte Lebbeyk diye bağırtılarına bakma! Yalnızca onların şeriat düşmanlarıyla uzlaşmalarına bak!" (İbnu Muflih, el-Âdâb'uş Şerîa, 1/237)

🡱 🡳

Benzer Konular (5)